Kategori arşivi: Siyasal Hayat (Dünya)

Avrupa Krizi İndir

Avrupa Krizi
Gelecek 100 Yıl ve Gelecek 10 Yıl  kitaplarının yazarı George Friedman’dan yine çok konuşulacak kitap
Avrupa Birliği parçalanıyor mu? Kapıda büyük bir savaş mı var?
Siyasi gerilimler ve ekonomik krizler dünyayı savaşa mı sürüklüyor?
Türkiye, Avrupa’nın yeniden şekillenmesinde nasıl bir rol oynayacak?
George Friedman uzun süredir şaşmaz bir kesinlikle küresel siyaset, teknoloji, nüfus ve kültür alanlarındaki eğilimler üzerine tahminlerde bulundu. Ve şimdi de son beş yüz yıldır dünya üzerinde hâkimiyet kuran bağlantı noktasının, Avrupa’nın üzerine yoğunlaşıyor. Avrupa ve Rusya’nın en değişken, en güvenilmez sınır bölgelerini ve yüzyıllardır var olan, geçmişte çok sayıda savaşla yerle bir olup yeniden dirilen fay hatlarını analiz ediyor. Dahası, benzersiz üslubuyla yeniden kaynamaya başlayan olası patlama noktalarına ışık tutuyor.
Günümüzde Avrupa Birliği, geçmişte tüm kıtayı ayrıştıran jeopolitik gerilimlerin etkisini minimuma indirme konusunda ustalaştı. Friedman’ın da yürüttüğü tarihsel ve kültürel analizlerle bizzat gösterdiği gibi Avrupa Birliği dağılmanın eşiğinde. Avrupa Krizi kıtanın canlı tarihini anlatıyor ve en istikrarsız bölgelerin izini sürüyor: Batı’yı Rusya’dan ayıran Ukrayna, Belarus ve Litvanya’nın da dâhil olduğu bölge, Fransa ve Almanya arasındaki tarihî sınır ve Türkiye’nin de dâhil olduğu İslam coğrafyasının kalbi haline gelen, aynı zamanda da Yahudilik ve Hıristiyanlığın kaynağı olan Akdeniz…
George Friedman’ın jeopolitik ve siyaset bilgisiyle gelecekten haberler veren Avrupa Krizi başlıklı son kitabı bir yandan yakın tarihte Avrupa kıtasında yaşananların, diğer yandan günümüzde ve gelecekte dünyayı şekillendirecek diğer önemli güçlerin en güncel analizini sunuyor.
“Herkesin kolayca okuyabileceği bir üslupla yazan Friedman, Avrupa’nın ortak zihninde savaşın o kadar da derinlere gömülmediğini hatırlatıyor. Göç, ırkçılık ve işsizlik tehdidiyle mücadele eden kıtanın ne yönde ilerlediğini ve dünyayla nasıl ilişkiler kurduğunu görmek isteyen herkes okumalı.”
Kirkus
“İsabetli tahminleri ve kazandırdığı yeni bakış açılarıyla George Friedman kendini kanıtlamış bir siyaset bilimci.”
The Wall Street Journal
“Dünya siyaset sahnesinin kilit oyuncuları ve bu oyuncuların amaçları hakkında bilgi sahibi olmak isteyen herkes bu kitabı okumalı.”
Publishers Weekly
“George Friedman’ın yazdıklarını okumak sihirli bir küreye bakmak gibi.”
The New York Times Magazine
GEORGE FRIEDMAN: Dünyanın önde gelen özel istihbarat şir¬keti STRATFOR’un kurucusu ve CEO’sudur. Medya uzmanı olarak da tanınır ve aralarında Gelecek 100 Yıl ve Gelecek 10 Yıl’ın da olduğu altı kitabın ve ulusal güvenlik, jeopolitik ve istihbarat üzerine yazılmış sayısız makalenin yazarıdır. Friedman Teksas, Austin’de yaşamaktadır.

