Kategori arşivi: Etnik Sorunlar

Cumhuriyet Halk Fırkası’nın Tüzüğü (1927) ve Kürt Sorunu & Bilim Yöntemi Türkiye’deki Uygulama III İndir

Cumhuriyet Halk Fırkası’nın Tüzüğü (1927) ve Kürt Sorunu & Bilim Yöntemi Türkiye’deki Uygulama III
CHF’nın Tüzüğü(1927), önemli bir siyasal belge olmasına, harfi harfine uygulanmasına rağmen, Türk üniversitesi, Türk profesörleri, kısaca Türk düşüncesi, bu tüzükten hiç söz etmemiştir. Türk yazım dünyası, bu siyasal belgeyi gözden uzak tutabilmek için gayretini esirgememiştir. Fakat Türkiye’nin son yarım asırlık siyasal hayatına, bilim yöntemini kullanarak yaklaşmak isteyenler, olguları ve olgusal ilişkileri bir bütünsellik içinde kavramaya çalışanlar, kati surette bu belgeyi gözden uzak tutamazlar.
Günümüzde Osmanlı İmparatorluğu’na ilişkin sorunlar, enine boyuna tartışılmaktadır. Hâlbuki bugünkü Türk toplumunun, özellikle Kürd toplumunun yapısını belirleyen temel ilişki biçimleri, tek parti döneminde geliştirilmiştir. Yakın Doğu’da Kürd Ulus Sorunu’nun temel bir sorun olarak ortaya çıkması, Kürdistan üzerindeki “Yakın Doğu İşlerini Çözmek İçin Lozan Konferansı” emperyalist paylaşım ve Kürd ulusuna karşı uygulanan “böl-yönet” politikasından hemen sonra başlıyor. Hâlbuki resmi ideoloji Kemalizm, Türkiye’nin yakın tarihine bilimsel yöntemle yaklaşmayı engellemiştir. Bu engellemeyi ceza yasaları ve çok farklı tehditleriyle pekiştirmiştir. Yakın tarihe de; politik, askeri, ekonomik, toplumsal, kültürel ilişkilere bu ideoloji çerçevesinde bakılmasını dayatıyor ve emrediyorlar.

Onun için CHF’nın Tüzüğü(1927) gibi tek parti dönemine önemli bir açıklık getiren belgeleri gözden uzak tutmaya çalışıyorlar. Bugünkü nesillerin, bunları öğrenmemesi için çaba harcıyorlar. Oysa bu tutum toplumlar hakkında, toplumların geleceği hakkında bilgi vermez. Zaman ve mekân boyutu içinde ele alınmadan toplumlar hakkında bilgi sahibi olmak mümkün değildir. Bu ise, olgulardan hareket etmeyi, olgusal ilişkileri daima dikkate almayı gerektirir. Dolayısıyla, bilimsel bilgi üretilmesini engelleyen resmi ideoloji Kemalizm ile mücadele etmeyi gerektirir.

Resmi ideoloji çerçevesinde, onun getirdiği normları tartışılmaz bir veri kabul ederek, bilimsel bilgi üretmek mümkün değildir. Resmi ideolojiyi kavramak açısından, CHF Tüzüğü (1927) önemli bir belgedir. Aydınlanmak ve tarih bilincini edinmek üzere kritik edilmesi dileğiyle!

İsmail Beşikci’ye saygı, okura dostlukla!..

Dini Azınlıklar ve Türk Hoşgörüsü İndir

Dini Azınlıklar ve Türk Hoşgörüsü
Dini Azınlıklar ve Türk Hoşgörüsü isimli bu kitap; dini azınlık denilince Türkiye’de akla gelen Ermeniler, Rumlar ve Yahudiler ile ilgili meseleleri içermektedir. Bu içerikte; “Ermeni Meselesi” ve “sözde soykırım meselesi”, Yahudilik’te Arz-ı Mavud Anlayışı, Dönmelik/Sabatayistlik konusu, Fener Patrikhanesinin Ökümenikliği meselesi gibi konulara özet oalrak ışık tutacak, Türk milletinin geçmişten günümüze ulaşan süreçteki yaklaşımını, hoşgörüsünü ortaya koyacak, günümüzün bazı sorunlarına da mesaj olacak bilgiler yer almaktadır.

Güneydoğu Kimin Yurdu? İndir

Güneydoğu Kimin Yurdu?
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy bu çalışmasında Kürtçü tarih tezlerinin şu propagandasına yanıt veriyor: “Türkler Güneydoğu’nun tarihsel sahipleri değildir.”

Güneydoğu’nun etnik yapısını ve tarihsel dokusunu yüzlerce yıllık bir perspektifle ortaya koyan Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bölgedeki Türk egemenliğini parçalamak için ortaya çıkarılan Fars ve Kürt kimliklerinin kökenlerini sorguluyor.

