Kategori arşivi: Seyahatname

Evliya Çelebi Seyahatnamesi-4. Cilt (Kutulu 2 Kitap) (Günümüz Türkçesiyle) Bağdad-Basra-Bitlis-Diyarbakır-Isfahan Malatya-Mardin-Musul-Tebriz-Van İndir

Evliya Çelebi Seyahatnamesi-4. Cilt (Kutulu 2 Kitap) (Günümüz Türkçesiyle) Bağdad-Basra-Bitlis-Diyarbakır-Isfahan Malatya-Mardin-Musul-Tebriz-Van
Seyahatnâme serisinin belki de en renkli cildi bu olsa gerek. Hem çok yerler gezip görür, hem çok savaşlara katılır, hem de inanılması güç maceralar yaşar.
Evliyâ Çelebi, Seyahatnâme’sinin dördüncü cildinde, Osmanlı Devleti’nin doğu ve güneydoğu bölgelerinde gezip dolaşır, dost meclislerinde bulunur, ziyafetlere konar, savaşlara katılır, tehlikelere atılır, bazen de tatlı canını zor kurtarır. Özellikle gezdiği bölgelerin yerleşik kavimlerini, inançlarını, âdetlerini, yiyecek ve içeceklerini başka bir kaynakta bulamayacağımız kadar ayrıntılı olarak anlatır. İlk uğradığı şehir Malatya’dır. Daha sonra Diyarbakır’a geçip bu tarihî şehirden uzun uzun bahseder. Bitlis’e geçen Evliyâ Çelebi, hayran kaldığı Bitlis Hanı Abdâl Han’ı zamanının en bilge kişisi olarak bizlere tanıtır, Bitlis Beyliği’ni, dolayısıyla o tarihlerde yurtluk ve ocaklık olarak hüküm süren doğudaki diğer beylikleri, Bitlis Hanı’yla yapılan savaşı ve yeni han seçilmesini anlatır. Seyahatnâme serisinin belki de en renkli cildi bu olsa gerek. Hem çok yerler gezipgörür, hem çok savaşlara katılır, hem de inanılması güç maceralar yaşar.

İlyas Hanna Seyahatnamesi & Bir Osmanlı Tebaasının Güney Amerika Yolculuğu (1668-1683) İndir

İlyas Hanna Seyahatnamesi & Bir Osmanlı Tebaasının Güney Amerika Yolculuğu (1668-1683)
Osmanlı tebaasından Irak’lı Katolik bir din adamı, kutsal yerleri ve Vatikan’ı ziyaret etmek üzere 1668 yılında Halep’ten Avrupa’ya doğru yola çıkar. Amacı, Roma Katolik kilisesine yeni katılan Kalde kilisesine yardım sağlamaktır. Krallarla, kraliçelerle ve Papa ile görüşür. Avrupa’da yedi yıl dolaştıktan sonra, bir fırsatı değerlendirerek İspanya Kraliçesi’nden aldığı bir özel izinle1675 yılında Cadiz Limanı’ndan kalkan bir gemiyle Yeni Dünya’ya doğru yola çıkar. Doğuluların henüz tam olarak kavrayamadığı, hatta bilmediği Güney ve Orta Amerika’da, ağırlıklı olarak And Dağları bölgesinde sekiz yıl dolaşır. Bu seyyahlık serüveninin sonucunda, papalık makamına sunulmak üzere bir gezi raporu/seyahatname yazdığı anlaşılmaktadır. Seyahatnamesinin bir kopyasını Şam’a dönerken yanında getirir. İlyas Hanna, Yemen’den Irak’a göç eden bir aileye mensuptur. 4 Ağustos 1669’da şaşaalı bir konvoyla Tolon’a gelen Padişah IV. Mehmet’in elçisi Süleyman Ağa’ya, XIV. Louis (1638-1715) ile görüşmelerinde tercümanlık yapmış, sonrasında da Süleyman Ağa ile birlikte 8 ay Paris’te kalmıştır. Sonuçta İlyas Hanna bir Osmanlı tebaasıdır. İlyas Hanna Seyahatnamesi, Güney Amerika’da Hıristiyanlık olgusunun Doğu’lu bir rahip gözüyle nasıl görüldüğüne ilişkin teolojik bir çalışma olarak okunsa, hatta Iraklı bir papazın “32 kısım, tekmili birden” bir macerası olarak kabul edilse dahi bu seyahatname Osmanlı dönemine ait eksik bir belgenin açığa çıkarılması olarak değerlendirilebilir.

