Kategori arşivi: Psikoloji Tarihi

Türk Muhafazakarlığı & Çok Partili Siyasal Hayattan 12 Eylül’e İndir

Türk Muhafazakarlığı & Çok Partili Siyasal Hayattan 12 Eylül’e
Muhafazakârlık kavramı ile ilgili çalışmalar kavramın tanımlama güçlüğünden bahsederler. Konu Türk muhafazakârlığı olduğunda tanımlama çabası oldukça güçleşir. Sağ kanat partilerin çoğu bu sıfatı açık ya da üstük olarak kabul ederler ve benimserler. Fakat benimsedikleri sıfatın ne anlama geldiği açık değildir. İslamcılıktan ya da milliyetçilikten bağımsız bir Türk muhafazakârlığından bahsedilebilir mi?

Bahsedebiliyorsak muhafazakârlığı, Türk sağının diğer akımlarından ayıran özellikleri nelerdir? Diğer taraftan Türk muhafazakârlığının batılı örnekleriyle ayrılan ya da ortak yönleri mevcut mudur?

Siyaset, fikirden bağımsız düşünülemez. Bu nedenle Türk muhafazakârlığını anlamak için soracağımız soruların cevabını siyasette değil fikirde aramalıyız. Elinizdeki kitap çok partili siyasal hayattan 12 Eylül darbesine uzanan dönemde eser vermiş altı düşünürün (Peyami Safa, Mümtaz Turhan, Osman Turan, Ali Fuat Başgil, İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Erol Güngör) eserlerinden hareketle Türk muhafazakârlığını tanımlamayı hedefliyor; Türk muhafazakârlığının zihnî koordinatları üzerinden bir fikir haritasını çıkarmayı deniyor.

Türk Muhafazakarlığı & Çok Partili Siyasal Hayattan 12 Eylül’e İndir

Türk Muhafazakarlığı & Çok Partili Siyasal Hayattan 12 Eylül’e
Muhafazakârlık kavramı ile ilgili çalışmalar kavramın tanımlama güçlüğünden bahsederler. Konu Türk muhafazakârlığı olduğunda tanımlama çabası oldukça güçleşir. Sağ kanat partilerin çoğu bu sıfatı açık ya da üstük olarak kabul ederler ve benimserler. Fakat benimsedikleri sıfatın ne anlama geldiği açık değildir. İslamcılıktan ya da milliyetçilikten bağımsız bir Türk muhafazakârlığından bahsedilebilir mi?

Bahsedebiliyorsak muhafazakârlığı, Türk sağının diğer akımlarından ayıran özellikleri nelerdir? Diğer taraftan Türk muhafazakârlığının batılı örnekleriyle ayrılan ya da ortak yönleri mevcut mudur?

Siyaset, fikirden bağımsız düşünülemez. Bu nedenle Türk muhafazakârlığını anlamak için soracağımız soruların cevabını siyasette değil fikirde aramalıyız. Elinizdeki kitap çok partili siyasal hayattan 12 Eylül darbesine uzanan dönemde eser vermiş altı düşünürün (Peyami Safa, Mümtaz Turhan, Osman Turan, Ali Fuat Başgil, İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Erol Güngör) eserlerinden hareketle Türk muhafazakârlığını tanımlamayı hedefliyor; Türk muhafazakârlığının zihnî koordinatları üzerinden bir fikir haritasını çıkarmayı deniyor.

Türk Muhafazakarlığı & Çok Partili Siyasal Hayattan 12 Eylül’e İndir

Türk Muhafazakarlığı & Çok Partili Siyasal Hayattan 12 Eylül’e
Muhafazakârlık kavramı ile ilgili çalışmalar kavramın tanımlama güçlüğünden bahsederler. Konu Türk muhafazakârlığı olduğunda tanımlama çabası oldukça güçleşir. Sağ kanat partilerin çoğu bu sıfatı açık ya da üstük olarak kabul ederler ve benimserler. Fakat benimsedikleri sıfatın ne anlama geldiği açık değildir. İslamcılıktan ya da milliyetçilikten bağımsız bir Türk muhafazakârlığından bahsedilebilir mi?