Binlerce yıl önce, Sakalardan beri bölgeye hakim olmuş Türklerin kurduğu medeniyeti de ortaya koyarak Türklerin gelip geçici bir akıncı değil, bölgenin etnik yapısına damgasını vurmuş büyük bir uygarlık olduğunu tarihsel verilerle ispatlıyor.

Türk milletinin gözünü boyamaya çalışan Kürtçü tarih tezlerine karşı yurdunu, tarihini savunmak isteyen her Türk evladının mutlaka okuması gereken bir kitap…

İsmet Paşa’nın Kürt Raporu İndir

İsmet Paşa’nın Kürt Raporu
Erzurum’ dan Erzincan’ a, Ağrı’ dan Diyarbakır’ a, Kars’ tan Muş’ a, Diyarbakır’ dan Tunceli’ ye, Van’ dan Bitlis’ e, devletin politikaları ilk kez bu kitapta ayrıntılarıyla açıklanıyor.
Başbakan İsmet İnönü’ nün hazırladığı raporda 1935 Türkiye’ sinde neler olup bittiğini öğrenecek, dönemin ”Apo” su Abdurrahman Mihi’ nin öyküsünün yanı sıra hakkında yolsuzluk suçlaması yapılınca Başbakan İnönü karşısında hüngür hüngür ağlayan onurlu kaymakama kadar insan öyküleri bulacaksınız.

Cumhuriyet Halk Fırkası’nın Tüzüğü (1927) ve Kürt Sorunu & Bilim Yöntemi Türkiye’deki Uygulama III İndir

Cumhuriyet Halk Fırkası’nın Tüzüğü (1927) ve Kürt Sorunu & Bilim Yöntemi Türkiye’deki Uygulama III
CHF’nın Tüzüğü(1927), önemli bir siyasal belge olmasına, harfi harfine uygulanmasına rağmen, Türk üniversitesi, Türk profesörleri, kısaca Türk düşüncesi, bu tüzükten hiç söz etmemiştir. Türk yazım dünyası, bu siyasal belgeyi gözden uzak tutabilmek için gayretini esirgememiştir. Fakat Türkiye’nin son yarım asırlık siyasal hayatına, bilim yöntemini kullanarak yaklaşmak isteyenler, olguları ve olgusal ilişkileri bir bütünsellik içinde kavramaya çalışanlar, kati surette bu belgeyi gözden uzak tutamazlar.
Günümüzde Osmanlı İmparatorluğu’na ilişkin sorunlar, enine boyuna tartışılmaktadır. Hâlbuki bugünkü Türk toplumunun, özellikle Kürd toplumunun yapısını belirleyen temel ilişki biçimleri, tek parti döneminde geliştirilmiştir. Yakın Doğu’da Kürd Ulus Sorunu’nun temel bir sorun olarak ortaya çıkması, Kürdistan üzerindeki “Yakın Doğu İşlerini Çözmek İçin Lozan Konferansı” emperyalist paylaşım ve Kürd ulusuna karşı uygulanan “böl-yönet” politikasından hemen sonra başlıyor. Hâlbuki resmi ideoloji Kemalizm, Türkiye’nin yakın tarihine bilimsel yöntemle yaklaşmayı engellemiştir. Bu engellemeyi ceza yasaları ve çok farklı tehditleriyle pekiştirmiştir. Yakın tarihe de; politik, askeri, ekonomik, toplumsal, kültürel ilişkilere bu ideoloji çerçevesinde bakılmasını dayatıyor ve emrediyorlar.

Onun için CHF’nın Tüzüğü(1927) gibi tek parti dönemine önemli bir açıklık getiren belgeleri gözden uzak tutmaya çalışıyorlar. Bugünkü nesillerin, bunları öğrenmemesi için çaba harcıyorlar. Oysa bu tutum toplumlar hakkında, toplumların geleceği hakkında bilgi vermez. Zaman ve mekân boyutu içinde ele alınmadan toplumlar hakkında bilgi sahibi olmak mümkün değildir. Bu ise, olgulardan hareket etmeyi, olgusal ilişkileri daima dikkate almayı gerektirir. Dolayısıyla, bilimsel bilgi üretilmesini engelleyen resmi ideoloji Kemalizm ile mücadele etmeyi gerektirir.

Resmi ideoloji çerçevesinde, onun getirdiği normları tartışılmaz bir veri kabul ederek, bilimsel bilgi üretmek mümkün değildir. Resmi ideolojiyi kavramak açısından, CHF Tüzüğü (1927) önemli bir belgedir. Aydınlanmak ve tarih bilincini edinmek üzere kritik edilmesi dileğiyle!

İsmail Beşikci’ye saygı, okura dostlukla!..

