Kategori arşivi: Mimari

Beklenmedik Karşılaşmalar & Mimarlıkla İlişki Bağlamında 2000’li Yılların Çağdaş Sanat Çalışmaları İndir

Beklenmedik Karşılaşmalar & Mimarlıkla İlişki Bağlamında 2000’li Yılların Çağdaş Sanat Çalışmaları
Beklenmedik Karşılaşmalar, 2000 yılından bu yana sergilenmiş, çevrelendiği mimari alanla kuvvetli ilişkiler kuran sanat çalışmalarından geniş bir seçki kurma girişimi. Görsel sanatlar alanında mimari bir boyutu olan yakın dönem çalışmalarına odaklanarak güncel söylemin nabzını tutabilmek amacıyla belirlendi bu zaman aralığı. Seçkideki işlerin ortak noktaları bir yere, bir mekâna sahip çıkmaları, çevreleme ve çevrelenme kavramlarıyla uğraşmaları ve mimari bağlama yüklenen yararcı ve işlevsel beklentilere meydan okumaları. 50 sanatçının birer çalışmasına yer verilen seçkide işler hakkında kısa birer yazı yer alıyor.

Modulor (2 Cilt) İndir

Modulor (2 Cilt)
1. Cilt: Modulor / Mimarlıkta ve Mekanikte Evrensel Olarak Uygulanabilir, İnsan Ölçeğinde Bir Armonik Ölçü Üzerine Deneme

2. Cilt: Modulor 2 / 1955 (Söz Kullanıcılarda) “Modulor”un (1948) Devamı

“Le Corbusier” mahlasıyla 20. yüzyıl mimarlığına ve şehir planlamasına damgasını vuran İsviçre kökenli ünlü Fransız mimar Charles-Édouard Jeanneret’nin (1887-1965), mimarlık tarihinde bir başyapıt olarak kabul edilen ve mimarlıktan sosyolojiye, şehircilikten siyaset bilimine pek çok disiplini içeren geniş bir perspektifte hakkında yüzlerce tez, kitap ve makale yayımlanarak uluslararası mimarlık alanında uzun yıllar tartışma konusu edilen kült kitabı Modulor nihayet Türkçede…

Éditions L’Architecture d’Aujourd’hui tarafından sırasıyla 1950 ve 1955 yıllarında iki cilt halinde basılan ve içeriğiyle olduğu kadar boyutu, görsel malzemesi, görsel malzemesinin sunumu, tipografisi, sayfa ve kapak tasarımlarıyla da son derece özgün olan bu kitabın Türkçe basımı, orijinal baskılara sadık kalınarak yayımlandı.

İlk hazırlık aşamaları daha öncesine dayanmakla birlikte, esas olarak 2. Dünya Savaşı’nın ardından Avrupa şehirlerinde yaşanan topyekûn Yeniden İnşa sürecine ve Amerika’nın başını çektiği modern sanayileşme hamlesine paralel olarak ortaya çıkan Modulor, çağın acil ihtiyaç duyduğu hızlı ve seri üretim için standartlaşmayı ve dolayısıyla tüm ülkeler ve toplumlar için standart bir ölçü sistemini önerir. Savaş sonrasında yaşanan konut sıkıntısı gözetilerek, mimarlıkta ve yapı endüstrisinde prefabrik yapı elemanlarının seri üretimini kolaylaştırmak ve evrenselleştirerek tüm dünyada uygulanabilir kılmak hedeflenir.

Le Corbusier’nin “Modulor” adını verdiği bu sistem, o dönem geçerli olan metre’ye ve İngiliz ölçü sistemi inç-foot’a (ayak-başparmak) meydan okuyarak yepyeni bir model ortaya koyar. Mimar, insan bedeninin boyutlarına ve Altın Oran hesabına dayanarak, “kolunu kaldırmış bir adam” boyu (bir insanın elini kaldırdığında erişebildiği yükseklik) olarak kabul edilen 226 cm ve onun belli bir mantıkla geliştirilen sayı dizilerinden bütünlüklü ve tutarlı bir ölçü sistemi inşa ettiğini iddia eder.

