Kategori arşivi: Siyaset

CHP’nin Doğuda Teşkilatlanması (1923-1950) İndir

CHP’nin Doğuda Teşkilatlanması (1923-1950)
Geç modernleşme projesini hayata geçirip, ulus-devlet yaratmaya yönelik girişimlere öncülük eden Kemalist kadronun, geleneksel toplum yapısını yüzlerce yıl korumuş ve kendi yerel otoritelerini yaratmış olan Doğu toplumunun kalıtımsal öğeleriyle çatışma içerisine girmesi kaçınılmazdı. Doğu bölgelerinin yüzlerce yıl taşıdıkları, güvenlikten yoksun şiddete yatkın bölge imajıyla, CHP yönetiminin yurt genelinde tüm konularda ortak standartları yakalama gayreti karşı karşıya geldi. Bu durum, Parti’nin hem siyasal örgütlenme biçimini hem de bölge idaresiyle ilgili yeni yönelişlerini belirleyecek gelişmelere neden oldu. Cumhuriyet dönemi orta yaşlı kuşağının aynı zamanda Osmanlı son döneminin genç kuşağı olması sebebiyle dönemin deneyimleri/dersleri bu genç kuşağın dünya görüşüne ve kararlarına etki etti . Bundan dolayı Kemalist kadronun bilinçaltına dayalı siyaset psikolojisi, tek parti döneminin genel karakterini de belirlemiş oldu. Araştırmada, Meşrutiyet ve Milli Mücadele dönemlerinde oluşan bu deneyimlerin/derslerin, CHP yöneticilerinin girişimlerini nasıl etkilediği açıklanırken, dönüşümsel olarak Parti’nin örgütsel tabanını nasıl hazırladığı da ortaya kondu. Parti’nin örgütlenme konusundaki genelde yurt çapında özelde ise Doğu bölgelerinde geçirmiş olduğu değişimler, soyut ve kavramsal yaklaşım yerine analize dönük bir yöntemle dönemin koşulları göz ardı edilmeden ve tarihsel bir fon içerisinde Parti-Örgüt-Doğu denkleminde ele alındı. Araştırma, özellikle de 1925 Şark İsyanı’nın hemen akabinde CHP’nin Doğu örgütlerini kapattığı ve bu örgütleri 1946 sonrasında yeniden açtığı yönündeki genelleyici ifadelerin yanlışlığını açıklaması, Parti’nin bölgede dayandığı toplumsal katmanların özelliklerini belirtmesi ayrıca Parti ile Umûmî Müfettişlik arasındaki ilişkiyi ortaya koyması açısından, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi araştırmalarına katkıda bulunma amacı taşımaktadır.

Dünden Bugüne Kıbrıs İndir

Dünden Bugüne Kıbrıs
Bu kitapta Kıbrıs konusu, eski yıllardan bugüne kadar getirilmiş ve yarına ışık tutacak değerlendirmelere yer verilmiştir. Bugün Kıbrıs’ta KKTC’nin varlığı, bölge uzmanı Dr. Andrew Mango’nun da yazdığı gibi;

“İngiltere’nin İmparatorluk topraklarından geri çekilmesinden sonra, Kıbrıs’taki Türk tarihinin ve varlığımnın korunması için ortaya çıkmıştır. Adada Rumların (ve Yunanistan’ın) ne kadar hakları varsa, Kıbrıs Türklerinin (ve Türkiye’nin) de o kadar hakkı vardır. Rum Devleti ne kadar meşru ise KKTC’de o kadar meşrudur.”

Tarih Metodu & Öğrenme Araştırma ve Yazım İndir

Tarih Metodu & Öğrenme Araştırma ve Yazım
Türklerin tarih yaptıkları, fakat tarih yazmadıkları söylenir. Dolayısı ile tarih yazmak da, en az yapmak kadar önemlidir. Gerçi tarihin yazılmasına kaynak veya malzeme bırakmak ile doğrudan tarih yazmak iç içe girebilir. Bu kitapta daha çok tarih yazmanın veya kaleme almanın esaslarını bulacaksınız.

Yıllardır Türkçemizde çeviri ve telif birçok tarih metodu kitabı yayımlandı. Bunların kendilerine göre değerleri olduğu şüphesizdir. Bunlara rağmen elinizdeki eseri kaleme almanın da sebepleri vardır. En önemlisi akademik tarih eğitimi alanların dışında, bir şeyler yazmaya isteklilerin ihtiyacıdır.

Elli yıllık akademik bilimsel yazıların deneyiminin eseri olan bu kitapta bazı noktalara, öğrenme, eleştiri/tenkit, planlama, sonra da sıralamaya özel önem verilmiştir. Hazırlık aşamasında bilinenler öğrenilecek, yeni bilgiler sıkı bir eleştiri/tenkitten geçirilecektir. Sonra yeni bir eser yazımında öncelikle bir planlama yapılacak. Yazılanları anlamada sıralama veya tasnif ise büyük kolaylık sağlar. Bu esaslar gözetilirken tarihçinin kendisine ulaşan veya ulaştırılan bilgileri kesinlikle eleştirmesi, sıkı bir tenkit süzgecinden geçirmesi istenmiştir.