Dünyanın Hikaye Edilişi / Harikalar Kitabı 1 İndir

Dünyanın Hikaye Edilişi / Harikalar Kitabı 1
Tüm anlatı boyunca, gerçek, olağanüstü olanı didik didik ederek elde edilmiş değildir. Kendine bir içerik edinerek gerçeklik halini alan şey, olağanüstüdür. Bu gerçeklik kaçınılmaz olarak belli bir olağanüstünün ölümü, ama aynı zamanda da bir diğerinin doğumudur. Marco Polo’dan iki yüzyıl sonra Kuru Ağaç’tan, Rahip Jean’dan ya da Gog ve Magog’dan neredeyse hiç söz edilmeyecektir. Ama onun kitabında ilk kez ortaya çıkarılan Cipingu altından ve Doğu’nun hazinelerinden hep bahsedilecektir.

Seyahatlerim İndir

Seyahatlerim
Vakıa ibtidaları birçok fazla arazi boş kaldı. Fakat çok sürmedi. Hükümetin, aşairi tavtin suretiyle teminine muvaffak olduğu asayiş sayesinde bazı sermaye sahipleri, edindikleri araziye bir miktar işçi tedarikinden sonra baki kuvve-I lazımeyi makinelerde buldular. Günde elli dönüm sürmek için evvelce elli çift öküze, elli çiftçiye, on hayvan bakıcıya, üç-dört serkara lüzum varken bu defa bir buharlı makineyi en-nihaye yedi sekiz kişi ile işleterek günde elli yerine yüz sürmeye, yine makine ile tohum serpmeye, makine vasıtasıyle sulamaya muvaffak oldular.
Bu suretle küçük çiftçiye çeltik ekini ve makineye müracaat eden büyük çiftliklere hububat zıraatına da teşebbüs ederek pek güzel netice elde eylediler.

Hicaz’dan Endülüs’e İndir

Hicaz’dan Endülüs’e
Bilim ve teknolojinin bireysel ve toplumsal etkileri, değişik alanlarda ortaya çıkan kirlenmenin fiziksel ve ruhsal boyutları Gürdoğan’ın önemle üzerinde durduğu konular arasındadır. Yazar bu kitabında yalın ve hayatın içinde bir anlatımla, Mekke’den Kurtuba’ya kadar uzanan, keyifle okuyacağınız değişik bir “seyahatname” örneği veriyor. Zengin bir bilgi birikimine dayanan bu izlenimlerin satır aralarında, Müslümanların Hıristiyanlarla hesaplaşmasının iniş ve çıkışlarının hüzün ve coşkusunu duyacaksınız.

Kutsal Anadolu Toprakları İndir

Kutsal Anadolu Toprakları
Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra bir süre gezginlerin gündeminden düşen ve getirilen sınırlama ve kısıtlamalarla bir seyahat merkezi olarak cazibesini uygulamaya başlamasıyla yeniden eski günlerine dönmüştür.

Lord Kinross eski bir gemiyle İstanbul’dan başlayan yolculuğunda Anadolu’nun kutsal topraklarını keşfeder.

Karadeniz’den Ağrı Dağı’na, Van Gölü’nden Kapadokya’ya uzanan bu yolculuk hem doğaya hem de tarihe yönelik yepyeni bir bakış açısı oluşturacaktır.