Albert Einstein’ın, sistemini inceledikten sonra sarf ettiği “kötüyü güç, iyiyi kolay kılıyor” sözünü motto olarak benimseyen Le Corbusier, Modulor kitabının 1950 tarihli ilk cildinde bu ölçü modelini tarihçesiyle birlikte anlatmaya ve uygulamalı örneklerle kanıtlamaya çalışırken, ikinci cildinde, daha ortaya atılır atılmaz oldukça sansasyon yaratan önerisine dünyanın farklı noktalarından gelen tepkileri ve yanıtları aktararak tartışmaya açar ve savını geliştirir.

Modulor kitabı Türk okurlar için de ayrı bir öneme sahip. Nitekim Le Corbusier, savını desteklemek üzere verdiği örnek çizimler içinde, 1911 yılında çıktığı Şark Seyahati sırasında geldiği İstanbul’da Ayasofya, Topkapı ve Kariye için yaptığı krokilere ve çeşitli gözlemlerine yer verir.

Beklenmedik Karşılaşmalar & Mimarlıkla İlişki Bağlamında 2000’li Yılların Çağdaş Sanat Çalışmaları İndir

Beklenmedik Karşılaşmalar & Mimarlıkla İlişki Bağlamında 2000’li Yılların Çağdaş Sanat Çalışmaları
Beklenmedik Karşılaşmalar, 2000 yılından bu yana sergilenmiş, çevrelendiği mimari alanla kuvvetli ilişkiler kuran sanat çalışmalarından geniş bir seçki kurma girişimi. Görsel sanatlar alanında mimari bir boyutu olan yakın dönem çalışmalarına odaklanarak güncel söylemin nabzını tutabilmek amacıyla belirlendi bu zaman aralığı. Seçkideki işlerin ortak noktaları bir yere, bir mekâna sahip çıkmaları, çevreleme ve çevrelenme kavramlarıyla uğraşmaları ve mimari bağlama yüklenen yararcı ve işlevsel beklentilere meydan okumaları. 50 sanatçının birer çalışmasına yer verilen seçkide işler hakkında kısa birer yazı yer alıyor.

Yapı 394 – Mimarlık Tasarım Kültür Sanat Eylül 2014 İndir

Yapı 394 – Mimarlık Tasarım Kültür Sanat Eylül 2014
YAPI Dergisi’nin Eylül sayısında ağırlıklı olarak dünyadan ve Türkiye’den spor tesisleri yer alıyor. Beş spor yapısı, stadyumdan, buz pistine, yüzme merkezine dek çeşitleniyor. Bu proje öbeğinin yanısıra iki kamusal işlevli yapı da ayrıntılı olarak yer alıyor: Danimarka’da Müzik Evi ve Beyrut’da bir Enstitü. Dergide ayrıca çeşitli konulara ilişkin makaleler yer alıyor. Güncel Dosya: Kuraklık Kapıda Mı? Bu ay güncel dosyada iklimsel açıdan uçlarda yaşanan bu dönem susuzluk ekseninde ele alınıyor. Aysun Koca’nun hazırladığı dosyada İTÜ Afet Yönetimi ve Meteoroloji Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu ve Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Emine Girgin ile yaptığımız söyleşilere yer veriliyor. Müzik Evi COOP HIMMELB(L)AU’nun tasarladığı Müzik Evi Danimarka’nın Aalborg kentinde yer alıyor. Tıpkı müzik enstrümanlarının yapısındaki sesi artıran öğeler gibi mimari de, bu projede yaratıcılığı artıran bir öğe olarak işlev görüyor.