Değişim Halindeki Mısır & Bitmemiş Bir Devrime Dair Denemeler İndir

Değişim Halindeki Mısır & Bitmemiş Bir Devrime Dair Denemeler
Mısırlı akademisyen Adil İskender, 25 Ocak 2011 halk ayaklanması öncesinde, sırasında ve sonrasında kaleme aldığı bu yazılarda Mısır tarihinin bu hareketli dönemini sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel açılardan irdeliyor. Mısır’da sosyal eşitsizlikler, dini hoşgörüsüzlük, Müslüman -Kıpti kutuplaşması, popüler 
kültür, edebiyat, futbol ve cinsellik hakkında ufuk açıcı ve keskin gözlemleriyle Adil İskender, bitmemiş bir devrimin genel çizgilerini ve ince detaylarını sunuyor.
Mısır, yıllardır devrimci durum içinde. Kimileri onyıllardır diyor, başkaları bin yıl iddiasında. Ben hepsine inanıyorum. Horus ile Set arasında cereyan eden efsanevi savaştan ve Ahenaton’un MÖ 13. yüzyılda teoloji, sanat ve devlet idaresinde yaptığı reformlardan 1919 devrimi ve 1952 askeri darbesine kadar ülkenin istikrara sahip olduğundan bahsedilip durulması çok abartılıdır. Tersine Mısır tarihi çatışmalar, çekişmeler ve değişimlerle yüklü bir tarihtir. Buna rağmen Mısır’ın yedi bin yıllık tarihinde 2011 yılındaki, 25 Ocak Devrimi olarak bilinen halk isyanına benzer bir olay hiç gerçekleşmemiştir. Bundan dolayı, çağın parlak devrimlerinin tarihinde Fransız, Rus ve Amerikan devrimlerinin yanı sıra kendine özgü bir iz bırakan bu devrim süreci ayrıntılı olarak kaydının tutulmasını, titizlikle incelenmeyi, üzerinde iyice düşünülmesini ve ciddi bir sorgulamayı hak ediyor.
Bu kitapta yer alan tüm denemeler Ağustos 2010 ile Nisan 2013 arasında geçen, protestoların patlak vermesinden önceki son ayları ve ülke tarihinin kaygan zeminli ve fırtınalı bir döneminde Müslüman Kardeşler’in Muhammed Mursi’sini iktidara taşıyan ilk başkanlık seçimini ve sonrasını kapsayan üç yıllık süre içinde yazıldı.
– Adil İskender

Bolşevik Devrimi 2 İndir

Bolşevik Devrimi 2
Bolşevik Devrimi’nin “Ekonomik Düzen” başlığını taşıyan bu cildinde devrimin hemen sonrasındaki tarım, sanayi, ticaret, emek ve sendika, dağıtım ve para politikaları inceleniyor. Devrimin ekonomik hayata etkileri, savaş komünizmi, NEP dönemi ve planlamanın ilk adımları 1917-1923 arasının alt kronolojik dönemleri olarak ele alınıyor.