CIA Kürtleri & Kürt Devletinin Gizli Tarihi İndir

CIA Kürtleri & Kürt Devletinin Gizli Tarihi
Türkiye savaş nedeni saydığı bir oluşumla karşı karşıya: Kürt devleti. Bu nokta, Türkiye ile Amerika arasındaki ilişkilerin de düğümlendiği yer. Bu düğüm ya Türkiye ’nin kırılıp dökülmesi ya da yeni bir dünyada kendine yer aramasıyla çözüm bulacak.
Çünkü Irak savaşı sonrasında Amerika artık Türkiye’nin sınır komşusu. Türkiye’de, kavramlar ve argümanlar yerine duygularla konuşmak geleneği vardır. Eğitim ve bilgi eksikliğinin bir sonucudur bu. İşte bu kitap, oluşmakta olan Kürt devletiyle ilgili olarak son 50 yılda yapılanları kavram ve argüman olarak açıklama amacıyla kaleme alındı. Bu nedenle çok önemli bazı belge ve bilgilere yer verdim.
Amacım, Türkiye hatta Amerika açısından tarihî önem taşıyan bu kavşakta okurumu bilgiyle buluşturmaktır.

Ulusların Kendi Kaderini Tayin Hakkı ve Kürtler İndir

Ulusların Kendi Kaderini Tayin Hakkı ve Kürtler
Her şeyden önce, halkların -o halde Kürtlerin de-  talebi olan, sınırsız kendi kaderini tayininin politik koruyucu bir içeriği vardır. Bu, birlikler, örgütler, seçimler ve aynı şekilde medyada bulunan temsilciler üzerinden gerçekleşen basit politik katılımı aşar. Burada söz konusu olanın devlet içinde politik örgütlenme olduğunu açıkça belli etmek için, en iyi bir şekilde özerklik veya özyönetim kavramıyla da betimlenir.
Eğer halklar statülerini belirleme konusunda kendi verili sınırları çerçevesinde kalıyorlarsa, bu durumda mesele özerk­lik meselesidir; yok eğer var olan birliğinden ayrılma ve kendi devlet örgütünü kurma eğilimindeyseler, mesele ayrılma me­selesidir. Kanada’da (Quebec) veya İspanya’da (Basklar, Kata­lanlar) görüldüğü gibi, her iki seçenek de sadece azınlık halkın özgür iradesine bağlı değildir. Özerklik talebinden ayrılma ta­lebine geçiş, devletin dayattığı ve artık katlanılmaz olan koşullar tarafından yaratılmış, hatta zorlanmış olabilir.

Resmi İdeoloji, Devlet, Milliyetçilik & Türküm, Doğruyum, Çalışkanım mı Dediniz? İndir

Resmi İdeoloji, Devlet, Milliyetçilik & Türküm, Doğruyum, Çalışkanım mı Dediniz?
Dünyanın bu bölgesinde yaşayan halklar çok acı çektiler; hâlâ da çekiyorlar. Kimlikleri, insanlık onurları, emeklerinin ürünleri, yaşam tarzları, kültürleri, dilleri ve sıkça da yaşam hakları inkâr edildi. Gerek gayrimüslim (Rum, Ermeni, Yahudi, Süryani)ve Müslüman yerliler (Araplar, Kürtler), gerekse Müslüman göçmenlerin (Çerkesler, Gürcüler, Arnavutlar, Pomaklar…) kültürleri, dilleri ve kültürleri hoyratça reddedildi. Türk-olmayan Müslüman etnik gruplar kaba bir asimilasyona tabi tutulur, dil ve adetleri yasaklanır, saygınlıkları ayakaltında çiğnenirken, gayrimüslimler o denli dahi şanslı değildi. Ermeniler katledilip bir soykırımda yok edildi, Rumlar tehcir edildi, Yahudiler yağmalandı.

Bu kitap, sözü edilen acılardan söz ediyor. Yazarı Türk ulusunun mensuplarının Türk tarihinin resmî versiyonu ile hesaplaşıp, onun “kötü yanı”yla yüzleşmek zorunda olduğuna, bu gerçekleşmezse, kötülüğün büyüyerek tekrar edeceğine inanıyor. Ermeni yazar Hrant Dink’in ve Uludere’de 35 Kürt’ün katledildiği üzere… Nihayet yüzleşme ve kabul, halk katmanlarında içkin olan ırkçılığın üstesinden gelmenin ve gerçek bir “halkların kardeşliği” havası yaratmanın tek yoludur.

