Kategori arşivi: Terör-Mafya

Bir Haçlığı Ağlağı & FETÖ’nün İhaneti İndir

Bir Haçlığı Ağlağı & FETÖ’nün İhaneti
(F. Gülen) bir ayna… Bütün şu veya bu hesaplar içersinde olanlarını bir kenara koyarsak sadece kuru iyi niyet taşıyan çoğu takipçisi o aynada boşlukta kalmaktan ürken, sadece kendinden menkul aidiyet hisleriyle dolu kendi benliklerini görüyorlar aslında. Kendilerini bu şekilde tamamlama adına aynadan benliklerine, benliklerinden aynaya gidip gelen fasit bir daire… Problemleri aslında kendileriyle… Susuzluğunu ‘bir el atım mesafesi’ kolaylığında bulduğu için yanıbaşındaki gaz yağıyla gidermeye çalışan şuur duvarı katılaşmış bir adam gibi… (F. Gülen) aynasında (F. Gülen)’i göremedikçe de bu fasit daire kırılamayacak görünüyor.

Bizim Çocuklar & Malatya’nın Barış Güvercinleri İndir

Bizim Çocuklar & Malatya’nın Barış Güvercinleri
“Emek, Barış ve Demokrasi” mitingine katılmak üzere Türkiye’nin her tarafından başkente gelen binlerce kişi, miting alanına yürümek üzere Gar önünde toplanmıştı.  Saatler 10.04’ü gösterdiğinde peş peşe iki büyük patlama meydana geldi. İki intihar eylemcisi tarafından gerçekleştirilen saldırıda 101 kişi hayatını kaybetti. On dört kişinin defnedildiği İstanbul’dan sonra en çok cenazenin toprağa verildiği ikinci il Malatya oldu.
“Onlar partimizin Malatya İl Gençlik Kollarında görev almış olan çalışma arkadaşlarımız, kolumuz kanadımız, barış güvercinlerimizdi.”
(Veli Ağbaba)
 
Onlar Roboski’de, Reyhanlı’da, Antep’te yitirdiklerimizin kardeşi, Suruç’ta toprağa düşenlerin,  Maraş’ta, Gazi’de, Sivas’ta sonsuzluğa karışanların yoldaşlarıydı.
Bizim Çocuklar, Malatya’dan Ankara’ya bu ülkeye barış gelsin diye güle oynaya yola çıkmış olan 12 insanımızın “Barışa yolculuğunun” hikâyesidir… Bir mirasın ve mücadelenin toplumsal hafızaya kazandırılmasıdır…

Son Babalar & Yeraltı Dünyasında Değişen Yapı Değişen Kimlikler İndir

Son Babalar & Yeraltı Dünyasında Değişen Yapı Değişen Kimlikler
Gazeteci-yazar Saygı Öztürk’ten, Türkiye’deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri…

Alaattin Çakıcı’dan Kürşat Yılmaz’a, Nuri Ergin’den Ayvaz Korkmaz’a,
Sedat Peker’den Yaşar Öz’e, Türkiye’deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri…

“Türkiye’de, artık eski tip ‘mafya babaları’ yok. Devlet, bu tür oluşumlara izin vermiyor. Fakat bu, kanunsuz işlerin durduğu anlamına gelmiyor. Yeraltı faaliyetleri şekil değiştiriyor, el değiştiriyor… Belki de gayrimeşru çıkar çevreleri daha rasyonel bir hal alıyor.”

Sedat Peker, “Yeşil”le ne konuştu…
Alaattin Çakıcı, liberal solcular için ne dedi…
Polis operasyonlarının isimleri ve öyküleri…
Yeraltı liderleri ve kadın avukatları…
Giyim kuşam nasıl değişti…
Mafya-Devlet-Politika ilişkileri…
Kimler çete üyesi oluyor…
Birbirleriyle neden savaşıyorlar…

Gümrük Skandalları & Belgelerle Bir Gümrük Kumpası İndir

Gümrük Skandalları & Belgelerle Bir Gümrük Kumpası

Bu kitapta yazılanlar, bir hikâye, roman ya da masal
değildir!
 