Uyanış & Yeni Dünya Düzeni İndir

Uyanış & Yeni Dünya Düzeni
Yeni Dünya Düzeni: Uyanış kitabı; 2011-2016 yıllarında 1. ve 2. dünya savaşlarıyla oluşan dünya düzeni, küresel statüko, uluslararası sistem yani eski dünya hegemonyasını sorguluyor. İnsanlık, adalet, barış, özgürlük, demokrasi ve güvenlik için yeni bir dünya düzeni öneriyor. Köhnemiş BM yapısını, beş ülkenin hegemonyasına bırakılmış yeryüzünün sorunlarını, acılarını, feryatlarını, isyanlarını, özgürlük ve hayat mücadelelerini olaylar üzerinden yansıtıyor.
Yeni İslam Dünyasını, Yeni Orta Doğu’yu, Yeni Türkiye’yi, ABD-NATO Rusya-Avrasya, Batı dosyalarıyla Yeni Dünya Vizyonu’nda yorumluyor. Küresel Güç dinamikleri, jeopolitik açılımları konjonktürel analizlerle ilginç başlıklar altında okuyabilirsiniz. Tarihe tanıklık ederek, bölgesel güç ve küresel aktör olarak Yeni Türkiye’nin dirilişini ve yeniden varoluş mücadelesini izleyebilirsiniz. Yeni Türkiye’yle birlikte Yeni Orta Doğu’yu, Yeni İslam Dünyasını ve Yeni Dünya Düzenini, Yeni Dünya’nın uyanışını, isyanını olaylar içinde stratejik analizlerle yorumlayabilirsiniz. Batı sisteminin çöküşünü, eski dünyanın çözülüşünü, Türkiye’yle birlikte İslam coğrafyasının acılarla uyanışını, 6 yıllık zaman diliminde hızla geçen çarpıcı gündemlerle fark edebilirsiniz. Bu küresel UYANIŞ dalgasını yaratan global ve bölgesel dinamikleri, tarihsel gerçekleri, ilahi kaderi, zamanın yeni ruhunu ve bilinen, bilinmeyen aktörlerini dinamik tahlil metoduyla kritiklerini bir başka pencereden izleyerek takip edebilirsiniz.
Makalelerin kronolojisi sizleri adım adım bugün bulunduğumuz noktaya salimen ve zihin berraklığıyla taşıyacaktır.
Evet, Türkiye diriliyor, dünya uyanıyor, Yeni bir Dünya doğuyor ve kuruluyor.

Yarım Kalmış Anılar İndir

Yarım Kalmış Anılar
Arka Kapak Metni
“Fransa’nın tarihi beni çekip götürüyordu, onun kahramanlarını, onun şenliklerini ve onun bütün dünyayı ayağa kaldıran düşüncelerini seviyordum. Daha çocukluğumdan beri bunları benim devam ettireceğime inancım vardı.
Tutsaklığı birlikte yaşadığım yol arkadaşlarımla bazen çabayı, gayreti gerektiren bu sesi dile getirdim. Oarada, adı yazgısı ile önceden belirlenmiş ve Fransa hakkında konuşan bir meçhul generalin bulunması bize yetiyordu.
İşte bunun içindir ki, ben, hiçbir zaman De Gaulle’cü olmayan ben, hiçbir zaman da ‘anti’ De Gaulle olmadım: De Gaulle’ün umudunu taşıdığı o karanlık saatler hatırına.
Siyasetiyle kavgalaşmamdan da önce yönetimini benimsemesem bile, Özgür Fransa’nın Şefi’nin karakterine, cesaretine, zekasına derin bir hayranlık duyuyordum.
François Mitterrand”

Utanıyorum Ama Gazeteciyim & Türkiye ve Yunanistan’da Gazetecilik İndir

Utanıyorum Ama Gazeteciyim & Türkiye ve Yunanistan’da Gazetecilik
Medya son yılların “en gözde” konularından biri. Hakkında durmadan hem konuşuluyor hem de yazılıyor. Buna karşılık medyanın yapısı, ‘doğası’, hal ve gidişi üstüne literatürde bir tür ‘münasebetsizlik’ sorunu var. Bir uçta medya üstüne yazılan yüksek teoriler var, diğer uçta medya köşe yazarı ve muhabirlerin yaşadıkları üstüne yazıları. Bu iki ucun arası boş…
L. Doğan Tılıç’ın kitabı işte tam bu boş sahaya yerleşiyor. Medyanın işleyişini ve gerçekliği kurma/yeniden üretme mantığının kuramsal düzeydeki açıklamasını, gazetecilerin konumları, ‘refleksleri’ ve algı çerçevelerini çözümleyerek yapmayı deniyor. Yazar, bu işi olayın aslî failleri gazetecileri ‘sorgulayarak’ yapıyor.
Kitabın vurguladığı bir başka husus da, medya organlarının sahiplik yapısı. Sahiplik yapısının, onların işleyişinde ve “gerçek”le ilişkilerinde nasıl belirleyici olabildiğini, hem makro örneklerle, hem de gazetecilerin kendileriyle hesaplaşmalarına dayanarak, hatırlatıyor bize.
Doğan Tılıç, bu söylediğini, tam da anlatmaya çalıştığı şeyin doğasına uygun olarak, gazetecilerle yaptığı derinlemesine mülakatlara dayandırmış. Ve bu kitabın şimdiye kadar açık etmediğimiz bir yanı örnek olaylarımız, gazetecilerimiz, Türkiyeli ve Yunanistanlı gazeteciler. İsabetli kıyaslamalar zihin açıcıdır; birbirine oldukça benzer (lakin Türkiye işi sulandırmakta daha ileri!) iki ülke medyasının kıyası da gayet isabetli. Üstelik, Türk-Yunan ilişkilerinin medyadan görünüşü ve medya aracılığıyla kurgulanma biçimi gibi, başlıbaşına bir kitap konusu olabilecek kadar önemli bir konuyu da bu vesileyle çıkartıyor aradan!..

