Kategori arşivi: Norveççe

Küçük At İndir

Küçük At
22 Eylül 1241’de Snorre Sturlason yaşamının son yıllarını geçirdiği Reykholt çiftliğinde öldürüldü. Zamanında önemli bir tarihçi olarak ün yapmıştı ama aynı zamanda politikada da çok etkiliydi.

Küçük At, Snorre’nin yaşamının son beş gününün romanı. Oğlu Oraekja’nın ona karşı döneceği korkusuna kapılmıştır. Snorre kendi yaşamı üzerine bir saga yazmak istemektedir. Bu sagada Norveç’te
ve İzlanda’da ona karşı yapılanları da anlatacaktır. Kendisinin güç delisi, hain bir ayyaş olduğuna dair çıkan söylentilere karşı da kendini savunacaktır. Aynı zamanda Snorre büyük aşkını, onu her bakımdan güçlendiren, yenileyen kadını beklemektedir. Çiftliğin hemen yakınında ise katiller aldıkları emri yerine getirmek için son hazırlıklarını tamamlamaktadırlar.

Thorvald Steen, yerel, tarihsel bir olaydan yola çıkarak evrensel bir yapıt yaratıyor. Küçük At, aşkın, kıskançlığın, ihtirasın ve ihanetin romanı…

Mavi Kurtlar Pelle İle Prof İndir

Mavi Kurtlar Pelle İle Prof
Pelle’nin babası sanatçı olarak büyük başarı kazandıktan sonra evden uzak durmaya başlar. Tablolarını ve totemlerini ilk kez sergilediği galeride “Mavi Kurtlar” adındaki tablosuyla çok ilgilenen sarışın, genç ve güzel bir kızla biraz ilginç bir konuşma yapması merak uyandırır çevresinde. Prof da çok kızgındır. Teyzesi sokağın ortasında bir grup genç tarafından kaldırıma düşürülmüştür. Yaşlı kadının kürk paltosunu da kullanılmayacak duruma getiren gençlerin imzası “Mavi Kurtlar”dır. Bunun üzerine Pelle ve Prof kendilerini yeni bir olayın izini sürerken bulurlar. Ama bu kez peşine düştüklerinin kim olduğunu anladıklarında kimin yanında, kimin karşısında yer alacaklarına karar vermeleri o kadar kolay değildir. Yine de Prof’un merakı ve Pelle’nin babasının açıklanamaz davranışları onları Oslo’dan Kopenhag’a uzanan bir izin peşine düşürür.

Kuşlar İndir

Kuşlar
“Evde bir iz kaldı. Kuş vuruldu, gözlerini yumdu, taşın altına kondu – ancak iz kaldı.” Buz Sarayı’nın yazarı, İskandinav Edebiyat Ödülü sahibi Tarjei Vesaas’tan, nahif olduğu kadar şiddetli, aldatıcı basitlikte, sarsıcı bir roman: Kuşlar… Kahramanımız Mattis, ablası Hege ile Norveç ormanlarının derinliklerinde bir gölün kıyısındaki kulübelerinde yaşar. Mattis bedenen bir yetişkin olsa da hayata çocuk gözleriyle bakar, öyle çalışır onun aklı. Ablası, ördüğü kazaklarla evi geçindirirken Mattis’i de insan içine çıkmaya, çalışmaya teşvik eder. Sonunda kayıkçı olmaya karar veren Mattis’in ilk ve tek yolcusu olan yabancı, hayatlarını hiç ummadıkları şekilde değiştirecektir… XX. yüzyıl İskandinav edebiyatının en önemli isimlerinden Tarjei Vesaas’u zirveye taşıyan romanı Kuşlar, ilk defa Türkçede; Deniz Canefe’nin kusursuz çevirisiyle… “Bir başyapıt.” – Literary Review “Gerçek bir edebî şaheser.” – Publishers Weekly “Okumaktan özellikle zevk aldığım roman.” – Doris Lessing