Evliya Çelebi Seyahatnamesi-5. Cilt (Kutulu 2 Kitap) (Günümüz Türkçesiyle) Akkirman-Belgrad-Gelibolu-Manastır-Özü-Saraybosna Slovenya-Tokat-Üsküp İndir

Evliya Çelebi Seyahatnamesi-5. Cilt (Kutulu 2 Kitap) (Günümüz Türkçesiyle) Akkirman-Belgrad-Gelibolu-Manastır-Özü-Saraybosna Slovenya-Tokat-Üsküp
u seyahat boyunca da pek çok macera yaşayacak olan Evliyâ Çelebi, gezdiği yerlere dair verdiği bilgilerle tarihin en önemli olaylarına ışık tutacaktır.
Evliyâ Çelebi, Seyahatnâme’sinin beşinci cildinde, doğu gezisini tamamlayıp batıya yönelir. Uzun süre kaldığı Bitlis’ten ayrılıp Tokat yoluyla İstanbul’a gelir. Şimdiye kadar bütün seyahatlerini paşalarla birlikte ve bazen de görevli olarak yapan seyyahımız, 51 yıl süren gezisi boyunca bir defa padişahın maiyetinde seyahate çıkmıştır. Bu da Sultan IV. Mehmed ile birlikte İstanbul’dan Kale-i Sultaniye’ye kadar devam eden seyahattir.
Daha önce yaptığı Balkanlar gezisinden sonra bu sefer başladığı Avrupa gezisi yıllar boyu sürecek ve Kafkasya, Kırım, Romanya, Macaristan, Sırbistan, Adriyatik kıyıları, Arnavutluk, Yunanistan ve Girit, Avrupa kıtasındaki Osmanlı topraklarında gezip görmediği yer kalmayacaktır. Ayrıca Avusturya, Slovenya, Çek, Lehistan vs. gibi Osmanlı komşularının topraklarını da gezecek, hatta bazı yerlere tekrar
tekrar gidecektir.

Evliya Çelebi Seyahatnamesi 6. Cilt (Kutulu 2 Kitap) (Günümüz Türkçesiyle) Podgoriçe-İştib-Vidin-Peçoy-Budin-Üstürgon (Estergon)-Ciğerdelen Macaristan-Öziçe-Taşlıca- Dobra-Venedik-Mostar-Kanije İndir

Evliya Çelebi Seyahatnamesi 6. Cilt (Kutulu 2 Kitap) (Günümüz Türkçesiyle) Podgoriçe-İştib-Vidin-Peçoy-Budin-Üstürgon (Estergon)-Ciğerdelen Macaristan-Öziçe-Taşlıca- Dobra-Venedik-Mostar-Kanije
Evliyâ Çelebi, Seyahatnâmesinin altıncı cildinde seyahatini tamamen Avrupada geçirmiştir. Elinizde bulunan bu altıncı cilt doğu Avrupa ve özellikle Macaristan tarihi açısından çok önemlidir. Konunun öneminin farkında olan Macarlar (Macar Encümen-i Dânişi), Osmanlı döneminde eski harflerle basılan altıncı cildin baskısına yardım etmişti. Hatta Macar Türkolog Armin Vambery bu cilde bir Dîbâce yazmıştır. Evliyâ Çelebinin gezip dolaştığı pek çok ülkede olduğu gibi Macaristanda da o gün mevcut olan kaleler, şehirler, kasabalar ve köylerden pek çoğu günümüze gelememiş ve tarihe karışmıştır. Bu açıdan da bakıldığında bu cildin önemi bir kez daha öne çıkar. Bu ciltte gezdiği yerler: Erdel, İskenderiye, Podgoriçe, İştib, Lofça, Vidin, Sirem, Ösek, Peçoy, Budin, Üstürgon [Estergon], Ciğerdelen, Hollanda, Macaristan, Öziçe, Taşlıca, Foça, Dobra-Venedik, Nova, Mostar, Segitvar, Zağreb, Kanije. Evliyâ Çelebi bu seyahat boyunca gezip görmüş, hem savaşın heyecanını, hem yenilginin acısını ve hem de galibiyetin sevincini yaşamıştır. Bizzat katıldığı savaşlara ait anlattığı hikâyeler de tarihin bu yıllarına ışık tutacaktır.

