Kategori arşivi: Kayseri

Yarım Asırlık Kayseri-Türkiye Gerçekleri ve Hatıraları & 1965-2015 Kayseri’de Bir Robinson Crusoe İndir

Tomarza – Unutulan Hoşgörü Kasabası İndir

Tomarza – Unutulan Hoşgörü Kasabası
21. yüzyılın başında, hızlı dönüşüm geçiren şehirlerin, kültürel mirası, geleneksel yaşama biçimi ve üretim ilişkilerindeki değişim araştırmacı ve yazarların yoğun ilgisini çekiyor. Tarihçi, mimar, coğrafyacı, iktisatçı, sosyolog, edebiyatçı, hukukçu, turizmci ve daha pek çok meslekten araştırmacı ve yazar, şehirlerdeki değişimi farklı bakış açılarından anlamaya ve anlatmaya çalışıyor.
Şehirler ruhu olan canlı organizmalardır. Her şehrin, ruhunu açıklayan kendine göre bir dili vardır. Binlerce yılın birikimini yansıtan bu dili, şehirde büyüyen ve yaşayanlar daha yakından tanır. Hemşerileri şehirlerine gönül gözüyle bakar ve onun dilini yüreklerinde hissederek anlar. Şehirler esrarını en geniş şekilde kendinden hissettiği insanlara açar.
Heyamola Yayınları bu düşünceden yola çıkarak, Kayserili yazarların doğup büyüdükleri eski mahalle ve semtleri, kendi hayatlarında, ailelerinde ve yakın çevrelerinde yaşanmış örneklerle anlattıkları “Bir Nefeste Kayseri” Kitap Dizisi’ni okurlarına sunmaktadır.

Kayserili Şeyh İbrahim Efendi ve Mecmu’a-i Eş’arı İndir

Hacılar – Büyük Dağın Sırları İndir

Hacılar – Büyük Dağın Sırları
21. yüzyılın başında, hızlı dönüşüm geçiren şehirlerin, kültürel mirası, geleneksel yaşama biçimi ve üretim ilişkilerindeki değişim araştırmacı ve yazarların yoğun ilgisini çekiyor. Tarihçi, mimar, coğrafyacı, iktisatçı, sosyolog, edebiyatçı, hukukçu, turizmci ve daha pek çok meslekten araştırmacı ve yazar, şehirlerdeki değişimi farklı bakış açılarından anlamaya ve anlatmaya çalışıyor.
Şehirler ruhu olan canlı organizmalardır. Her şehrin, ruhunu açıklayan kendine göre bir dili vardır. Binlerce yılın birikimini yansıtan bu dili, şehirde büyüyen ve yaşayanlar daha yakından tanır. Hemşerileri şehirlerine gönül gözüyle bakar ve onun dilini yüreklerinde hissederek anlar. Şehirler esrarını en geniş şekilde kendinden hissettiği insanlara açar.
Heyamola Yayınları bu düşünceden yola çıkarak, Kayserili yazarların doğup büyüdükleri eski mahalle ve semtleri, kendi hayatlarında, ailelerinde ve yakın çevrelerinde yaşanmış örneklerle anlattıkları “Bir Nefeste Kayseri” Kitap Dizisi’ni okurlarına sunmaktadır.

Cırlavuk – Yeri Göğü Taştan İndir

Cırlavuk – Yeri Göğü Taştan
21. yüzyılın başında, hızlı dönüşüm geçiren şehirlerin, kültürel mirası, geleneksel yaşama biçimi ve üretim ilişkilerindeki değişim araştırmacı ve yazarların yoğun ilgisini çekiyor. Tarihçi, mimar, coğrafyacı, iktisatçı, sosyolog, edebiyatçı, hukukçu, turizmci ve daha pek çok meslekten araştırmacı ve yazar, şehirlerdeki değişimi farklı bakış açılarından anlamaya ve anlatmaya çalışıyor.
Şehirler ruhu olan canlı organizmalardır. Her şehrin, ruhunu açıklayan kendine göre bir dili vardır. Binlerce yılın birikimini yansıtan bu dili, şehirde büyüyen ve yaşayanlar daha yakından tanır. Hemşerileri şehirlerine gönül gözüyle bakar ve onun dilini yüreklerinde hissederek anlar. Şehirler esrarını en geniş şekilde kendinden hissettiği insanlara açar.
Heyamola Yayınları bu düşünceden yola çıkarak, Kayserili yazarların doğup büyüdükleri eski mahalle ve semtleri, kendi hayatlarında, ailelerinde ve yakın çevrelerinde yaşanmış örneklerle anlattıkları “Bir Nefeste Kayseri” Kitap Dizisi’ni okurlarına sunmaktadır.