Issam Fares Kamu Politikaları ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Yapı, kesişen güzergâhların geometrisinden yükselerek birbirine kenetlenen bir dizi platform olarak ortaya çıkıyor. Zaha Hadid Architects’in tasarladığı Enstitü, Lübnan’ın Beyrut kentinde yer alıyor. Jules Ladoumegue Spor Merkezi Dietmar Feichtinger Architectes’in tasarladığı Merkez, Paris ve çeperleri arasındaki yeni kentsel devamlılığın bir göstergesi. Mekân yaklaşımında, kentle bütünleşme, işlevsellik ve bunların yanısıra ışık, saydamlık ve konfor derin bir biçimde tasarımı etkilemiş.

Mersin Stadyumu Yapı kabuğu, yapının bulunduğu çevre ile sınırını oluşturan ve aralarındaki ilişkiyi tanımlayan, kurgulanan yaşantıyı simgeleyen bir üst kimlik. Projenin tasarımı Bahadır Kul Architects’e ait. Singapur Spor Merkezi Yeni bir kültürel simge olarak stadyum, tribünlerini ve çatısını kıyıya ve kent siluetine açarak kentle yakın ilişki kurmayı amaçlıyor. Ulusal Stadyum, OCBC Su Sporları Merkezi ve OCBC Arenas olmak üzere iki farklı ve önemli spor tesisiyle tamamlanan kompleks DP Architects + Arup + AECOM ortak tasarımı. Kayseri Buz Pisti Bahadır Kul Mimarlık’ın yaptığı kütlesel tasarımda buz ve hava ilişkisi sorgulanarak yapıya yansıtılmış. Buz kütlesinde erimeden dolayı oluşan çekilmelerin verdiği değişim kütle formuna etki etmiş.

Bolu Yüzme Merkezi Bolu Yüzme Merkezi‘nin mimari tasarımında iklim koşulları, yön, uygulanabilirlik ve tesisin işletme ekonomisi ön planda tutulmuş, mimari proje, açıların ve eğimin okunabileceği, hareketli bir dilde çözümlenmiş. Projenin tasarımı Yalın Tasarım Mimarlık Hizmetleri’ne ait. Derindere Filo Kiralama Yönetim Bürosu TeamFores’in Kâğıthane’deki tasarımında eklektik yapılanmadan uzak, başka bir örneğe öykünmeyen bir büro yapısı ile aidiyetin tek bir mekânla sınırlandırılmadığı, her kullanıcının bütün mekânı sahiplendiği bir büro yaratmak projenin ana fikri olmuş. Ayrıca; – Datça’yı da Yitiriyoruz!; Erdem Yücel – Peter Zumthor’un İzlerini Aramak; Pınar Öktem Erkartal – Enerji Etkinliğini Veriyle Olumlama: Bina İzlemenin Önemi; Irmak Turan – Yapılarda Kullanılan Nanoürünlerin Sağlık Riskleri; Sezgin Bilgin, S. Müjdem Vural – “Yolda”; İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi YAPI Eylül sayısında.

Turquerie ve Temsil Politikası, 1728-1876 İndir

Turquerie ve Temsil Politikası, 1728-1876
On sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıllarda Batı Avrupa’daki Osmanlı/Türk esinli mimarinin incelenmesine adanmış ilk kitap boyutundaki bu çalışmada Nebahat Avcıoğlu, kültürel sınırlar meselesinde ayrımları değil, çeşitliliğin uyumunu vurguluyor. Egzotizmin sınırlarına indirgenen turquerie’yi, kültürlerarası bir sanat formu olarak değerlendiriyor. Yazar, bugüne kadar ihmal edilmiş resimlere, tasarımlara ve binalara bakarak Batı’nın Osmanlı İmparatorluğu ilgisini öztemsil ve milli politika mefhumlarına bağlıyor. Turquerie ve Temsil Politikası, 1728-1876, Avrupalıların ilham için, ne gibi etkiler altında, neden Türklere döndüğünü araştırırken, bu dönemdeki sanat ve mimarinin kapsamlı bir kültürel yorumlamasını sunuyor.

