Kategori arşivi: Sinema-Tiyatro

Sahne Çalışması İçin 100 Monolog 2 Türk Oyunları İndir

Sahne Çalışması İçin 100 Monolog 2 Türk Oyunları
100 Monolog dizisinin ilk iki cildinde Dünya ve Türk tiyatrosuna ait ünlü ve gündemde kalmış oyunlardan parçalar seçilmişti. Dizinin bu üçüncü cildinde, Türk ve Dünya tiyatrosunun 21.yüzyıla ait son oyunlarından ve genç tiyatro yazarlarının çalışmalarından seçilmiş parçalar bulunuyor.

Aurora & Çemişgezek’ten Hollywood’a Bir Kadın, Bir Hayat, Bir Film İndir

Aurora & Çemişgezek’ten Hollywood’a Bir Kadın, Bir Hayat, Bir Film
Adı Arşaluys, nam-ı diğer Aurora. 1915’te, Ermeniler tehcir edildiği sırada, 14 yaşında Çemişgezekli bir kız çocuğuydu. Halkının yok edilişine tanık oldu, aile fertlerini birer birer kaybetti. Maruz kaldığı bedensel ve ruhsal işkencelere rağmen hayatta kalmayı başardı. Onun hikâyesini diğerlerinden ayıran ise, başrolünde oynadığı bir filmle yaşadıklarının beyazperdeye aktarılmış olması.
Aurora kurtulup da iki yıl sonra ABD’ye vardıktan sonra, başından geçenleri bir yardım kurumuna anlatır. Hikâyesi Henry L. Gates tarafından yayımlanır ve Hollywood’lu yapımcıların dikkatini çeker. Böylece Aurora, ne olup bittiğini bile tam olarak anlamadan acılarını sinemada yeniden canlandırarak, yaşadığı travmayı tekrar tekrar hatırlamak zorunda kalır.
Elinizdeki kitabın editörü Anthony Slide da tam bu nokta üzerinde duruyor. Aurora’nın tanıklığının, ortalama Amerikalı için popüler bir seyirlik haline getirilmesi ve yaralı bir ruhun daha da zedelenmesi üzerinde.
Hikâyedeki diğer can alıcı nokta da, filmin tıpkı Aurora’nın halkının akıbetine uğraması, yani ortadan kaybolmasıdır. Gösterime girdiğinde gişe rekorları kırmış olan film kaybolmuş, geriye bölük pörçük birtakım kareler kalmıştır. Filmin gösterildiği her eyalete götürülen, bir meta haline getirilen, hatta ruh dengesi sarsılınca dublörleri sahneye çıkarılan Aurora da unutulup gider. İlerlemiş yaşında bu dünyadan göçüp gittiğinde kimsesizler mezarlığına gömülecektir.
Anthony Slide, Aurora’nın ve kayıp filmin peşine düşerek, hem tarihi bir trajediye, hem sinema tarihinde unutulup gitmiş bir yapıma ışık tutuyor.

Çözülmeler & 12 Eylül’ün Savurduğu İnsanlar İndir

Çözülmeler & 12 Eylül’ün Savurduğu İnsanlar
Askeri darbelerin hedefi olmuş insanlardan ikisi:
Nihal ve Uğur.. İnançları nedeniyle benimseyemedikleri
“gerçekler”tarafından sürüklenirler.
Ve kurtulmak için birbirlerine tutunurlar.
Gerçekten kurtulacaklar mı?
Yoksa çırpınarak dibe mi çökecekler?
Geçmişimiz mi belirleyecek ilişkilerimizi?
Geçmişimiz bir yük mü? Ve cılız omuzlarımız
taşıyabilir mi bu yükü ya da taşımalı mı?
İki insanın birbirini sevmesi
nasıl olur da
bizzat o iki insan için de suç
demek olur?
Çözüm, Uğur ve Nihal’in
birbirlerinden vazgeçip
daha büyük bir yenilgiyi kabul etmeleri midir?

Masum & Bir Metafizik Gerçeklik Öyküsü İndir

Masum & Bir Metafizik Gerçeklik Öyküsü
Bir Metafizik Gerçeklik Öyküsü
Özel seçilmiş bir adam büyük bir acı ile imtihan ediliyor. Savrulmuş bir hayat büyük bir vazgeçmişlik, tertemiz bir yürek. Yeniden büyük bir imtihan ile karşı karşıya. Gökten gelen bir masumu korumak zorunda. Bütün dünyanın ele geçirmeye çalıştığı bir masum. Bir tek koruyan O. Herkes düşman , herkes onların peşinde. Dehşet verici ibretlik bir final. Masumiyetin öyküsü.

Feminizm ve Tiyatro İndir

Feminizm ve Tiyatro
Sue-Ellen Case’in bu çalışması feminizm ve tiyatro arasındaki ilişkiye dair önemli bir giriş niteliği taşıması ve genel bir bakış geliştirmesi açısından günümüzde kendi alanının bir klasiği olarak görülmektedir.

Yazar, kadın oyun yazarlarının ve oyuncuların tarihsel olarak dışlandığı veya görmezden gelindiği tiyatro geleneğini sorguluyor ve tiyatro alanında alternatif bir kadın tarihi yazmaya girişiyor. Tiyatro tarihindeki ilk kadın oyuncuları ve oyun yazarlarını tanıttıktan sonra, kadınların tiyatro geleneklerinin tarihsel olarak ne tür değişimler gösterdiğini ve birbirinden nasıl beslendiğini örnekleriyle ele alıyor.