Bahsedebiliyorsak muhafazakârlığı, Türk sağının diğer akımlarından ayıran özellikleri nelerdir? Diğer taraftan Türk muhafazakârlığının batılı örnekleriyle ayrılan ya da ortak yönleri mevcut mudur?

Siyaset, fikirden bağımsız düşünülemez. Bu nedenle Türk muhafazakârlığını anlamak için soracağımız soruların cevabını siyasette değil fikirde aramalıyız. Elinizdeki kitap çok partili siyasal hayattan 12 Eylül darbesine uzanan dönemde eser vermiş altı düşünürün (Peyami Safa, Mümtaz Turhan, Osman Turan, Ali Fuat Başgil, İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Erol Güngör) eserlerinden hareketle Türk muhafazakârlığını tanımlamayı hedefliyor; Türk muhafazakârlığının zihnî koordinatları üzerinden bir fikir haritasını çıkarmayı deniyor.

İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri & Şiddet ve Saldırganlık Üzerine Bir İnceleme İndir

İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri & Şiddet ve Saldırganlık Üzerine Bir İnceleme
Saldırganlık, genlerimizde biyolojik olarak var olduğu sürece kendiliğinden bir tepki değil; insanın dirimsel çıkarlarına, bir başka deyişle gelişmesine, kendinin ve türünün varlığına yönelik tehditlere karşı bir savunmadır. Bu savunucu saldırganlık, belli ilkel koşullar altında –insanların birbirini pek tehdit etmediği zamanlarda– göreceli olarak azdı. İnsan, o zamandan bu yana olağanüstü bir gelişme göstermiştir. İnsanın bu süreci tamamlayacağını ve hiç kimsenin tehdit edilmediği –anne-babaların çocukları, üstlerin anne-babaları, bir toplumsal sınıfın başka bir toplumsal sınıfı, bir ulusun başka bir ulusu tehdit etmediği–  bir toplum kuracağını düşünmek akla yatkın bir varsayımdır. Bu amacı gerçekleştirmek ekonomik, siyasal, kültürel ve ruhsal nedenlerden dolayı çok güçtür. Dünya uluslarının putlara –üstelik ayrı ayrı putlara– tapmaları ve bu nedenle, birbirlerinin dillerini anlasalar bile birbirlerine anlayış göstermemeleri de ek bir güçlük yaratmaktadır. Bu güçlükleri göz ardı etmek ahmaklık olur ama tüm verileri kapsayan görgül incelemenin ortaya koyduğuna göre siyasal ve ruhsal engeller ortadan kaldırılırsa yakın sayılabilecek bir gelecekte böyle bir dünyanın kurulması gerçekten olanaklıdır.

İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri & Şiddet ve Saldırganlık Üzerine Bir İnceleme İndir

İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri & Şiddet ve Saldırganlık Üzerine Bir İnceleme
Saldırganlık, genlerimizde biyolojik olarak var olduğu sürece kendiliğinden bir tepki değil; insanın dirimsel çıkarlarına, bir başka deyişle gelişmesine, kendinin ve türünün varlığına yönelik tehditlere karşı bir savunmadır. Bu savunucu saldırganlık, belli ilkel koşullar altında –insanların birbirini pek tehdit etmediği zamanlarda– göreceli olarak azdı. İnsan, o zamandan bu yana olağanüstü bir gelişme göstermiştir. İnsanın bu süreci tamamlayacağını ve hiç kimsenin tehdit edilmediği –anne-babaların çocukları, üstlerin anne-babaları, bir toplumsal sınıfın başka bir toplumsal sınıfı, bir ulusun başka bir ulusu tehdit etmediği–  bir toplum kuracağını düşünmek akla yatkın bir varsayımdır. Bu amacı gerçekleştirmek ekonomik, siyasal, kültürel ve ruhsal nedenlerden dolayı çok güçtür. Dünya uluslarının putlara –üstelik ayrı ayrı putlara– tapmaları ve bu nedenle, birbirlerinin dillerini anlasalar bile birbirlerine anlayış göstermemeleri de ek bir güçlük yaratmaktadır. Bu güçlükleri göz ardı etmek ahmaklık olur ama tüm verileri kapsayan görgül incelemenin ortaya koyduğuna göre siyasal ve ruhsal engeller ortadan kaldırılırsa yakın sayılabilecek bir gelecekte böyle bir dünyanın kurulması gerçekten olanaklıdır.

İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri & Şiddet ve Saldırganlık Üzerine Bir İnceleme İndir

İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri & Şiddet ve Saldırganlık Üzerine Bir İnceleme
Saldırganlık, genlerimizde biyolojik olarak var olduğu sürece kendiliğinden bir tepki değil; insanın dirimsel çıkarlarına, bir başka deyişle gelişmesine, kendinin ve türünün varlığına yönelik tehditlere karşı bir savunmadır. Bu savunucu saldırganlık, belli ilkel koşullar altında –insanların birbirini pek tehdit etmediği zamanlarda– göreceli olarak azdı. İnsan, o zamandan bu yana olağanüstü bir gelişme göstermiştir. İnsanın bu süreci tamamlayacağını ve hiç kimsenin tehdit edilmediği –anne-babaların çocukları, üstlerin anne-babaları, bir toplumsal sınıfın başka bir toplumsal sınıfı, bir ulusun başka bir ulusu tehdit etmediği–  bir toplum kuracağını düşünmek akla yatkın bir varsayımdır. Bu amacı gerçekleştirmek ekonomik, siyasal, kültürel ve ruhsal nedenlerden dolayı çok güçtür. Dünya uluslarının putlara –üstelik ayrı ayrı putlara– tapmaları ve bu nedenle, birbirlerinin dillerini anlasalar bile birbirlerine anlayış göstermemeleri de ek bir güçlük yaratmaktadır. Bu güçlükleri göz ardı etmek ahmaklık olur ama tüm verileri kapsayan görgül incelemenin ortaya koyduğuna göre siyasal ve ruhsal engeller ortadan kaldırılırsa yakın sayılabilecek bir gelecekte böyle bir dünyanın kurulması gerçekten olanaklıdır.

Türk Muhafazakarlığı & Çok Partili Siyasal Hayattan 12 Eylül’e İndir

Türk Muhafazakarlığı & Çok Partili Siyasal Hayattan 12 Eylül’e
Muhafazakârlık kavramı ile ilgili çalışmalar kavramın tanımlama güçlüğünden bahsederler. Konu Türk muhafazakârlığı olduğunda tanımlama çabası oldukça güçleşir. Sağ kanat partilerin çoğu bu sıfatı açık ya da üstük olarak kabul ederler ve benimserler. Fakat benimsedikleri sıfatın ne anlama geldiği açık değildir. İslamcılıktan ya da milliyetçilikten bağımsız bir Türk muhafazakârlığından bahsedilebilir mi?

Bahsedebiliyorsak muhafazakârlığı, Türk sağının diğer akımlarından ayıran özellikleri nelerdir? Diğer taraftan Türk muhafazakârlığının batılı örnekleriyle ayrılan ya da ortak yönleri mevcut mudur?

Siyaset, fikirden bağımsız düşünülemez. Bu nedenle Türk muhafazakârlığını anlamak için soracağımız soruların cevabını siyasette değil fikirde aramalıyız. Elinizdeki kitap çok partili siyasal hayattan 12 Eylül darbesine uzanan dönemde eser vermiş altı düşünürün (Peyami Safa, Mümtaz Turhan, Osman Turan, Ali Fuat Başgil, İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Erol Güngör) eserlerinden hareketle Türk muhafazakârlığını tanımlamayı hedefliyor; Türk muhafazakârlığının zihnî koordinatları üzerinden bir fikir haritasını çıkarmayı deniyor.

Türk Muhafazakarlığı & Çok Partili Siyasal Hayattan 12 Eylül’e İndir

Türk Muhafazakarlığı & Çok Partili Siyasal Hayattan 12 Eylül’e
Muhafazakârlık kavramı ile ilgili çalışmalar kavramın tanımlama güçlüğünden bahsederler. Konu Türk muhafazakârlığı olduğunda tanımlama çabası oldukça güçleşir. Sağ kanat partilerin çoğu bu sıfatı açık ya da üstük olarak kabul ederler ve benimserler. Fakat benimsedikleri sıfatın ne anlama geldiği açık değildir. İslamcılıktan ya da milliyetçilikten bağımsız bir Türk muhafazakârlığından bahsedilebilir mi?