Bu kitap; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nda,
İstanbul Gümrükleri ile Gümrük Muhafaza Kaçakçılık
ve İstihbarat Teşkilatı’nda, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı ile Merkez Disiplin Kurulu Başkanlığı ve Hukuk Müşavirliği’nde ve de Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nda yapılan yanlışlıkları ve yanlış yapanları tespit eden ve ortaya koyan değerli bir çalışmanın ürünüdür.
 
Bu kitap, bir nevi iddianamedir; bir suç örgütünü
doğrudan ortaya çıkartan ve FETÖ Terör Örgütü ile
bağlantılı Gümrük kadrolarını da içeren bir belgeseldir.
Bu kitap, Gümrük tarihine düşülmüş önemli bir nottur!…

Paralel’in Kökenleri & Nurslu Kürt Said’den Fethullah Gülen’e Nurculuk Kürtçülük Emperyalizm İndir

Paralel’in Kökenleri & Nurslu Kürt Said’den Fethullah Gülen’e Nurculuk Kürtçülük Emperyalizm
Biz 20 yıl önce söylemiştik!
Yine haklı çıktık!
20 yıl önce herkesin Fethullah Gülenci ve Nurcu olduğu bir dönemde biz çıktık, bu adama dikkat edin dedik. Kürtçülük ve sahte İslamcılık yapılıyor dedik. Kandırılıyorsunuz dedik. Ama yazık ki, insanlar Hocaefendiye ayıp ediyormuşuz diye darıldılar veya uzaklaştılar.
Çünkü 20 yıl önce, Türkiye’de hemen herkes Fethullah Gülen ve Nurculuk övgüsü düzüp, “Ilımlı İslam” şarkısı söylüyordu! Dedik ki, bu iş bu kadar masum değil; bu işin arkasında emperyalizmin “Yeşil Kuşak” projesi var;
Türk-İslam Sentezi var! Ama çoğuna anlatamadık. Çünkü kafalar bir defa “Ilımlı İslam” ile afyonlanmıştı! Asıl yobazlık geriden gelecekti! Çünkü gerek “Kürt Said” ve gerekse “Gülen” hiç de öyle ılımlı değillerdi!
Adliye, Emniyet, Ordu ve diğer birçok kurumda kadrolaştılar.
Neredeyse kadroların yarısı “Cemaat” oldu. AKP, iktidar olma hırsıyla bütün bunlara göz yumdu. Sonra bir adım daha atıldı. Ergenokon, Balyoz gibi adlarla açılan davalar ile Türk Ordusunu temizlemeye kalkıştılar. Ama davalardaki delillerin sahte olduğu ortaya çıktı. Derken AKP ile Cemaat’in arası açıldı. AKP, Cemaat’e “Paralel Devlet” demeye başladı. 
Ve sonunda Paralel, ordu içindeki subaylarıyla darbe yapmaya kalktı.
Darbe, acemi, alelacele, plansız bir şekilde yapıldı. Organizasyonsuzluğu şüphe çekiciydi. Kimbilir belki de Amerika bu kadar istemişti. Belki da asıl amaç, bir halk savaşı çıkmasıydı. Ama halk buna girmedi, aksine darbeye karşı durdu.
Bu olaylar şu hususu tekrar gösterdi ki; Kadrolar, Türk milliyetçisi, vatansever, dürüst ve bağımsızlığa inanmış gençlerle doldurulmadıkça bu tehlikeler olacaktır. Türk devleti Türklüğe inanmış kişilerce yönetilmedikçe, Türk düşmanları, devleti tamamen ele geçirmek için hep bir şeyler yapacaklardır!