Avcıoğlu, üç özel bina tipini inceliyor: köşkler, camiler ve hamamlar. Bunları da Batı Avrupa’da inşa edilen ilk dört başı mamur örneklerinden seçiyor ve bu yapılarla mimari form ve üslupların kültürel siyasetini derinlemesine araştırıyor. Yazara göre bu bina tiplerinin özümsenmesi kazara olmadığı gibi sadece Avrupa’nın başka bir kültüre hakimiyetini de göstermez. Özünde diyalektik bir süreçti bu ve hem Batı’da hem de Doğu’da kültürlerötesileşmeye katkıda bulunmuştu.

Perspektif ve Perspektifte Gölge Çizimi İndir

Perspektif ve Perspektifte Gölge Çizimi
Prof. Dr. Esen Onat bu kitabında, anlaşılması ve uygulamada kullanılması çok kolay olmayabilecek teorik kuralları öne çıkarmadan herhangi bir nesnenin perspektifini elde edebilmek için yapılması gereken işlemleri, belirli ve sıralı adımlar halinde ortaya koymakta, böylece çözümü kolayca anlaşılabilir ve uygulanabilir bir sürece indirgemektedir.

Bu yaklaşımda, perspektifle ilgili ön bilgiler kısaca açıklandıktan sonra okuyucuya doğrudan uygulama süreçleri adım adım izletilmekte ve okuyucu adeta yaparak ve yaşayarak bir öğrenme sürecine sokulmaktadır. Bu kitapta bir yandan uygulama süreçleri izlenirken bir yandan da yeri geldikçe yapılan işlemlerin nedenleri de belirtilerek teorik dayanaklar gereken yerde, gerektiği kadar açıklanmaktadır.

Üç değişik metotla perspektif elde edilmesine ilişkin süreçlerin yanı sıra doğal ve yapay ışık kaynaklarının neden olduğu gölge oluşumlarını belirleme süreçlerinin de açıklandığı bu kitapta yer alan perspektif ve gölge kurallarının özümsenmesi, tasarlamada üç boyutlu düşünebilme, imgeleyebilme ve ifade edebilme bakımlarından da büyük önem taşımaktadır.

Mimarlıkta Yapıma Katkıda Bulunan Bilgi Modelleme Teknolojisine Giriş ve Örnekler İndir

Mimarlıkta Yapıma Katkıda Bulunan Bilgi Modelleme Teknolojisine Giriş ve Örnekler
Bilgisayar ve iletişim sistemlerindeki gelişmeler, bilgisayar hizmetlerinin mimariye sunulmasını hızlandırmaktadır. Mimarlık pratiğinde yer alan teknolojik gelişmelerden Yapı Bilgi Modelleme Teknolojisi, yapının geometrisini, mekânsal ilişkileri, yapı bileşenlerinin miktar ve özelliklerini kapsamaktadır. Yapı Bilgi Modelleme, bilgi teknolojilerinin yapı sektöründe uygulanarak geliştirilen yapı/tasarım çözümleri ve bu çözümlerle oluşturulan sistemlerdir. İnşaat ve kullanım süreçlerinde yapının tüm yaşam döngüsünü göstermek için kullanılabilmektedir.
Kitapta, mimarlık eğitim ve uygulamalarında yapıma katkıda bulunan bilgi modelleme teknolojisine giriş yapılmaktadır. Yapı Bilgi Modelleme Teknolojisi Temel Özellikleri ve Araçları aktarılmıştır. Yapı Bilgi Modelleme Teknolojisi kullanılmış olan uygulamalardan örnekler sunulmuş, mimarlık pratiğinde yer alan teknolojik gelişmelerden Yapı Bilgi Modelleme Teknolojisi’nin mimarlık mesleğine etkileri incelenmiştir.