Dünyada mevcut bilginin yanı sıra yeni sentezler ancak sağlam bir metot ile gerçekleştirilebilir. Metoda uygun yazılanlar bir değer taşıyabilir. Yoksa vaktiyle söylenmiş ve yazılmışları tekrarlamanın insanlık bilgi hazinesine hiçbir katkısı olamaz.
Bu eserde yenilik ve özgünlüğün esaslarını bulacaksınız.

İslam Geleneğinden Günümüze Şehir Hayatı ve Yerel Yönetimler (2 Cilt) İndir

Tarihe Işık Tutan Anılar & 1955-1974 Kıbrıs İndir

Tarihe Işık Tutan Anılar & 1955-1974 Kıbrıs
Belki Suat, Petros ve daha niceleri katilleri affetmiş olabilirler. Lakin ben bu insan kılıklı canavarların 36 yıldır serbestçe aramızda dolanıyor olmaları gerçeğini kabullenemiyorum. Onlar, annesinin kucağındaki 7 aylık yavrucağa hiç tereddüt etmeden kıyan canavarlardır. Şimdi ise ortalıkta serbestçe dolaşıyorlar ve hayatın tadını çıkarıyorlar. Kim bilir belki aralarından bazıları kamuoyu tarafından saygı-değer vatandaşlar olarak benimsenmiş bile olabilir. Ne yazık ki bu insanların cezalandırılmaları için kimse bir çaba sarf etmedi. Sonuçta cezalandırılmadılar ama muhtemelen kurbanlarının vicdan azabı ve ağırlığı altında bir hayat sürdürüyorlar.

Katliamlar, Direniş, Koruyucular & I. Dünya Savaşında Doğu Anadolu’da Müslüman-Hıristiyan İlişkileri İndir

Katliamlar, Direniş, Koruyucular & I. Dünya Savaşında Doğu Anadolu’da Müslüman-Hıristiyan İlişkileri
Bu kitap, I. Dünya Savaşı sırasında, Ermeniler’le aynı kaderi paylaşmış Asur/Nasturi, Kildani ve Süryani Hristiyan toplumuna ilişkin ilk kapsamlı akademik araştırmalardan biridir. Daha Birinci Dünya Savaşı patlak vermeden Batı Anadolu’da başlayan, etnik temizlik harekatı, daha sonra Kuzey Mezapotamya ve Osmanlı işgal altındaki İran toprakları üzerinde devam etti. Bu çalışma için Genel Kurmay Arşivi dahil, Türk kaynakları yanında Rusça, Almanca, Fransızca ve Arapça orijinal belge ve kaynaklarından, ilk kez kullanılan el yazmalarından ve sözlü tarih anlatımlarından yararlanıldı. Kitap esas olarak İran/Urmiye, ve Hakkari Asur/Nasturileri, Diyarbakır /Mardin vilayeti ve Tur Abidin Süryanileri üzerinde odaklanmaktadır.
David Gaunt bizlere insanlığın en kadim coğrafyasında yaşanan 1915 olgusunun, Seyfo gerçekliğinin tam bir resmini veriyor.
 
Ragıp Z arakolu

Davranış Bilimleri İndir

Davranış Bilimleri
    “Davranış Bilimleri” isimli bu çalışma, insan davranışını şekillendiren toplumsal, psikolojik ve grupsal etkenleri anlaşılır bir dil ve gündelik hayattan çok sayıda örnekle, bütünlüklü bir bakış açısıyla inceleyen bölümlerden oluşmaktadır. Kitapta, davranış bilimlerinin gelişimi, öğrenme, duygular, motivasyon, izlenim yönetimi, kültür ve toplumsallaşma, gençlik, yaşlılık, toplumsal cinsiyet, gruplar, duygusal ve sosyal bulaşma konuları davranışa etkileri boyutuyla ayrıntılı olarak incelenmektedir. Davranış bilimleri gibi geniş bir alanın yansıtılmasında bu baskıda eksik kalan konular sonraki baskılarda giderilmeye çalışılarak daha bütünsel bir perspektif ortaya konuşmaya çalışılacaktır.

Sivas Kongresi-Milli Mücadele Tarihi II İndir

Sivas Kongresi-Milli Mücadele Tarihi II
Bu kitapta Erzurum kongresinin halka ve hukuk zeminine dayanan meşruluğunun, Sivas Kongresiyle Misak-ı Milli sınırları çerçevesinde nasıl ulusal bir nitelik kazandığını mercek altına alıyor.