Tavandaki Kukla İndir

Tavandaki Kukla
Tavandaki Kukla intikamcı bir kadının hikâyesi…. Ama aynı zamanda “suç”, “ceza” ve “intikam” üzerine düşünmeye davet eden bir yer altı kitabı…
İnsanlığın “ilkel” diye adlandırılan döneminde kişi sorununu kendi çözerdi. “Uygarlık”la birlikte “toplumsal sözleşmeler” yapıldı ve “ceza” verme görevini devlet üstlendi. Peki, verilen her “ceza” mağdurdaki hasarı onarıyor, intikam isteğini dindiriyor. Barışa imkân veriyor mu? Ya da verilen “ceza” tecavüz edilen kadınlardaki yarayı sarabilir mi?
“İmkânsızın kıyısında öfkeli ve eğri bir hayat yaşamayı seçmişlerin” hayatlarının anlatıldığı Beyaz Zenciler’le kendisine haklı bir hayran kitlesi edinen Ingvar Ambjörnsen bu kez insan ruhunun karanlıklarına iniyor. Tecavüz edildikten sonra intihar girişiminde bulunan ve hayatını bir akıl hastanesinde geçirmek zorunda kalan kız kardeşinin intikamını almak isteyen bir kadının intikam yolculuğunu anlatıyor. Ayrıntılı planlar yaparak intikamını zamana yayan, tek ve ölümcül bir darbe vurmak yerine acıyı sürekli kılmayı seçen bir kadın bu.
Kadın, kız kardeşinin yıllar süren suskunluğuna dayanamaz ve bir gün bilincinin derinliklerinda kapalı duran odaların birinden çıkmaya karar verir…

Zehirli Yalanlar Pelle İle Prof İndir

Zehirli Yalanlar Pelle İle Prof
Daha hızlı! dedim soluk soluğa. O vahşi hayvanı üzerimize salarsa işimiz bitmiş demektir! Sonra da düşündüm: Bunu yapmaz herhalde. O kadar da deli değildir. O kadar deli olamaz! Ama yinede biliyordum ki insanlar nöbetçi köpekler tarafından daha önce ısırılmışlardı. Üstelik de bizim gibi izinsiz olarak bir yere girmeye çalışmadıkları halde.
Yaz tatili..Pelle ve Prof güneydeki masmavi, parıl parıl fiyordun kıyısında; ama bu zehirli bir deniz. Bölgede kimyasal madde üreten fabrika bulunduğuna göre bu zehri denize döken acaba kim olabilir? İki kafadar cennet gibi sahil kentine adımlarını atar atmaz kendilerini çevrecilerin bir gösterisinin ortasında bulurlar. Sakin, hatta biraz sıkıcı bir tatil geçireceklerini sanırlarken gittileri yerde en az kendileri kadar meraklı ve girişken bir kızla karşılarışlar.

Senarist İndir

Senarist
Vahşice öldürülmüş bir kurban
Bir çadırda yarısı toprağa gömülü bir kadın cesedi bulunur. Genç kadın taşlanarak öldürülmüştür. Sırtında kırbaç izleri vardır ve ellerinden biri kesilmiştir. Polis bunun şeriat usullerine göre işlenen bir namus cinayeti olduğundan şüphelenmektedir.

Yalnız bir ses
Henning Juul, geçmişinin etkisinden kurtulamayan bir gazetecidir. İki yıl önce oğlu Jonas’ı evinde çıkan bir yangında kaybetmiştir. Duygusal ve fiziksel yaralarıyla yeniden çalışma hayatına dönerken bir gazeteci olarak meslektaşları, eski karısı ve polis tarafından tekrar ciddiye alınmak için mücadele eder.

