Kategori arşivi: Ankara

Ankara & İyi Kalpli Üvey Ana İndir

Ankara & İyi Kalpli Üvey Ana
Sizin hiç Ankara’da dayınız oldu mu? Benim bir kere oldu. Dayımdan ummazdım bunu kahroldum! İstanbul’da çözülmez işlerin içerisine girmiştim. Çözülmez dedimse yanlış anlamayın, bürokratik, kırtasiye işleri anlayacağınız. Babam yıllar sonra aslında benim bir dayımın olduğunu ama onun dar zamanlarda ortaya çıktığını kulağıma doğru fısıldayıverdi. Ben ona aklımda iyi kalsın ve diğer vilayetlerdeki sahici dayılarımla karıştırmayayım diye “dar zaman dayısı” adını vermiştim. Çok büyük bir kapıdan giriliyordu dayımın bulunduğu yere. İlk kez o zaman inanmıştım dayımın ne denli büyük olduğuna. Her kapı bir diğerine açılıyor bir sürü koridordan
 
geçiyordum. Yakamda ziyaretçi kartımla kaç merdiven çıktım bilmiyorum. Sonra bir refakatçi bayan eşliğinde yıllar sonra ilk kez karşılaşacağım dayımın odasına doğru yürüdüm. Dayım olacak adam sanki dünyanın bütün problemlerini gönüllü olarak üstlenmiş bir civanmert edasıyla meşguliyetini ima edercesine başıyla beni selamladı. Dilimin döndüğünce en kısa cümlelerle neden orada olduğumu anlatmaya çalıştım. Aslında beni dinlemiyor sadece dinliyormuş gibi yapıyordu. Önündeki neye yaradığı anlaşılmayan kâğıda adımı soyadımı yazarken ilk kez beni hiç unutmasın diye doyasıya “dayı” diye söylemeye hazırlanıyordum ki o benden evvel davrandı.

1916 Ankara Yangını & Felaketin Mantığı İndir

1916 Ankara Yangını & Felaketin Mantığı
Elinizdeki kitap, kıt kaynakları didik didik ederek, 1916 Ankara
Yangını’nın arka planını ve “felâketin mantığını” aydınlatmaya çalışıyor.
Bu yangın büyük bir maddi hasara yol açmakla kalmamış, şehrin
tarihinde bir dönüm noktası olmuştu. Ankara’nın çok etnili nüfus
yapısını “düzlemiş”, toplumsal ve ekonomik gücün el değiştirmesini
sağlamış; müstakbel ulus-devletin başkentinde “yoktan var etme”
anlatısına uygun, sıfırdan inşa edilecek bir boş saha açmıştı.
Taylan Esin ve Zeliha Etöz, o dönemde Anadolu’da çıkan/çıkarılan
yangınların bağlamı içinde, belgelere, tanıklıklara ve dönemin yerel
siyasi sorumlularına mercek tutarak, Ankara yangınının son derece
canlı bir analizini yapıyorlar.

“Devlet eliyle, kurumsal veya paramiliter güçlerin kullanılması
yoluyla gerçekleştirilen yangınlar… esas olarak ‘yerinden etme’
politikalarının bir parçası olarak değerlendirilmelidir. (…) Türkiye’de
de özellikle 1915’ten 1922 yılına kadar devam eden savaş yıllarında
yangın çıkartmak çokça başvurulmuş bir yol olmuştur. (…) 1915
Tehciri’ni izleyen dönemde Anadolu’nun pek çok yerinde çıkan/
çıkartılan yangınlar, şahit ve maruzlarının pek çoğunun kamuoyu
yaratmalarına fırsat tanımayan koşullar altında cereyan ettiği için
tarihin karanlıkları içinde kaybolup gitmiştir…”
SUAVİ AYDIN

Ankara 1939-1945 & II.Dünya Harbinde Gölgesinde İndir

Ankara 1939-1945 & II.Dünya Harbinde Gölgesinde
Tüm dünya II. Dünya Savaşı’nın en karanlık günlerini yaşarken Türkiye’nin başkenti Ankara’da durum neydi? 5 yıl 4 ay süren harbin gölgesindeki ülkemizin başkenti Ankara, bu zor süreçte, gerek bayındırlık gerekse sosyo-kültürel gelişmesini nasıl ve hangi şartlarda oluşturmaktaydı?

