Kategori arşivi: Futbol

Başlama Vuruşu & Futbol Fanatikleri İçin Olağanüstü Gerçekler İndir

Başlama Vuruşu & Futbol Fanatikleri İçin Olağanüstü Gerçekler
“Futbolun hızlı ve öfkeli dünyasıda hareketli bir gezi için hazır olun. Bu kitap birçok komik gerçekle ve sizi uğraştıracak bilmecelerle dolu. Kısa zamanda futbola hazır olacaksınız.”
*Futbol Hiç Bu Kadar Eğlenceli Olmamıştı
Bu Kitaptan Öğrenecekleriniz Sizi Çok Şaşırtacak!!!
*Dünya Kupası Şokları
*Dünya Kupalarının Golcüleri
*İlk On Dünya Kupası Takımı
*İlk On Avrupa Gerçekleri

Samsunspor Kırmızı Beyaz Siyah İndir

Samsunspor Kırmızı Beyaz Siyah
Samsunspor, “herhangi” bir Anadolu takımı değil. Birinci Lig’e tırmanan ilk Karadenizli oluşuyla… yetiştirdiği yıldızlarla… zirveye oynadığı sezonların hatırasıyla… defalarca düşüp defalarca çıkmayı başarmasıyla, direngenliğiyle, dokuz canlılığıyla… ve tabii bir deplasman yolculuğunda uğradığı o korkunç trafik kazasında kaybettiği canlarıyla ve o acı hatıranın renklerine kattığı Siyah’la… kendi hikâyesi olan bir takım.
Elinizdeki kitap, ta şehrin yüzyıl başındaki spor ortamından başlayarak anlatıyor Samsunspor’un hikâyesini, hikâyelerini. “Arkayı Fenerleme” deyiminin çıktığı günler, Hasbi Menteşoğlu dönemi, kaçan şampiyonluk… Unutulmayan oyuncular, unutulmayan maçlar, sahneler… Taraftar âlemi… Samsunspor’un gurbetteki ve medyadaki görünümleri… Tanju Çolak’la, Serkan Aykut’la, Ertuğrul Sağlam’la, Celil Sağır’la ve İsmail Uyanık’la yapılan etraflı söyleşiler, hikâyeyi zenginleştiriyor.

Mehmet Yılmaz’ın hazırladığı derlemeye Alpaslan Akkuş, Tanıl Bora, İbrahim Canbulat, Salih Çakır, Cem Dizdar, Ahmet Gürdağ, Behram Kılıç, Necati Kola, Tamer Korkmaz, Baki Sarısakal, M. Teoman Taş, Cevdet Yılmaz, Fatih Uraz, Fatih Vural, Hakkı Yeşilyurt katkıda bulundular.

Adamın Abdalı Kaleci Olur İndir

Adamın Abdalı Kaleci Olur
İngiliz futbol kültüründe kalecilerin (bir de sol açıkların!) hafif deli olduğuna inanılır. “Adamın aptalı kaleci olur,” diye bir söz de var. Öyle ya, kim gönüllü yapar bu mesleği? Bir anlık bahtsızlığın ya da tümüyle çaresiz bir golün, sayısız mükemmel kurtarışla kazanılmış alkışları anında unutturuvermesini kim sineye çeker? Ama “aptal” yerine “abdal” demeliyiz galiba. Dünyadan ve benliğinden geçmiş ermiş kişilere, derviş gönüllülere dendiği gibi… Fatih Uraz, kaleciliğin kitabını yazdı!
Uraz, kılık kıyafetlerinden ruh hallerine, gurur ve sevinçlerine… bu abdalların dünyasını anlatıyor. Kendi zengin deneyiminden anıların yanı sıra, pek çok meslektaşının yaşadıklarından sahneler aktarıyor. Dünyanın ve Türkiye’nin çok sayıda ünlü kalecisini ince ince değerlendiriyor, beş penaltı atarcasına…
Kaleciliğin “sırları” nelerdir? Hangi kalecilik usulü en “doğrusu”dur, hangi kaleciler sahiden en büyüktü? Kaleyi savunan yalnız adamların teknik ve taktik ustalıklarını, her futbolseverin ilgisini çekecek bir iştah ve genişlikle anlatıyor.
Fikret Doğan’ın artistik bir plonjon kadar nefis önsözüyle…