Uçurtmayı Vurmasınlar (Ciltsiz) İndir

Uçurtmayı Vurmasınlar (Ciltsiz)
1984 yılının bir Haziran öğlesonrası, demir kapı beni dışarı kapayıp Barış’ın çığlıkları içerde kaldığında, gün olup onun sesinin bunca çok insana ulaşacağı hiç aklıma gelmemişti. Barış’la ilgili anıları kağıda dökmeyi düşünmediğimden değil, kağıda dökülü sözün okuma alışkanlığı olan sınırlı kişiye bile çoğu kez iletilemediğini sezmemden. Beyazperde Barış’ın mırıl mırıl sesini yükseltiverince Uçurtmayı Vurmasınlar için yeni bir basım şansı doğdu. Ak kağıt üzerindeki kara yazılar herkese kendi düşlerini üretmenin ipucunu verdiklerinden midir nedir, resimlenmiş düşlerden daha renkli olabiliyorlar. Bir çocuğun gözlerinden duvarları kendi düşlerinde sorgulama olanağını daha fazla okura sunabilmek, filmin armağanı. Kitabın bu nedenle beyazperdeye gönül borcu var.
-Feride Çiçekoğlu-

Çözülmeler & 12 Eylül’ün Savurduğu İnsanlar İndir

Çözülmeler & 12 Eylül’ün Savurduğu İnsanlar
Askeri darbelerin hedefi olmuş insanlardan ikisi:
Nihal ve Uğur.. İnançları nedeniyle benimseyemedikleri
“gerçekler”tarafından sürüklenirler.
Ve kurtulmak için birbirlerine tutunurlar.
Gerçekten kurtulacaklar mı?
Yoksa çırpınarak dibe mi çökecekler?
Geçmişimiz mi belirleyecek ilişkilerimizi?
Geçmişimiz bir yük mü? Ve cılız omuzlarımız
taşıyabilir mi bu yükü ya da taşımalı mı?
İki insanın birbirini sevmesi
nasıl olur da
bizzat o iki insan için de suç
demek olur?
Çözüm, Uğur ve Nihal’in
birbirlerinden vazgeçip
daha büyük bir yenilgiyi kabul etmeleri midir?

Sonbahar İndir

Sonbahar
“Özcan Alper’in Sonbahar’ı gerek anlatısal gerek görsel yönden bütün yalınlığına rağmen katman katman açılabilen bir film. O ‘ölüm ve aşka dair bir film’ olarak tanımlıyor Sonbahar’ı, bütün alçakgönüllülüğüyle. Sonbahar hem Çehovyen bir drama hem doksanlı yılların kayıp kuşağına yakılan bir ağıt…” Alin Taşçıyan “Şimdi de Özcan Alper’in Sonbahar’ında Yusuf susuyor. Ölüm orucuna yattığı hücresinden çıktıktan sonra her tarafın hücreye dönmüş olduğunu görmenin mutsuzluğuyla, ‘Sosyalizm uğruna onca yıl hapis mi yattın, yazık sana’ diyen bir Gürcü kızının hayal kırıklığıyla, bir söz orucuna yatıyor bu kez de… Bir tek ırmaklara haykırıyor isyanını; ki o da yankı vermiyor. 80’lerle başlayan ölümcül sessizliğin, sinemadaki sedası bu suskunluk…” Can Dündar   “Sonbahar, genç bir yönetmenin ilk filmi. Şaşırtıcı yanı, bu kadar pişmiş, bu kadar bütünlüklü bir sinema diline sahip olmasının yanı sıra yaratıcısının imzasını daha şimdiden tanınır kılan şiiri.” Yıldırım Türker   Kitapta filmin senaryosunun yanı sıra yönetmenle yapılmış iki söyleşi, film üzerine yazılmış yazılar ve ayrıntılı bir kaynakça da yer alıyor.

Thespis’in Delileri İndir

Thespis’in Delileri
Thespis, Antik Yunan’da Dionysos şenliklerinde kendini gösteren şair, ditramboslar okuyan adam, korobaşı ile konuşunca da ilk oyuncu diye kayıtlara geçmiş. İ.Ö. 534 yılında bir de ödül alan Thespis, tiyatro adına birçok yeniliğin de sahibi. Tiyatroya bağımsız aktör kavramını, maskeyi, makyaj ve kostümü getiren de o. Onun izinden yürüyen tiyatro sanatçılarını, tiyatroya gönül verenleri Thespis’in delileri, çılgın çocukları diye nitelendiren Prof. Dr. Yusuf Eradam, tiyatro ile uğraşanlardan Thespis asiliğine yakışır beklentilerini ve fikirlerini bu kitaptaki tiyatro incelemeleri, deneme ve eleştirilerinde bir araya getirdi.

Edgar Allan Poe’nun şiir ve öykü için kaleme aldığı “tek etki” kuramını tiyatro/gösteri ürünlerine uyarlayarak okuduğu ve izlediği oyunlardan ve gösterilerden örneklerle tartışıyor. “Tek etki” eksenindeki bu yazılar içinde tiyatroda/gösteri sanatlarında mekân/uzam, diksiyon, artikülasyon, simetri, renk, müzik, ışık ve maske, dil ve beden kullanımlarına ilişkin ders niteliğinde ipuçları, ironi, vasatlık, bathos, bellek, eşik, trajik yücelik, göstermeci oyunculuk, ikili karşıtlıklar, öznel ve nesnel ilüzyon, gibi kavramların izlenen yapıtlardaki etki ve önemi ile bienal vb. etkinliklerde teatrallik üzerine yorumlarını bulacaksınız.

Keyifli bir okuma sürecinden sonra kitabı bitirdiğinizde, tiyatro ve gösteri sanatları dışında da birçok alanı ilgilendiren değerli fikirler edinmiş olacaksınız.