Çözülmeyi bekleyen bir Gizem
Kendisine çadırdaki kadınla ilgili bir haber yazması söylendiğinde Juul, her adımda daha tehlikeli olan bir yola girer. Polisin aksine Henning olayın göründüğü kadar basit olmadığına inanır. Çok geçmeden bir ölüm daha gerçekleşir…

“Senarist, son zamanların en iyi cinayet romanı. Güçlü diliyle görüntüleri zihninizde canlandırmayı çok iyi başarıyor ve hızıyla nefesinizi kesiyor.”
 Kristeligt Dagblad
 
“Eğer süslü cümlelerle vakit harcamadan merak uyandıran bir gerilim istiyorsanız Senarist’i seveceksiniz!” 
MyBookishWayscom

“Senarist, edebî üslubu, güçlü temaları ve karakterler üzerindeki derin psikolojik analizleriyle dikkat çekiyor. Klişelere yer vermeyen, okurken bir an bile sıkılmayacağınız bir roman.” 
Emilia Lodigiani, Iperborea

Kavgam 1. Cilt İndir

Kavgam 1. Cilt
Norveç Oslo’da doğmuş olan yazar Karl Ove Knausgaard, tüm dünyada edebi bir sarsıntı yaratan KAVGAM adlı 6 kitaptan oluşan romanlar serisi ile tanınmaktadır. Kavgam’ın ilk kitabı 2009’da basıldıktan hemen sonra beş milyon nüfuslu Norveçte büyük bir sansasyon yaratarak yarım milyonluk bir satış hacmine ulaşmıştır. Serinin etkileri dalga dalga yayılarak Amerika ve Avrupa’yı derinden sarsmıştır. Kavgam kısa bir süre içinde 22 dile çevrilmiş ve Knausgaard’ı dünyanın en sıradışı edebiyat fenomeni haline getirmiştir. Yazar şu an İsveç Österlen’de yine bir yazar olan eşi Linda Boström Knausgaard ve 4 çocuğu ile birlikte yaşamaktadır. “Kalp için hayat basittir: Atabildiği kadar atar. Sonra durur.” ‘Karl Ove’nin kayda değer yeteneği ki bu yetenek bugünlerde ender bulunuyor, tamamen anda ve kendi varlığının farkında olması. Her detay süsleme ve gösterişten uzak bir biçimde ortaya konuyor, sanki yazmak ve yaşamak eşzamanlı oluyormuş gibi. Sizi tamamen içine çekiyor. Onun hayatını onunla birlikte yaşıyorsunuz.’ Zadie Smith, New York Review of Books Kavgam’ın ilk iki cildinde sıtma ateşine tutulmuş gibi oldum. 4 gün boyunca okumaktan başka çok az şey yaptım, e-postalarımı cevaplamadım, köpeğimi yürüyüşe çıkarmadım, bulaşıklar lavaboda yığıldı. Anlatının ışıkları sizi olduğunuz yere mıhlıyor, tıpkı otobanın ortasında kalakalmış bir hayvan gibi.’ Dwight Garner, The New York Times ‘Kavgam, Knausgaard’ın sıra dışı 6 ciltlik romanı tüm bilinen ticari reklamları alt üst ederek yazarını bir rock yıldızı haline getirdi. Sadece Norveç’te 450.000 adet satıldı, her 9 yetişkinden biri Kavgam’ı okudu.’ Emma Brockes, The Guardian ‘Bırakamıyorum, bırakmak istiyorum, bırakamıyorum, sadece bir sayfa daha, sonra akşam yemeğini hazırlayacağım, bir sayfa daha…’ Västerbottens-kuriren – İsveç ‘Bu destansı maceranın ilk ilk bölümü, bıkkın ve yorgun okurları bile hayata bağlayacak.’ The Independent ‘Knausgaard’ı okumak Google Earth’e ilk kez bakmak gibi; uzaydan kıtayı, ülkeyi, sonra büyüdüğünüz kasabayı ve caddeyi yakınlaştırıp tıklıyorsunuz. Hepsi orada, sadece tıklamaya devam edin.’ London Review of Books “Kavgam dürüst ve ustaca çekilmiş bir ‘selfie’” John Powers ‘Kavgam şaşırtıcı bir biçimde büyülüyor – ayrıntılar ve içtenliğin birleşimi, başka birinin beynine girme illüzyonu yaratıyor. Kavgam, kavgaya değer.’ GQ ‘Ardı ardına gelen her kitapta Bay Knausgaard, günümüzün en önemli yazarlarından biri olma ününü pekiştiriyor.’ The Observer (UK) ‘Çok güçlü ve canlı… Nefis, kalıcı ve tanrısal paragraflar… Knausgaard son derece çarpıcı ve tamamen dürüst. Evrensel endişelerin sıradan, banal seslerinden korkmuyor çünkü bunlar zaten hayatın akışı ve hepsi farklı şekillerde de olsa herkesin başına geliyor. Knausgaard’ın kitabında, aralıksız, sonu gelmeyen bir tat var. Sonuç cümleleri sakin, yalın ve başarılı. Walter Benjamin’in ‘gerçeğin efsanevi yönü’ dediği şeye sahipler.’ James Wood, The New Yorker ‘Müthiş bir roman… Çaresiz bir halde devamını bekliyorum cümlesinden başka bir şey söyleyemeyeceğim.’ Dagsavisen – Norveç ‘Tamamen sürükleyici, şaşırtıcı bir içgörü ile aydınlanmış sayfaları ve yürek paraçalayıcı dürüstlüğü ile Kavgam dünya edebiyatına tek bir karakteri sunarak bizi insanoğlunun zihninin derinliklerine çekiyor.’ Phillip Lopate ‘Kavgam insanın bakış açısını değiştiren bir kitap. İncil gibi.’ Heather Mallick, The Toronto Star