O Pası Gol Yapamadım İndir

O Pası Gol Yapamadım
1994’ten 2014’e tam 20 yıl… Kerem’le sayısız büyük organizasyonda ve maçta TRT’de birlikte görev yaptık, seyahat ettik. Kardeşim gibi sevdiğim bu genç adam, şimdi de o keskin zekâsı, seçkin kültürel altyapısı ve hiçbir ayrıntıyı gözden kaçırmayan yaman gözlemciliğiyle yaşadıklarımızı kaleme almış. Aslında yaşamına ait pek çok şeyi dile getirirken, acıyı da bal eylemiş… Sonuçta da keyifle, bir solukta okuyacağınız “O pası gol yapamadım” ortaya çıkmış. Son söz olarak “Kalemine sağlık Keremciğim, iyi ki seni tanımışım ve 20 yılda böylesine futbola dair binbir rengi birlikte biriktirebilmişiz.” diyorum.

Ömer Üründül

TRT ekolünün değerli üyelerinden olan Kerem, futbola anlam katan en olgun seslerden biri ülkemizde.Yıllardır ses verdiği futbola, bu defa da kalem ustalığını katarak karşımıza çıkıyor şimdi.Keyifle okuyacağınız bir kitaba yaşanmışlıklarını aktararak…

Zeki Çol

Kerem’in kendime benzettiğim özelliği ise duygusallığıdır. Ne yazık ki bu özellik, pek çok insanın spor medyasında kariyer yapmasını engelleyen bir “zaaf” olmuştur. Eminim bu kitap, onun mesleki deneyimlerini aktardığı bir başucu rehberi olmanın yanı sıra, yüreğinden dökülenlerin de arzuhalciliğini üstlenecektir.

Yüksel Aytuğ – Sabah Gazetesi Yazarı.

Şampiyon Ribery / Futbolun Yıldızları 4 İndir

Şampiyon Ribery / Futbolun Yıldızları 4
Savunma oyuncularının korkulu rüyası olan Franck Ribéry’nin bugünkü başarısında hiç kuşkusuz, geçirdiği kazadan sonra yüzünde kalan yara izlerinin de payı büyüktür. Küçükken onunla “Frankenstein” diye dalga geçenler, aslında Franck’ın içindeki başarıyı ve hırsı ateşlediklerinin farkında değillerdi. Her gittiği kulüpte olay adam olan, bir dönem Galatasaray forması da giyen, Bayern Münih’in “İp Cambazı” Franck Ribéry bugün dünyanın en iyi futbolcuları arasında gösteriliyor.
İşte, yıllık ortalama 10 milyon avroluk kazancıyla adını yıldızlar arasına yazdıran Ribéry’nin, inşaat işçiliğinden futbolun zirvesine uzanan ilginç hayat hikâyesi…

Direnişten Dirilişe Kafsinkaf Destanını Yazanlar İndir

Direnişten Dirilişe Kafsinkaf Destanını Yazanlar
Bu kitap; umudunu asla yitirmeyen, sonsuzluk mührünü yüreginde tasıyan Karsıyakalıların öyküsüdür…
Bizim Karsıyakalılıgımız hiçbir seye benzemez. Bizler, yesil-kırmızı renklere sevdalıyızdır. Zeytin agacını bir baska
severiz…
Karsıyaka’mız; sonsuzlugumuzdur…
Karsıyakalılıgımız; cesaret, yigitlik, dürüstlük, dostluk, arkadaslık, ölümüne sevmek, yas tutmak, kaderi ve kederi paylasmaktır…
Baskaldırı, direnis, bagımsızlık ve ayrıcalıktır.

Karsıyakalılıgımız; yesil-kırmızı sevdaya tutulmak, sanlı tarihimizden gurur duymak, maç gününü iple çekmek; yesil
çimleri, parke salonları, yeri ve gögü “Kaf Kaf Kaf, Sin Sin Sin, Kaf Sin Kaf Sin Kaf” nidalarıyla inletmektir.
Eyyy! Kaf Sin Kaf’ın yüce kurucuları…

Kanınız, canınız pahasına kurtardıgınız vatanımız, el ele, gönül gönüle, omuz omuza vererek bin bir zorlukla kurdugunuz
Kaf Sin Kaf’ımız, yıkılmaz bir anıt gibi sonsuza dek yasayacaktır. Yaktıgınız özgürlük mesalesi asla sönmeyecektir, direnisin
simgesi siz Kuvayı Milliye savasçılarının her zaman izindeyiz…

Büyük Karsıyakalılar, bize övünmenin ötesinde çok daha anlamlı degerler emanet ettiniz.
Kutsal emanetiniz Kaf Sin Kaf’ımızın varlıgı en büyük ödülümüzdür… Ne mutlu bize Karsıyakalıyız, ne mutlu bize Kaf Sin
Kaflıyız.