Utanıyorum Ama Gazeteciyim & Türkiye ve Yunanistan’da Gazetecilik İndir

Utanıyorum Ama Gazeteciyim & Türkiye ve Yunanistan’da Gazetecilik
Medya son yılların “en gözde” konularından biri. Hakkında durmadan hem konuşuluyor hem de yazılıyor. Buna karşılık medyanın yapısı, ‘doğası’, hal ve gidişi üstüne literatürde bir tür ‘münasebetsizlik’ sorunu var. Bir uçta medya üstüne yazılan yüksek teoriler var, diğer uçta medya köşe yazarı ve muhabirlerin yaşadıkları üstüne yazıları. Bu iki ucun arası boş…
L. Doğan Tılıç’ın kitabı işte tam bu boş sahaya yerleşiyor. Medyanın işleyişini ve gerçekliği kurma/yeniden üretme mantığının kuramsal düzeydeki açıklamasını, gazetecilerin konumları, ‘refleksleri’ ve algı çerçevelerini çözümleyerek yapmayı deniyor. Yazar, bu işi olayın aslî failleri gazetecileri ‘sorgulayarak’ yapıyor.
Kitabın vurguladığı bir başka husus da, medya organlarının sahiplik yapısı. Sahiplik yapısının, onların işleyişinde ve “gerçek”le ilişkilerinde nasıl belirleyici olabildiğini, hem makro örneklerle, hem de gazetecilerin kendileriyle hesaplaşmalarına dayanarak, hatırlatıyor bize.
Doğan Tılıç, bu söylediğini, tam da anlatmaya çalıştığı şeyin doğasına uygun olarak, gazetecilerle yaptığı derinlemesine mülakatlara dayandırmış. Ve bu kitabın şimdiye kadar açık etmediğimiz bir yanı örnek olaylarımız, gazetecilerimiz, Türkiyeli ve Yunanistanlı gazeteciler. İsabetli kıyaslamalar zihin açıcıdır; birbirine oldukça benzer (lakin Türkiye işi sulandırmakta daha ileri!) iki ülke medyasının kıyası da gayet isabetli. Üstelik, Türk-Yunan ilişkilerinin medyadan görünüşü ve medya aracılığıyla kurgulanma biçimi gibi, başlıbaşına bir kitap konusu olabilecek kadar önemli bir konuyu da bu vesileyle çıkartıyor aradan!..

Siyasal İslamcılık & Dünyada Siyasal İslamcılık (2 Kitap) İndir

Siyasal İslamcılık & Dünyada Siyasal İslamcılık (2 Kitap)
1. Kitap Siyasal İslamcılık Dünyada Siyasal İslamcılık
2. Kitap Siyasal İslamcılık Türkiye’de Siyasal İslamcılık