Atatürk’ün “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” düsturunu üstün başarıyla uygulayan Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve arkadaşları ülkemizi bu cehennemin dışında tutmayı nasıl başardılar?

Çocukluğunda; savaşın çalkantılı günleriyle birlikte genç cumhuriyetin kurumsallaşma çabalarına da tanıklık eden yazarın kaleminden bir kentin mimari varoluşu…

Yazar, söz konusu dönemin Ankara’sının modern mimarlık ve şehircilik ilkeleriyle toplumsal, kültürel ve sanatsal gelişmesini kendi anılarıyla beraber anlatıyor.

Ömrüm Ankara & Bir Ankara Şehrengizi İndir

Ömrüm Ankara & Bir Ankara Şehrengizi
Ankara’yı yazmak, görünen ve gösterilen bildik Ankara’nın ötesine geçerek şehrin binlerce yıllık özünü, ruhunu kavramak ve anlatmak…

Pek çok Ankara kitabı var, fakat hiçbirinde şehrin ruhuna, manasına nüfuza teşebbüs dahi edilmemiş. Bu anlamda Ankara en fazla hakkı yenilmiş şehrimiz. Gerçek Ankara bir meçhuldür; bilmek isteyen de yoktur! Çünkü bilmek bizi yük altına sokar, sorumlu kılar.

Cumhuriyetçiler onu yoktan var ettiklerini ilân ettiler, düpedüz yok saydılar; muarızları ise Cumhuriyetçilerin mabedsiz şehrine tepki olarak tahkiksiz Ankara düşmanı oldular.

D. Mehmet Doğan, Ankara’nın tarihte ve bilhassa tarihimizdeki yeri; kültürü, iktisadı, mimarisi, mûsukisi, insanı, yaşayışı… üzerine seksenli yıllardan itibaren bir hayli yazı kaleme aldı. Bu yazılar farklı üslubu ve muhtevası ile dikkat çekti, ilgi uyandırdı. “Ömrüm Ankara” gözden geçirilen bu yazılar yanında, Ankara’nın tarihine, iktisadına, geçmiş hayatına, kültürüne dair, çoğu yeni, hiç bir yerde yayınlanmamış yazılardan oluşuyor.

Ankara Öyküleri İndir

Ankara Öyküleri
Yolu Ankara’dan geçen yazarların öyküleri…

Ankaralı yazarlar, Ankara’da yaşamış yazarlar, Ankara’nın ekmeğini yiyip suyunu içen yazarlar; sizler için bu öyküleri kaleme aldılar, insanlarıyla, olaylarıyla, varlığıyla bu şehrin kendini size ispat etmek için… Yazmak onlardan, okumak, yorumlamak sizden…

Adnan Gerger, Ahmet Batman, Alper Akçam, Tekgül Arı, Handan Gökçek, Ayten Kaya Görgün, Arzu Demir, Aslı Solakoğlu, Ayşe Akaltun, Emre Yüksel, Esme Aras, Fulya Bayraktar, Sedat Erden, Ali Murat Ulus, Ayşe Kaygusuz, İlkay Nolyan, Nesime Açılmış, Ömer Ömürlü, Leyla İpek, Tolga Aydoğan, Hakan Bıçakçı.

Ankara 1939-1945 & II.Dünya Harbinde Gölgesinde İndir

Ankara 1939-1945 & II.Dünya Harbinde Gölgesinde
Tüm dünya II. Dünya Savaşı’nın en karanlık günlerini yaşarken Türkiye’nin başkenti Ankara’da durum neydi? 5 yıl 4 ay süren harbin gölgesindeki ülkemizin başkenti Ankara, bu zor süreçte, gerek bayındırlık gerekse sosyo-kültürel gelişmesini nasıl ve hangi şartlarda oluşturmaktaydı?

Atatürk’ün “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” düsturunu üstün başarıyla uygulayan Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve arkadaşları ülkemizi bu cehennemin dışında tutmayı nasıl başardılar?