Bahsedebiliyorsak muhafazakârlığı, Türk sağının diğer akımlarından ayıran özellikleri nelerdir? Diğer taraftan Türk muhafazakârlığının batılı örnekleriyle ayrılan ya da ortak yönleri mevcut mudur?

Siyaset, fikirden bağımsız düşünülemez. Bu nedenle Türk muhafazakârlığını anlamak için soracağımız soruların cevabını siyasette değil fikirde aramalıyız. Elinizdeki kitap çok partili siyasal hayattan 12 Eylül darbesine uzanan dönemde eser vermiş altı düşünürün (Peyami Safa, Mümtaz Turhan, Osman Turan, Ali Fuat Başgil, İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Erol Güngör) eserlerinden hareketle Türk muhafazakârlığını tanımlamayı hedefliyor; Türk muhafazakârlığının zihnî koordinatları üzerinden bir fikir haritasını çıkarmayı deniyor.

Türk Muhafazakarlığı & Çok Partili Siyasal Hayattan 12 Eylül’e İndir

Türk Muhafazakarlığı & Çok Partili Siyasal Hayattan 12 Eylül’e
Muhafazakârlık kavramı ile ilgili çalışmalar kavramın tanımlama güçlüğünden bahsederler. Konu Türk muhafazakârlığı olduğunda tanımlama çabası oldukça güçleşir. Sağ kanat partilerin çoğu bu sıfatı açık ya da üstük olarak kabul ederler ve benimserler. Fakat benimsedikleri sıfatın ne anlama geldiği açık değildir. İslamcılıktan ya da milliyetçilikten bağımsız bir Türk muhafazakârlığından bahsedilebilir mi?

Bahsedebiliyorsak muhafazakârlığı, Türk sağının diğer akımlarından ayıran özellikleri nelerdir? Diğer taraftan Türk muhafazakârlığının batılı örnekleriyle ayrılan ya da ortak yönleri mevcut mudur?

Siyaset, fikirden bağımsız düşünülemez. Bu nedenle Türk muhafazakârlığını anlamak için soracağımız soruların cevabını siyasette değil fikirde aramalıyız. Elinizdeki kitap çok partili siyasal hayattan 12 Eylül darbesine uzanan dönemde eser vermiş altı düşünürün (Peyami Safa, Mümtaz Turhan, Osman Turan, Ali Fuat Başgil, İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Erol Güngör) eserlerinden hareketle Türk muhafazakârlığını tanımlamayı hedefliyor; Türk muhafazakârlığının zihnî koordinatları üzerinden bir fikir haritasını çıkarmayı deniyor.

Türk Muhafazakarlığı & Çok Partili Siyasal Hayattan 12 Eylül’e İndir

Türk Muhafazakarlığı & Çok Partili Siyasal Hayattan 12 Eylül’e
Muhafazakârlık kavramı ile ilgili çalışmalar kavramın tanımlama güçlüğünden bahsederler. Konu Türk muhafazakârlığı olduğunda tanımlama çabası oldukça güçleşir. Sağ kanat partilerin çoğu bu sıfatı açık ya da üstük olarak kabul ederler ve benimserler. Fakat benimsedikleri sıfatın ne anlama geldiği açık değildir. İslamcılıktan ya da milliyetçilikten bağımsız bir Türk muhafazakârlığından bahsedilebilir mi?

Bahsedebiliyorsak muhafazakârlığı, Türk sağının diğer akımlarından ayıran özellikleri nelerdir? Diğer taraftan Türk muhafazakârlığının batılı örnekleriyle ayrılan ya da ortak yönleri mevcut mudur?

Siyaset, fikirden bağımsız düşünülemez. Bu nedenle Türk muhafazakârlığını anlamak için soracağımız soruların cevabını siyasette değil fikirde aramalıyız. Elinizdeki kitap çok partili siyasal hayattan 12 Eylül darbesine uzanan dönemde eser vermiş altı düşünürün (Peyami Safa, Mümtaz Turhan, Osman Turan, Ali Fuat Başgil, İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Erol Güngör) eserlerinden hareketle Türk muhafazakârlığını tanımlamayı hedefliyor; Türk muhafazakârlığının zihnî koordinatları üzerinden bir fikir haritasını çıkarmayı deniyor.