İslamcılığını yükselişi sürüyor. Büyük bir çoğunluğu baskıcı tek parti yönetimleri, hanedanlar ve krallar tarafından idare edilen İslam ülkelerinin bu yükselişi durdurmaları pek mümkün değil. Bilimsel bir temelden ve dinin temel kaynaklarından son derece uzak olan Siyasal İslamcılığın, islam dünyasında önder konumunda bulunan ülkelerde ve batı dünyasında de gelişmesi asıl en büyük trajediyi oluşturuyor. Kimi hıristiyan ve yahudi ülkelerin İslamı çirkinlik ve tehdit unsuru olarak gösterme çabaları da bir o kadar bu yangını körüklüyor. İslamın her ne sebeple olursa olsun bu hale getirilmesi samimi müslümanların de başlıca sorunu olmalı. Biz, İslamı ve Müslümanları büyük bir kargaşaya, inanç savaşına ve çöküşüne götürecek olan Siyasal İslamcılığa karşı hala alternatif bir anlayış geliştirilmediği inancındayız. Siyasal İslamcılık, batılı ve sosyalist teorilerle değil; öncelikle İslam dünyasında ortak bir antitez ile her müslüman ülkenin kendi kültürüne dayalı sosyal, ekonomik ve milli politikalarla durdurulabilir.

Dünyayı Kimler Yönetiyor & Küresel İmparatorluğun Gizli Kurmayları İndir

Dünyayı Kimler Yönetiyor & Küresel İmparatorluğun Gizli Kurmayları
“Bütün gerçekler üç aşamadan geçerek sınanır. Önce komik bulunur, sonra şiddetli bir direnişle karşılaşır ve üçüncü aşamada kesin doğru olarak kabul edilir.”
Arthur Schopenhauer, Filozof, 1788-1860

Soğuk Savaş sonrası Yeni Dünya Düzeni fikrini ortaya atanlar nasıl bir model öngörüyorlardı?

Uyuşturucu, eroin, organ nakli, kaçak insan ticareti, fuhuş gibi yasa dışı yollardan gelen kara paralar kimlerin kontrolünde?

Opus Dei ve Vatikan çok güçlü sermaye yapılarına rağmen, niçin dünyayı kontrol etmede etkin değiller?

Küresel sermaye ve büyük aileler medyayı nasıl istedikleri gibi manipüle ediyorlar?

Dünyayı yönetiminde etkin olduğu farz edilen gizli örgütler aslında sadece birer görüntüden mi ibaretler?

Küresel İmparatorluğun gizli kurmayları Türkiye üzerindeki emellerini gerçekleştirmek için kimleri kullanıyor?

Derin dünyanın politik büroları kimler?

11 Eylül & Dünyayı Sarsan Hadiseye Genel Bir Bakış İndir

11 Eylül & Dünyayı Sarsan Hadiseye Genel Bir Bakış
Elinizdeki eser 4 ayda bir kez yayınlanan ve akademik mahiyette ciddi tahlillerin yer aldığı Kitâbu’l Ensâr isimli derginin Receb 1423 h./Eylül 2002 tarihli birinci sayısında çıkan üç yazının tercümesinden ibarettir. Derginin yazarlarının tam olarak kimlikleri bilinmese de konuları ele alış şekilleri ve 11 Eylül olayını çok yönlü değerlendirmeleri strateji, uluslar arası ilişkiler ve küresel savaş konularında birikim sahibi olduklarını göstermekte ve konuyu kendi bakış açılarınca tutarlı bir bütünlük içinde sundukları düşünülmektedir. Yazarların üniversitelerde bölüm kürsülerinde başarılı kimseler olduğu ancak kimliklerini güvenlik nedeniyle sakladıkları tahmin edilmektedir.

Yazarların görüşlerini Türkiye’deki araştırmacılar ve bu tür konuları ilgi duyanların tam anlamıyla anlayabilmeleri için yazılarda hiçbir değişikliğe gidilmemiştir. Birkaç yerde yapılan ilaveler ise dipnotta gösterilmiş ve yanına “Çeviren” diye belirtilmiştir.
Şimdiye kadar 11 Eylül hâdisesi hakkında Türkçe’de sadece Amerikan menşeli yayınlar çıkmış ve olay hakkında onlarca komplo teorisi üretilmiştir. Bu eserle birlikte 11 Eylül hâdisesini bir de olayın fâillerinin bakış açısından görme fırsatı bulacağız. Dünyada yeni bir devri açan olay hakkında alternatif bakış açılarına sahip eserleri neşretmeye devam edeceğiz.