Çocukluğunda; savaşın çalkantılı günleriyle birlikte genç cumhuriyetin kurumsallaşma çabalarına da tanıklık eden yazarın kaleminden bir kentin mimari varoluşu…

Yazar, söz konusu dönemin Ankara’sının modern mimarlık ve şehircilik ilkeleriyle toplumsal, kültürel ve sanatsal gelişmesini kendi anılarıyla beraber anlatıyor.

Cumhuriyet’in Ütopyası: Ankara İndir

Cumhuriyet’in Ütopyası: Ankara
Bu kitap Ankara hakkında pek çok hikaye anlatıyor. “Orta zamanlar”dan bugüne; taşra kasabasından başkente; Taşhan Meydanı’ndan Kızılay’a uzanan hikâyeler. Bu şehrin evleri, sokakları, kurumları ve insanları bu hikâyelerin kahramanları. Sinemalar, pastaneler, gazete binaları, türbeler, bakanlıklar, ticarethaneler, parklar, apartmanlar… Şehri farklı dönemlerde ve biçimlerde inşa eden ve onun tarafından inşa edilen her şey ve herkes. Yaşadığımız ve sevdiğimiz şehre bir gönül borcu gibi de
düşünülebilir bu kitap.

1916 Ankara Yangını & Felaketin Mantığı İndir

1916 Ankara Yangını & Felaketin Mantığı
Elinizdeki kitap, kıt kaynakları didik didik ederek, 1916 Ankara
Yangını’nın arka planını ve “felâketin mantığını” aydınlatmaya çalışıyor.
Bu yangın büyük bir maddi hasara yol açmakla kalmamış, şehrin
tarihinde bir dönüm noktası olmuştu. Ankara’nın çok etnili nüfus
yapısını “düzlemiş”, toplumsal ve ekonomik gücün el değiştirmesini
sağlamış; müstakbel ulus-devletin başkentinde “yoktan var etme”
anlatısına uygun, sıfırdan inşa edilecek bir boş saha açmıştı.
Taylan Esin ve Zeliha Etöz, o dönemde Anadolu’da çıkan/çıkarılan
yangınların bağlamı içinde, belgelere, tanıklıklara ve dönemin yerel
siyasi sorumlularına mercek tutarak, Ankara yangınının son derece
canlı bir analizini yapıyorlar.

“Devlet eliyle, kurumsal veya paramiliter güçlerin kullanılması
yoluyla gerçekleştirilen yangınlar… esas olarak ‘yerinden etme’
politikalarının bir parçası olarak değerlendirilmelidir. (…) Türkiye’de
de özellikle 1915’ten 1922 yılına kadar devam eden savaş yıllarında
yangın çıkartmak çokça başvurulmuş bir yol olmuştur. (…) 1915
Tehciri’ni izleyen dönemde Anadolu’nun pek çok yerinde çıkan/
çıkartılan yangınlar, şahit ve maruzlarının pek çoğunun kamuoyu
yaratmalarına fırsat tanımayan koşullar altında cereyan ettiği için
tarihin karanlıkları içinde kaybolup gitmiştir…”
SUAVİ AYDIN

1916 Ankara Yangını & Felaketin Mantığı İndir

1916 Ankara Yangını & Felaketin Mantığı
Elinizdeki kitap, kıt kaynakları didik didik ederek, 1916 Ankara
Yangını’nın arka planını ve “felâketin mantığını” aydınlatmaya çalışıyor.
Bu yangın büyük bir maddi hasara yol açmakla kalmamış, şehrin
tarihinde bir dönüm noktası olmuştu. Ankara’nın çok etnili nüfus
yapısını “düzlemiş”, toplumsal ve ekonomik gücün el değiştirmesini
sağlamış; müstakbel ulus-devletin başkentinde “yoktan var etme”
anlatısına uygun, sıfırdan inşa edilecek bir boş saha açmıştı.
Taylan Esin ve Zeliha Etöz, o dönemde Anadolu’da çıkan/çıkarılan
yangınların bağlamı içinde, belgelere, tanıklıklara ve dönemin yerel
siyasi sorumlularına mercek tutarak, Ankara yangınının son derece
canlı bir analizini yapıyorlar.