Çifteönü – Çavdarcı Sokağından Hayat İndir

Çifteönü – Çavdarcı Sokağından Hayat
21. yüzyılın başında, hızlı dönüşüm geçiren şehirlerin, kültürel mirası, geleneksel yaşama biçimi ve üretim ilişkilerindeki değişim araştırmacı ve yazarların yoğun ilgisini çekiyor. Tarihçi, mimar, coğrafyacı, iktisatçı, sosyolog, edebiyatçı, hukukçu, turizmci ve daha pek çok meslekten araştırmacı ve yazar, şehirlerdeki değişimi farklı bakış açılarından anlamaya ve anlatmaya çalışıyor.
Şehirler ruhu olan canlı organizmalardır. Her şehrin, ruhunu açıklayan kendine göre bir dili vardır. Binlerce yılın birikimini yansıtan bu dili, şehirde büyüyen ve yaşayanlar daha yakından tanır. Hemşerileri şehirlerine gönül gözüyle bakar ve onun dilini yüreklerinde hissederek anlar. Şehirler esrarını en geniş şekilde kendinden hissettiği insanlara açar.
Heyamola Yayınları bu düşünceden yola çıkarak, Kayserili yazarların doğup büyüdükleri eski mahalle ve semtleri, kendi hayatlarında, ailelerinde ve yakın çevrelerinde yaşanmış örneklerle anlattıkları “Bir Nefeste Kayseri” Kitap Dizisi’ni okurlarına sunmaktadır.

Şu Bizim Persenk Persek Kapıkaya İndir

Şu Bizim Persenk Persek Kapıkaya
Çarşıda, pazarda, otobüste, markette, iş yerinde vs. yaşamak zorunda kaldığımız sosyal içerikli meselelere uluslararası bir boyut kazandıramıyor ve buna bağlı olarak da, uluslararası platformlara çıkamıyoruz.

Bunun altında; kâğıttan, kalemden ve kitaptan uzaklaşmak yatmaktadır. Yazmayı ve okumayı sevmeyen bir kalabalık şehirleşememekte, sanayileşememekte ve geri kalmışlıktan kurtulamamaktadır.

İnsanın zamanı, mekanı ve eşyayı rasyonel kullanmasını engelleyen bir olgu olarak ortaya çıkan bu profil; aydınlarımızın, düşünürlerimizin ve bilim adamlarının araştırma konusu olmalıdır.

Böyle bir çalışmaya yardımcı olmak, genç araştırmacılara bilgi toplamak ve doğduğum topraklara borçlu kalmamak amacıyla hazırladığım bu çalışma, hemen hemen 20 yıllık bir araştırmanın ürünüdür.

Kitapta, uzun yıllar boyunca ‘askere alma ve vergi toplama’ konularında hatırlanan, Anadolu’da ki Türkmen boylarının çileli, zor, sıkıntılı ve yokluk içinde geçen ömürlerinin hikâyesini bulabilirsiniz.

Persenk köyünün çevresi çok zengin, kültürel bir dokuya sahiptir. Bu doku, henüz gün ışığına çıkartılmamış ve Türk ekonomisine kazandırılmamıştır. Yapılacak bilimsel çalışmalarla ortaya çıkacak bilgiler hem Persenk köyünün önemini artıracak hem de bu konuda yeni yeni eserlerin yayınlanmasına imkân sağlayacaktır.

Bunun için de, Persenk köyü çevresindeki kültürel mirasın, biran evvel koruma altına alınarak muhafaza edilmesi halinde, bölgenin turizm bakımından bir cazibe merkezi haline gelmesi uzak değildir.

Bu çalışmamın, Persenk köyünün adını dünyaya duyuracağını ümit ediyor, bundan böyle dedelerimiz, atalarımız ve köyümüzle ilgili yalan – yanlış kavramların rafine edilmesinde, yardımcı olacağını düşünüyorum.

Persenk köyü ile ilgili olarak, bu kitap ilk ve son çalışma olmamalıdır. Bu kitabın devamı olabilecek yeni bir çalışmanın hazırlıklarına başlamış bulunmaktayım. Buna rağmen, konuya ilgi duyan diğer araştırmacıların da eserler üretmesini bekliyorum. Gelişmiş toplumlarla aramızda olan mesafeyi ancak, bu şekilde kapatabiliriz.