INANIN KARSIYAKALILAR’IN YÜREGI SIZSIZ ASLA ATMAYACAKTIR!

Kafsinkaf İndir

Kafsinkaf
Türkiye’nin görkemli semt kulüplerinden biri, Karşıyaka.
Ama kendi başına
bir şehir, bir vilayet olma iddiasında bir semt bu: Kendisine İzmir’den ayrı bir plaka numarası biçen (otuz beş buçuk)… İzmir içre İzmir’den ırak, ”post-İzmirli” bir yer…
Aynı zamanda Türkiye’nin en eski, köklü kulüplerinden biri, Karşıyaka Spor Kulübü (KSK). Osmanlıca kısaltması adı kadar meşhur: Kafsinkaf. Sadece futbol değil, gerçekten tam teşekküllü spor kulübü. Sportif başarılarıyla orantısız (tamamen orantısız!) bir coşku, delice bir bağlılık yaratmış bir spor kulübü.
Hem semt, hem kulüp hakkında bir derleme, elinizdeki. Karşıyaka’nın kısa sosyal tarihi içinde İzmir’le ve İzmirlilik’le ilişkisi…
İzmir içi
rekabet ve Karşıyaka’nın karşı-yakadan görünüşü…
Kafsinkaf’ın futbol ve
basketboldaki uzun yürüyüşünden
hikâyeler, sahneler, imgeler, portreler..
Başta ”Güçlü ve Yaralı Kahraman Gode”
unutulmaz KSK kahramanları…
Diasporadaki Karşiyakalılar…
Yeşil-kırmızı sevdasının azaplı neşesi…
Serhan Ada, Altuğ Akın, Yiğit Akın, Uluğ Atasoy, Müjdat Bilgiç, Serkan Boyacıoğlu, Emel Göksu, Hakan Gülseven, Cem Karagözlü, Necat Kuymulu, Erdal Önal, Ahmet Talimciler, Mert Uyar’ın katkılarıyla…

Arkadan Müdahale & 3 Temmuz Şike Davası Süreci İndir

Arkadan Müdahale & 3 Temmuz Şike Davası Süreci
3 Temmuz 2011’de başlayan ve “Şike Davası” olarak anılan dava Türkiye’nin üzerinde en çok konuştuğu davalardan biri oldu. Bir yönüyle milyonlarca insanın tutkusu olan futbol söz konusu olduğundan, bir yönüyle işin içinde politik bir hesaplaşmanın yattığı düşüncesi yaygın olarak dillendirildiğinden… Başka birçok takım, yönetici ve futbolcuyla birlikte bilhassa “Fenerbahçe Cumhuriyeti” mensuplarının ve kulüp başkanı Aziz Yıldırım’ın yargılamada öne çıkması davanın büyük ilgiyle takip edilmesine de yol açtı.

Kenan Başaran, Arkadan Müdahale’de başından beri yakından izlediği “Şike Davası” sürecini tüm boyutlarıyla aktarıyor: İddianame, yargılama süreci, sanık ve tanıkların davranışları, “kriz yönetilirken” Futbol Federasyonu içinde yaşananlar, ceza yargısı-spor yargısı arasındaki ilişki, taraftarların tavırları, medyanın olayları yansıtırken aldığı pozisyonlar… Sadece duruşma salonlarında doğrudan tanık olduklarını aktarmıyor Başaran, mahkeme tutanaklarını da titizlikle inceleyerek olan bitenin arka planını netleştirmeye çalışıyor.