Cumhuriyet Halk Fırkası’nın Tüzüğü (1927) ve Kürt Sorunu & Bilim Yöntemi Türkiye’deki Uygulama III İndir

Cumhuriyet Halk Fırkası’nın Tüzüğü (1927) ve Kürt Sorunu & Bilim Yöntemi Türkiye’deki Uygulama III
CHF’nın Tüzüğü(1927), önemli bir siyasal belge olmasına, harfi harfine uygulanmasına rağmen, Türk üniversitesi, Türk profesörleri, kısaca Türk düşüncesi, bu tüzükten hiç söz etmemiştir. Türk yazım dünyası, bu siyasal belgeyi gözden uzak tutabilmek için gayretini esirgememiştir. Fakat Türkiye’nin son yarım asırlık siyasal hayatına, bilim yöntemini kullanarak yaklaşmak isteyenler, olguları ve olgusal ilişkileri bir bütünsellik içinde kavramaya çalışanlar, kati surette bu belgeyi gözden uzak tutamazlar.
Günümüzde Osmanlı İmparatorluğu’na ilişkin sorunlar, enine boyuna tartışılmaktadır. Hâlbuki bugünkü Türk toplumunun, özellikle Kürd toplumunun yapısını belirleyen temel ilişki biçimleri, tek parti döneminde geliştirilmiştir. Yakın Doğu’da Kürd Ulus Sorunu’nun temel bir sorun olarak ortaya çıkması, Kürdistan üzerindeki “Yakın Doğu İşlerini Çözmek İçin Lozan Konferansı” emperyalist paylaşım ve Kürd ulusuna karşı uygulanan “böl-yönet” politikasından hemen sonra başlıyor. Hâlbuki resmi ideoloji Kemalizm, Türkiye’nin yakın tarihine bilimsel yöntemle yaklaşmayı engellemiştir. Bu engellemeyi ceza yasaları ve çok farklı tehditleriyle pekiştirmiştir. Yakın tarihe de; politik, askeri, ekonomik, toplumsal, kültürel ilişkilere bu ideoloji çerçevesinde bakılmasını dayatıyor ve emrediyorlar.

Onun için CHF’nın Tüzüğü(1927) gibi tek parti dönemine önemli bir açıklık getiren belgeleri gözden uzak tutmaya çalışıyorlar. Bugünkü nesillerin, bunları öğrenmemesi için çaba harcıyorlar. Oysa bu tutum toplumlar hakkında, toplumların geleceği hakkında bilgi vermez. Zaman ve mekân boyutu içinde ele alınmadan toplumlar hakkında bilgi sahibi olmak mümkün değildir. Bu ise, olgulardan hareket etmeyi, olgusal ilişkileri daima dikkate almayı gerektirir. Dolayısıyla, bilimsel bilgi üretilmesini engelleyen resmi ideoloji Kemalizm ile mücadele etmeyi gerektirir.

Resmi ideoloji çerçevesinde, onun getirdiği normları tartışılmaz bir veri kabul ederek, bilimsel bilgi üretmek mümkün değildir. Resmi ideolojiyi kavramak açısından, CHF Tüzüğü (1927) önemli bir belgedir. Aydınlanmak ve tarih bilincini edinmek üzere kritik edilmesi dileğiyle!

İsmail Beşikci’ye saygı, okura dostlukla!..

Doğa Bilimlerinin Perspektifinden Evrimsel ve Döngüsel Tarih İndir

Doğa Bilimlerinin Perspektifinden Evrimsel ve Döngüsel Tarih
Bir tarihsel olgunun belirli aralıklarla aynı şeyi tekrar etmesi, bunun yanında da sürekli evrimleşerek basitten karmaşığa doğru yol almasına evrimsel ve döngüsel tarih denir. Kısaca, tarihin belirli bir zaman aralıklarında periyodik olarak kendisini tekrar etmesi ve evrimleşmesidir. Siyasi, askeri ve sosyokültürel olarak dünya tarihi incelendiğinde, tarihin uzun bir zaman aralığı olmakla birlikte hiç değişmeyen bir sıra ile tarihi olguların tekrar ettiği fark edilecektir. İşte bu tarihi olaylar zincirini döngüsel yapan etken, olayların periyodik olmasıdır.

Evrimsel ve döngüsel tarih anlayışının en büyük özelliği, olayların arka arkaya sıralanması sonucu geleceğin doğa bilimlerinde olduğu gibi öngörülebildiğini ortaya koymasıdır. İlk olarak sadece büyük devletlerin mücadelesi ve büyük toplumsal olaylar tahmin edilse bile, bu tarih anlayışı detaylandırıldığında ortaya çıkacak sonuç, sosyal bilimler açısından bir devrim kabul edilebilir. Gerçekten de sosyal bilimleri doğa bilimlerinden ayıran en önemli özellik, sosyal bilimlerin henüz kanunlaştırılamamış olması ve öngörünün bulunmamasıdır.

Evrimsel ve döngüsel tarih anlayışının doğa bilimlerinin perspektifinden bakılmasının sebebi olarak şunu söyleyebiliriz; eğer bu anlayış yeteri kadar bilimsel ise doğa bilimleri ve çağdaş teorilerle çelişmemelidir. Hatta daha da ileri giderek doğa bilimlerindeki kanunların, toplumsal olaylardaki yansımaları keşfedilmelidir. Bize göre bilimsel metot, doğa bilimlerinin kullandığı metotlardır. Ortaya atacağımız fikirler, bu varsayımlara göre şekillenecektir.

“Yakın bir gelecekte bilim, evrenin oluşumundan günlük davranışlarımıza uzanan her türden olguyu atom hareketlerine indirgeyerek açıklayabilecek.”
– Tyndall