Cihad ve Terör İndir

Cihad ve Terör
Dünyamıza terör belasını kim veya kimler musallat etti? 
Asr-ı Saadet döneminde terör olayları meydana geldi mi? 
Hz. Muhammed (s.a.v.) terör saldırılarına karşı nasıl tedbirler aldı?
İslam dinindeki “cihad” kavramının muhteviyatı nedir? Cihad, hangi durum ve şartlarda söz konusu olabilir? 
El-Kaide, PKK, DAEŞ, PYD derken, yaşlı dünyamızı terör sarmalında alev alev yakan büyük güçler kim?
Özellikle Müslümanların, terör saldırıları altında hunharca katledilmesine kim veya kimler çanak tutuyor?
Acaba bütün bu olanlar medeniyetler çatışması mı? Yoksa insanlık, adı konmamış bir Üçüncü Dünya Savaşı’nı mı yaşıyor?
Orta Doğu’da meydana gelen çatışma ve savaşlar, acaba bizim gördüğümüz gibi mi? Bu olay ve çatışmaların perde arkasında neler var?
Kendini dünyanın jandarması olarak gören ABD ve diğer büyük güçlerin Orta Doğu planı nedir?
Kendine İslam literatüründen isimler takan DAEŞ, cihad mı yapıyor, yoksa terör mü? İslam’daki “cihad”  kavramı ile DAEŞ örgütünün yaptıkları bağdaşıyor mu?
İsrail Devleti neden ve nasıl kuruldu?
Terör faaliyetlerinin arkasında, CIA, MI6, MOSSAD, KGB gibi istihbarat örgütleri olabilir mi?
Son yıllarda dünyamızın ve ülkemizin başına bela olan küresel terörün perde arkasında kimler var ve amaçları ne? Ülkemizi ve İslam dünyasını tehdit eden unsurlar neler?
 
Yazar Şaban Doğan, eserinde tüm bu soruların cevaplarını arıyor, önemli ve kritik tespitlerini bizlerle paylaşıyor…

Terörün Efendileri İndir

Terörün Efendileri
Gittikleri her yere kan ve gözyaşı, yoksulluk götürdüler. Gittikleri her yerde oluk oluk kan akıttılar; soykırımlar gerçekleştirdiler. Zenginliklerine el koyamadıkları halkları bombaladılar; üzerlerine “akıllı füzeler” yağdırdılar. Bunu önceleri “uygarlık” adına yaptılar; kendi kendilerine yerlileri “uygarlaştırma” misyonu biçtiler.
Modern fenomenin eski zamanlardaki vahşet olgusundan farkı sadece kullanılan vasıtalar, bir de rütbe ve mevkice irili ufaklık faillerinin dış görünümü. Aslında biraz dikkat ve özenle, katilleri gizleyen tül perdeyi aralamak ve modaya uygun zarif kıyafetler içinde de olsalar onları teşhis etmek mümkündür. Onlara kan ve can veren kalabalıklar zulme rıza gösterdikçe saltanatları devam edecek. Onlar terörün efendileri…
Bu kitapta terörün özenle gizlenmiş; yakın tarihe dahil edilmemiş kimi hikayeler yeralmaktadır. Kral veya Klise adına değil, fakat petrol, doğalgaz, uranyum, prinç, kauçuk… Adına işlenmiş katliamların hikayeleri. Ceberrut siyasal sistemlerin halklar üzerine saldığı korku ve dehşet, masum ve savunmasız insanları hedef alan planlı, bilinçli ve sistematik vahşet. Tüyler ürpertici suretlere bürünerek insanlığa kendini gösteren ve bütün terör eylemlerinin anası mesabesindeki devlet terörünün soğuk ve acımasız yüzü. Uluslararası sözleşmelerde terörün tanımına girmeyen, nitelik ve nicelik itibariyle mukayese kabul etmez, gerçek terörün öyküleri.

Bizim Çocuklar & Malatya’nın Barış Güvercinleri İndir

Bizim Çocuklar & Malatya’nın Barış Güvercinleri
“Emek, Barış ve Demokrasi” mitingine katılmak üzere Türkiye’nin her tarafından başkente gelen binlerce kişi, miting alanına yürümek üzere Gar önünde toplanmıştı.  Saatler 10.04’ü gösterdiğinde peş peşe iki büyük patlama meydana geldi. İki intihar eylemcisi tarafından gerçekleştirilen saldırıda 101 kişi hayatını kaybetti. On dört kişinin defnedildiği İstanbul’dan sonra en çok cenazenin toprağa verildiği ikinci il Malatya oldu.
“Onlar partimizin Malatya İl Gençlik Kollarında görev almış olan çalışma arkadaşlarımız, kolumuz kanadımız, barış güvercinlerimizdi.”
(Veli Ağbaba)
 