Cumhuriyet Halk Fırkası’nın Tüzüğü (1927) ve Kürt Sorunu & Bilim Yöntemi Türkiye’deki Uygulama III İndir

Cumhuriyet Halk Fırkası’nın Tüzüğü (1927) ve Kürt Sorunu & Bilim Yöntemi Türkiye’deki Uygulama III
CHF’nın Tüzüğü(1927), önemli bir siyasal belge olmasına, harfi harfine uygulanmasına rağmen, Türk üniversitesi, Türk profesörleri, kısaca Türk düşüncesi, bu tüzükten hiç söz etmemiştir. Türk yazım dünyası, bu siyasal belgeyi gözden uzak tutabilmek için gayretini esirgememiştir. Fakat Türkiye’nin son yarım asırlık siyasal hayatına, bilim yöntemini kullanarak yaklaşmak isteyenler, olguları ve olgusal ilişkileri bir bütünsellik içinde kavramaya çalışanlar, kati surette bu belgeyi gözden uzak tutamazlar.
Günümüzde Osmanlı İmparatorluğu’na ilişkin sorunlar, enine boyuna tartışılmaktadır. Hâlbuki bugünkü Türk toplumunun, özellikle Kürd toplumunun yapısını belirleyen temel ilişki biçimleri, tek parti döneminde geliştirilmiştir. Yakın Doğu’da Kürd Ulus Sorunu’nun temel bir sorun olarak ortaya çıkması, Kürdistan üzerindeki “Yakın Doğu İşlerini Çözmek İçin Lozan Konferansı” emperyalist paylaşım ve Kürd ulusuna karşı uygulanan “böl-yönet” politikasından hemen sonra başlıyor. Hâlbuki resmi ideoloji Kemalizm, Türkiye’nin yakın tarihine bilimsel yöntemle yaklaşmayı engellemiştir. Bu engellemeyi ceza yasaları ve çok farklı tehditleriyle pekiştirmiştir. Yakın tarihe de; politik, askeri, ekonomik, toplumsal, kültürel ilişkilere bu ideoloji çerçevesinde bakılmasını dayatıyor ve emrediyorlar.

Onun için CHF’nın Tüzüğü(1927) gibi tek parti dönemine önemli bir açıklık getiren belgeleri gözden uzak tutmaya çalışıyorlar. Bugünkü nesillerin, bunları öğrenmemesi için çaba harcıyorlar. Oysa bu tutum toplumlar hakkında, toplumların geleceği hakkında bilgi vermez. Zaman ve mekân boyutu içinde ele alınmadan toplumlar hakkında bilgi sahibi olmak mümkün değildir. Bu ise, olgulardan hareket etmeyi, olgusal ilişkileri daima dikkate almayı gerektirir. Dolayısıyla, bilimsel bilgi üretilmesini engelleyen resmi ideoloji Kemalizm ile mücadele etmeyi gerektirir.

Resmi ideoloji çerçevesinde, onun getirdiği normları tartışılmaz bir veri kabul ederek, bilimsel bilgi üretmek mümkün değildir. Resmi ideolojiyi kavramak açısından, CHF Tüzüğü (1927) önemli bir belgedir. Aydınlanmak ve tarih bilincini edinmek üzere kritik edilmesi dileğiyle!

İsmail Beşikci’ye saygı, okura dostlukla!..

İttihat Terakki ve Kürtler İndir

İttihat Terakki ve Kürtler
Osmanlı İmparatorluğu içerisindeki değişik halkların ulusçuluk akımının etkisi altında kendi bağımsızlıklarına kavuşmak istedikleri ve bunun sonucunda büyük çalkantıların/altüst oluşların yaşandığı bir dönemde, on dokuzuncu yüzyılın sonunda kurulan İttihat ve Terakki Cemiyeti, çöküş sürecine giren imparatorluğu kurtarmak amacıyla Türklüğü/Türkçülüğü öne çıkarmış; gelgelelim, büyük güçler arasındaki kapışmada bir tarafa yedeklenip Turan rüyası görmenin bedeli çok ağır olmuş, bu arada Anadolu’nun kadim halklarının payına, çoğun olduğu gibi, zulüm, kırım ve zorla göçertme düşmüştür. 1923’te kurulan yeni cumhuriyet Kürtlere yönelik yaklaşımda İttihatçı anlayışı olduğu gibi devam ettirmiş, inkar/asimilasyon/tenkil politikalarıyla Kürt meselesi ‘giderilmeye’ çalışılmıştır.

Ele aldığı konuda temel referans olma özelliğini koruyan bu kitap, tarihin tanık olduğu en ilginç örgütlerden biri olan İttihat Terakki’yi, belgelere ve tarihi tanıklıklara dayanarak, Kürtlerde ulusal bilincin uyanması ve gelişmesi bağlamında ve dönemin önde gelen Kürt şahsiyetleri ve yapılanmalarıyla ilişkisi içerisinde, mercek altına almakta ve okura günümüzde gelinen noktayı daha sağlıklı değerlendirebilmesini sağlayacak içgörüler kazandırmaktadır.