Arkadan Müdahale, herhangi bir tarafı tutmadan, “şikeye bulaşmış oyunun” ne kadar tatsız olduğunun büyük bir resmini çiziyor. Maçların takım elbiseliler değil futbolcular arasında oynanması gerektiğine inanan, saha dışından herhangi bir müdahale olmadığında futbolun güzel bir oyun olduğunu düşünenler için…

3 Temmuz ve Fenerbahçe İdeolojisi İndir

3 Temmuz ve Fenerbahçe İdeolojisi
Bazen içinde bir fırtına kopar; hayat sana acımasız davranmıştır. Canını yakmıştır. Bazen her şeyin bittiği bir yere geldiğini hissetmişsindir. Gözünden bir damla süzülür yanağından aşağı doğru, silemezsin; sonra bir damla daha gelir peşinden.
Yalnızsındır! Bazen senin yalnızlığından çok daha güçlü yalnızlıklar yaşanıyordur ve kendi yalnızlığından çok onun içinde bıraktığı duyguyu yaşıyorsundur.

O asla yalnız yürümeyecek bir yerde olmalıdır.

Bir bayrak dalgalanır, sonra bir rüzgâr çıkar, onun gösterişini, heybetini yükseltir. Heybetinden sığdıramadığını hatırlasın yere göğe… O bayrak sana emanettir! Sen o bayrağı iftiharla taşımışsındır ve bilirsin ki her yeni kuşak iftiharla taşıyacaktır. Sonsuza kadar!
İşte o an köklerinin çınar olduğunu hatırlarsın…

Uzaklarda bir yerde göğün laciverdini tarayan sarı ışığıyla bir Fener görürsün. Bilirsin ki azgın dalgalar, fırtınalar arasında seni kıyıya güvenle götürecek, yol gösterecek bir dosttur, Fener!
Ve sen, o Fener’in altındaki Bahçe’de huzur bulursun.

Caddede güçlü bir ses duyarsın. Yollardasındır! Özgürlüğün çok güçlü bir gerçektir ve sen, o gerçeği sadece kendine değil, başkalarına da göstermek istersin! Özgürlüğünü başkalarına öylesine güçlü, heybetli göstereceksindir ki bir daha sana el kaldırmaya kalktıklarında o görüntüyü hatırlayacaklardır.

Bahçe’nin içinde yükselen Fener sana yol gösterir; gitmen gereken yeri işaret eder; lacivert göğe yansıttığı güçlü sarı ışığıyla… Bazen özgürlüğe doğru koşmak gerekir. Özgürlüğüne kalkan ellere kalkan olmak için orada olmak gerekir.
Fenerbahçe neredeyse orada olmak gerekir; her sabah özgürlüğe yeniden doğmak için…

Aşka göçebedir Fenerbahçe…

Arkadan Müdahale & 3 Temmuz Şike Davası Süreci İndir

Arkadan Müdahale & 3 Temmuz Şike Davası Süreci
3 Temmuz 2011’de başlayan ve “Şike Davası” olarak anılan dava Türkiye’nin üzerinde en çok konuştuğu davalardan biri oldu. Bir yönüyle milyonlarca insanın tutkusu olan futbol söz konusu olduğundan, bir yönüyle işin içinde politik bir hesaplaşmanın yattığı düşüncesi yaygın olarak dillendirildiğinden… Başka birçok takım, yönetici ve futbolcuyla birlikte bilhassa “Fenerbahçe Cumhuriyeti” mensuplarının ve kulüp başkanı Aziz Yıldırım’ın yargılamada öne çıkması davanın büyük ilgiyle takip edilmesine de yol açtı.

Kenan Başaran, Arkadan Müdahale’de başından beri yakından izlediği “Şike Davası” sürecini tüm boyutlarıyla aktarıyor: İddianame, yargılama süreci, sanık ve tanıkların davranışları, “kriz yönetilirken” Futbol Federasyonu içinde yaşananlar, ceza yargısı-spor yargısı arasındaki ilişki, taraftarların tavırları, medyanın olayları yansıtırken aldığı pozisyonlar… Sadece duruşma salonlarında doğrudan tanık olduklarını aktarmıyor Başaran, mahkeme tutanaklarını da titizlikle inceleyerek olan bitenin arka planını netleştirmeye çalışıyor.

Arkadan Müdahale, herhangi bir tarafı tutmadan, “şikeye bulaşmış oyunun” ne kadar tatsız olduğunun büyük bir resmini çiziyor. Maçların takım elbiseliler değil futbolcular arasında oynanması gerektiğine inanan, saha dışından herhangi bir müdahale olmadığında futbolun güzel bir oyun olduğunu düşünenler için…