Ay’da 172 Saat İndir

Ay’da 172 Saat
NASA, kırk yıllık uzun aranın ardından Ay’a insanlı bir yolculuk düzenlemeye karar verir. Dünya’dan üç genç de bu yolculuğa katılmaya hak kazanır: Midori, Antoine ve Mia.
Ay’a yolculuk sorunsuz bir şekilde tamamlanır, ama aslında sorun Ay’ın bizzat kendisidir. Ay üssü DARLAH 2’de sıradışı olaylar baş gösterir; Ay’daki bir şey uzun uykusundan uyanmıştır. Kısa bir süre sonra DARLAH 2’nin sakinleri orada yalnız olmadıklarını fark ettiklerinde, yaşamak ve eve dönmek için mücadele etmek zorunda kalırlar.
“İskandinav gerilimi, adeta bilimkurgu-korku sinemasıyla buluşuyor.” –VOYA
“Okuru kendine bağlayan, eşsiz bir bilimkurgu.” –SLJ
“Hem psikolojik hem de atmosferik olarak rahatsız edici.” –PUBLISHERS WEEKLY
“Baş döndürücü ve korkutucu.” –BOOKLIST
Bu kitapta okuyacaklarınız belki de neden Ay’dan arkamıza bakmadan kaçıp onu rahatsız etmemeyi seçtiğimizin ürkütücü bir cevabı.
Brageprisen Ödülü (2008)
Ubok/Dagbladet: Tüm Zamanların En İyi Genç Yetişkin Kitabı Ödülü (2014)

Luksor Serüveni İndir

Luksor Serüveni
David ile ailesi Mısır’da tatildeler… Antik Mısır harabelerinin üzerinde kurulu olan Luksor’un küçük bir köyünde ucuz ve sevimli bir otel olan Ali’nin Hanı’na yerleşirler. Ancak çocuklar, uçsuz bucaksız çölün ortasında, firavun hikâyelerinin yeniden canlandığı, büyük ve gizemli bir hırsızlığın ortasına düşerler.

Angkor Serüveni İndir

Angkor Serüveni
David ve ailesinin bu seferki tatil durağı Kamboçya… Balta girmemiş bir ormanın içine gizlenmiş bir sürü tapınağın yer aldığı Angkor şehrinde çocuklara bir anda herkes şüpheli görünmeye başlar. Bunun abartılı hayal güçlerinin bir ürünü olduğuna inanmak isterler, ama çok geçmeden David ile ablası Sissel kendilerini zalim haydutlar, vahşi hayvanlar ve rüşvet yiyen polislerle tek başlarına mücadele ederken bulurlar.