“Devlet eliyle, kurumsal veya paramiliter güçlerin kullanılması
yoluyla gerçekleştirilen yangınlar… esas olarak ‘yerinden etme’
politikalarının bir parçası olarak değerlendirilmelidir. (…) Türkiye’de
de özellikle 1915’ten 1922 yılına kadar devam eden savaş yıllarında
yangın çıkartmak çokça başvurulmuş bir yol olmuştur. (…) 1915
Tehciri’ni izleyen dönemde Anadolu’nun pek çok yerinde çıkan/
çıkartılan yangınlar, şahit ve maruzlarının pek çoğunun kamuoyu
yaratmalarına fırsat tanımayan koşullar altında cereyan ettiği için
tarihin karanlıkları içinde kaybolup gitmiştir…”
SUAVİ AYDIN

Ankara Araştırmaları Dergisi C4-S2 İndir

Ankara Araştırmaları Dergisi C4-S2
Erken Cumhuriyet döneminde modernitenin simgesi olan ve diğer şehirlere de örnek olması tasarlanan Ankara, gerçekten büyük bir dönüşüm yaşamıştır. Bu dönüşüm literatürde Ankara ile ilgili pek çok kent araştırmasına konu olmuştur.  Son yıllarda, Ankara yine büyük ve hızlı bir dönüşüm sürecine girmiştir. Bu kez bizlerin de tanıklık ettiği bu dönüşümün Ankara’yı yine kent araştırmalarının ilgi odağı haline getirdiğini gözlemlemekteyiz.
Ankara Araştırmaları Dergisi’nin 8. sayısında farklı disiplinlerden, araştırma verileri özgün olan çalışmalarla okuyucularımızın karşısındayız.  Yakın tarihimizdeki izlerini dahi hızla kaybettiğimiz günümüzde, hayatta kalan kuşağın belleklerindeki Ankara yansımalarını takip etmenin; akademik kent araştırmalarına önemli veriler sağlayacağını  öngörerek, derginin bu sayısından itibaren yeni bir bölümü de ekliyoruz :  Kent Anıları.
Derginin hakemli makalelerinden ilki,  1950’lerde ortaya çıkan ve çevrenin, bireylerin duygu ve davranışları üzerindeki etkilerini tanımlayan psikocoğrafya kavramı çerçevesinde Ulus’taki kentsel dönüşümü inceleyen bir araştırmadır. Ankara özelinde kent araştırmaları açısından daha önce deneyimlenmeyen yeni bir yöntem uygulayan bu çalışmanın, bundan sonraki araştırmalara da farklı bir ufuk açacağını umuyoruz.
Yaşamının büyük bir bölümünü Ankara’da geçirmiş olan 18. Yüzyıl şairlerinden Razi’nin Ankara ile ilgili 42 manzumesinin incelendiği ikinci makalenin ise Ankara tarihi ve kültürüne büyük katkı sağlayacağını   düşünmekteyiz.
Derginin üçüncü makalesi ise çok önemli bir kaynağı günyüzüne çıkarıyor. Ankara araştırmalarında daha çok  mimari yapılarıyla gündeme gelen Giulio Mongeri bu kez, 1897’de Ankara’ya yaptığı ilk seyahatinden ilginç gözlemleriyle karşımıza çıkıyor. Mongeri’nin bu seyahati sonrasında Illustrazione Italiana dergisinde yayımladığı notları, Ankara ile ilgili bilgi kaynaklarının oldukça sınırlı olduğu bir dönemi aydınlatıyor.
Bir diğer makale, Ankara’nın, mimarlık tarihi açısından Orta Yüzyıl modernizmini temsil eden yapılarından ve günümüzde ayakta olmayan Übeyde Elli Apartmanı‘nın mimari özgünlüğünün yanı sıra bu apartman özelinde  dönemin yaşam kültürüne de ışık tutuyor.
Ankara’nın iktisadi tarihinde çok önemli bir yeri olan sof kumaşının  Ankara Etnografya Müzesi’ndeki 5 adet örneğinin teknik olarak incelenerek belgelenmesi de kentin kültürel mirasınına önemli bir katkı sağlayacaktır.
Derginin görüş yazıları bölümünde de Ankara kent tarihinin önemli simalarından Nurullah Ataç’ın, 1950’li yıllarda Ankara sinemalarında gösterimde olan filmler üzerinden Ankara’nın sosyal ve kültürel hayatına ilişkin değerlendirmelerini içeren keyifli bir yazı yer alıyor.