Seyyar Sergi İle Seyahat İntibaları İndir

Seyyar Sergi İle Seyahat İntibaları
Cumhuriyetin ilanından sonra yeni Türkiye ihraç ürünleriyle birlikte kendisini Avrupa’ya tanıtmak amacıyla üç ay sürecek gezici bir sergi düzenler.
Karadeniz gemisinde düzenlenen sergi için iş adamlarının yanı sıra içlerinde Celal Esat Arseven’in de bulunduğu çok sayıda aydın ve sanatkar görevlendirilir. Karadeniz gemisi on iki Avrupa ülkesinin on altı önemli limanına uğrayarak görevini yerine getirir. Elinizdeki kitap Celal Esat Arseven’in bu gezi sırasında yaşadıklarını ve gördüğü yerler hakkındaki izlenimlerini anlatmaktadır.

Pero Tafur Seyahatnamesi İndir

Pero Tafur Seyahatnamesi
Fiziki olduğu kadar tarihi, ekonomik ve kültürel bir bütünlük de oluşturan Akdeniz havzasında yaklaşık üç bin yıllık bir seyahat kültürü vardır. Akdeniz, dinler ve dönüşümler çağı olarak da adlandırılan ortaçağda da hacılara, tüccarlara, din adamlarına, askerlere, elçilere, velhasıl toplumun her kesiminden seyyahlara tarihinin hiçbir döneminde kopmamış yol ağları sayesinde geniş iletişim olanakları sunuyordu. Elinizdeki eser, Batı’da Roma’nın; Doğu’da Bizans ve Memluk mirasının Akdeniz’in yeni aktörlerine devredildiği ortaçağın en kritik devrinde imanlı bir Hıristiyan hacı, zengin bir tüccar, soylu bir şövalye ve tesadüfi bir elçi kimlikleriyle Akdeniz’i bir ucundan diğerine kat eden ve söz konusu dönüşüme bizzat tanıklık eden Pero Tafur adlı İspanyol seyyahın Doğu seyahatinin çevirisidir. Tafur seyahati sırasında, sahip olduğu imparatorluk mirasını heba etmiş olan Roma’nın içinde bulunduğu yıkıma, bu mirası bir süredir elinde tutan Venedik ve Cenova’nın tüm Akdeniz’i kuşatan ticari ve askeri etkinliklerine; Doğuda, Bizans ve Memluk siyasal geleneklerini tek potada birleştirecek olan Osmanlıların artık gözle görülür askeri gücüne ve bu süreçte Bizans’ın bir yandan Osmanlılara karşı varlık mücadelesi verirken diğer yandan Trabzon İmparatorluğu’ndaki iktidar mücadelelerinde müdahil olma girişimlerine, Mısır’da Memluk sultanının Kıbrıs’ı ülkesine bağlamasının ardından gelişen olaylara tanık olmuştur. Tafur’un anlattıkları sadece yaşadığı dönemin siyasal atmosferiyle ilgili değildir. Seyahatnamesinde sosyal, ekonomik gelişmeler başta olmak üzere hayatın tüm yönlerine dair gözlemlerine de değinir, “Yaklaşık kırk beş yaşında, boylu poslu, güzel yüzlü, ölçülülüğünden ihtiyatlı ve görünüşünden ciddi biri” olarak tarif ettiği II. Murad ve onun daha önce hiç karşılaşmadığını söylediği büyüklükteki ordusu, Kırım’da Büyük Han’ın yürüyen şehri Ordu-Pazar, Memluk ülkesinde karşılaştığı ve Osmanlı’nın öncü kuvvetlerinden delilere benzerliği ile dikkat çeken dervişler, Kırım ve çevresinde yaşayan Tatarlar ile doğunun Hıristiyan halkları onun bize aktardıklarından sadece bir kısmıdır.