Onlar Roboski’de, Reyhanlı’da, Antep’te yitirdiklerimizin kardeşi, Suruç’ta toprağa düşenlerin,  Maraş’ta, Gazi’de, Sivas’ta sonsuzluğa karışanların yoldaşlarıydı.
Bizim Çocuklar, Malatya’dan Ankara’ya bu ülkeye barış gelsin diye güle oynaya yola çıkmış olan 12 insanımızın “Barışa yolculuğunun” hikâyesidir… Bir mirasın ve mücadelenin toplumsal hafızaya kazandırılmasıdır…

Rutin Dışı İndir

Rutin Dışı
“Devlet gerektiğinde rutin dışına çıkabilir.”
9.Cumhurbaşkanı

Süleyman Demirel

Kurduğu özel ordu, getirdiği gizli silahlar ve yaptığı derin operasyonlarla gündeme damgasını vuran ve yakın tarihinen çok tartışılan ismi eski Batman Valisi Salih Şarman nasıl “rutindışına” çıktığını anlatıyor.
1993 yılında Batman’da dağlara PKK, merkeze hizbullah hakimdi. Devlet buralarda otoritesini nasıl sağladıve her şey nasıl ters yüz oldu?
PKK’yla daha aktif mücadele edebilmek için kurulan Batman Karma Özel Harekat Birliği (KÖHB) ya da diğer adıyla Özel Ordu ne gibi faliyetlerde bulundu?
Kamuoyunda kayıp silahlar olarak bilinen olayın perde arkası nedir? Bu silahlar hangi amaçla kullanıldı?
Dönemin Genel Kurmay Başkanı , bakanları ve milletvekilleriyle işbirliği yapan ve PKK’nın Batman’da belini kıran Salih Şarman nasıl harcandı? Özel ordunun kurulması ve silahların getirilmesine büyük destek veren Doğan Güreş daha sonra niçin, “Ben Batman Valisini tanımıyorum” dedi?
JİTEM bu bölgede nasıl çalışıyor, kimlerle işbirliği yapıyordu?
Kendisini devlet ve millete adamış bir vali…
Olağanüstü zor şartlar… Batman’da işi bitirilen PKK…Kurulan gizli ordu…Silahlar…Bölgedeki JİTEM gerçeği…Harcanan hayatlar…

PKK Terör Örgütünün Gençlik Yapılanması İndir

PKK Terör Örgütünün Gençlik Yapılanması
PKK terör örgütü kesinlikle, denildiği gibi Kürt kökenli vatandaşlarımızı temsil etmemektedir. İşte PKK terörünü bitirme anahtarı burada saklıdır. PKK terör örgütünün amacına bakıldığına Kürt kökenli vatandaşlarımızla PKK terör örgütünün hiç uyuşmadığı kendini göstermektedir. Örgütün amacı, Türkiye’de Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde Marksist-Leninist sistem komünizmine dayalı Bağımsız Birleşik Kürdistan Devleti, kurmaktır. Marksist-Leninist sistem komünizme dayalı, dini reddeden bir yönetim çeşididir. Oysaki benim Kürt kökenli vatandaşlarımın hemen hemen tamamı İslam dinine mensup, İslam dininin gereklerini yerine getiren ve İslam dinine sıkı sıkıya bağlı insanlardır. Öyleyse bu insanları nasıl Marksist-Leninist ilkelere dayalı bir devletle yöneteceksin. Ayrıca Türkiye’nin dört bir yanına dağılmış, yaşadıkları yerde işlerini kurmuş, evlerini yapmış, tarlalarını ekmiş, Kürt kökenli vatandaşlarımızın Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde sözde kurulacak Kürdistan Devletine her şeylerini bırakıp katılması mümkün mü? Üstelik Türkiye’nin dört bir yanına dağılmış Kürt kökenli vatandaşlarımız Kürt-Türk ayrımı yapmıyor ki. Hepsi kendini Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşı olarak görmektedir.

İşin en acı yanı ise, sözde Kürt kökenli vatandaşlarımızı temsil ettiğine inanılan PKK terör örgütü, en çok zulmü Kürt kökenli vatandaşlarımıza yapmaktadır. Eşyalarını gasp etmekte, yiyeceklerini almakta, çocuklarını dağa kaçırmakta, her canı sıkıldığında köy basıp Kürt kökenli vatandaşlarımızı katletmektedir. Bütün bunlara rağmen PKK terör örgütünün kürt kökenli vatandaşlarımızı temsil ettiğini söylemek boş bir iddiadan başka bir şey değildir.