Kategori arşivi: Danca

Aforizmalar İndir

Aforizmalar
“Elinizdeki kitap, yazarın, özgün adı ‘Enten-Eller – Et Livs Fragment’ (Ya-Ya da – Bir Hayat Kırıntısı) olan eserinin önsözünden alıntılarla derlenmiş.

Bu önsözü, Kierkegaard’ın Victor Eremita adını taktığı yayımcı kaleme almış ve önsöze başlık olarak “Diapsalmata – ad se ipsum”u (Nakaratlar – kendine doğru) yakıştırmış.

‘Diapsalmata, hem üslup hem içerik açısından,hayattan bezmiş kinik bir insanın düşün dünyasını da yansıtır. Uzun ve girift bir metin yazmaya bile eli gitmeyen bedbin biridir bu. Kısa pasajlar yazmakla yetinir, düşüncelerini kırıntılar halinde bir iki cümleyle kağıda dökebilir ancak, melankolinin dibine vurmuş birinin karamsarlığı, bıkkınlığı, miskinliği vardır onda…”

İroni Kavramı & Sokrates’e Yoğun Göndermelerle İndir

İroni Kavramı & Sokrates’e Yoğun Göndermelerle
Felsefenin şüphe ile başlaması gibi, insan onuruna layık denebilecek bir hayat da ironi ile başlar.
S. Kierkegaard

Kierkegaard zihinsel ve sanatsal gelişimi sürecinde önceleri Alman romantizminin etkisi altındaydı. Kendini, geleneklerin zihinsel gelişimini sınırlamasına izin vermeyen yaratıcı bir birey olarak tanımlıyordu. Bu başkaldırının ana motifini ise ironi kavramı oluşturuyor ve böylece ironi genel bir zihinsel ilke düzeyine yükseltiliyordu. Bunun üzerine Kierkegaard, ironiyi zihinsel faaliyet için önemli bir ilke olarak gören ilk felsefi kişilik olan Sokrates’e yöneldi. Sokrates ironiyi tartışmaları yönlendirmek için kullanıyor, bunu da, o zamana kadar bilindiği düşünülen konulardaki belirsizlikleri ve çelişkileri açığa çıkarmak amacıyla bilmiyormuş gibi yaparak sorular yöneltmek ya da bilgisizmiş gibi davranmak suretiyle yapıyordu.
Böylece Sokrates üzerine yoğun bir çalışma yapan Kierkegaard, İroni Kavramı’nda büyük filozofu Xenophon, Aristofanes ve Platon’un gözünden inceler ve onu Fichte, Schelling ve Hegel gibi 18. ve 19. yüzyıl filozoflarıyla karşılaştırır. İroni perspektifinden bakarak Platon diyaloglarındaki sokratik unsurları ortaya çıkarmayı dener.
İroni Kavramı, geniş okur kitlelerinin ilgisini çeken büyük filozof Kierkegaard’ın doktora tezi olarak gerçekleştirdiği bir çalışmadır. Bu nedenle birinci bölümünde mümkün olduğunca akademik bir dil kullanmaya çalışan Kierkegaard, metin ilerledikçe, özellikle ikinci bölümde o müthiş şiirsel ve yaratıcı üslubunu bulur. İroni Kavramı, çağın en önemli filozoflarından biri olan Kierkegaard’ın yazarlığındaki bu büyük dönüşümü izleme açısından da ayrı bir değere sahiptir.
Çünkü onun yazarlık yeteneği adeta bu sayfalardan doğmuştur.

Seçme Masallar (Karton Kapak) / Andersen İndir

Seçme Masallar (Karton Kapak) / Andersen
Hans Christian Endersen 1805-1875 Romanları, oyunları ve gezi kitapları olsa da, geçen yıl kutlanan doğumunun 200. yılı’da gösteriyor ki, H. C. Andersen, Masallar’ının ilk derlemesini yayımladığı 1835’den bu yana, dünyanın pek çok yerinde adı türle özdeşleşmiş bir masalcı dede. Elinizdeki kitapsa, yalnızca kapsamıyla değil, bu masal ustasının dilimize özgün dilinden çevrilişiyle de farkını oluşturuyor.

Baştan Çıkarıcının Günlüğü İndir

Baştan Çıkarıcının Günlüğü
Kiekegaard, Baştan Çıkarıcının Günlüğü’nde insanlık tarihi kadar eski olan baştan çıkarma “uğraşı”nı yeniden gözden geçirmeye teşvik ediyor bizi. Bununla bağlantılı olarak da öpüşme, gençkızlık, nişanlılık, evlilik vs. gibi “bildik”konular ironik yorumlar getiriyor. Kierkegaard’a göre hayatın üç aşaması vardır: Estetik, etik ve dinsel aşama. Bunlardan ilki olan estetik aşamada her şey zevkin çevresinde toplanır. Ya/Ya Da’nın bir bölümünü oluşturan, ancak bağımsız bir bütünlüğe de sahip olan Baştan Çıkarıcının Günlüğü işte bu estetik aşamaya dair…

Andersen Masalları Cilt:3 (Ciltli) İndir

Andersen Masalları Cilt:3 (Ciltli)
Romandan seyahat güncesine, tiyatro oyunundan şiire kadar birçok farklı türde eserler vermiş olan Hans Christian Andersen’i dünya çapında üne kavuşturan masal ve hikâyeleri olmuştur.
Toplamda 156 adet olan bu masal ve hikâyeler ilkin 1835’te Çocuklar için Masallar adıyla basılmış ve 1842’ye kadar altı cilde ulaşmıştır; bu eseri Yeni Masallar adında yeni bir seri takip etmiştir Bu durum günümüzde çocuk edebiyatının en büyük isimlerinden biri olarak sayılan Andersen’in yerini ve önemini anlamak adına dikkat etmemiz gereken bir noktadır. Zira Andersen kendisinden önce gelenler gibi sözlü geleneğe ait olan halk masallarını tarihsel ve antropolojik çalışmalar adına derleyip yazılı olarak kayıtlara geçirmek yerine masal ve hikâyeleri kendi yazmıştır.
Çocukken kendisine anlatılan masallar en büyük esin kaynağı olsa da, onun yazdığı masal ve hikâyelerde gerçekçilik ağır basmaktadır. Günlük yaşama dair yaptığı gözlemler, yaşanmış olaylara yaptığı göndermeler, gerek mekân gerekse karakter seçimi ile gerçekçiliği hiç elden bırakmamış ve bunu kuğuya dönüşen prens ve prensesler, canlanan oyuncaklar, denizkızları gibi fantastik öğelerle mükemmel bir şekilde harmanlamıştır.
Hiciv, ironi ve mizah ile bezenen, kimi zaman bir romanı andıran, kimi zaman ise masalın içinde masal anlatan bu eserler hikâyeciliğe evrensel bir biçim kazandırmış ve edebiyatla iç içe geçirdiği bu türü zenginleştirmiştir. Kullandığı basit dil, yalın anlatım, doğrudan hitap tarzı, kısa ve özlü cümleler ile okurla samimi bir ilişki yakalayan Andersen tüm dikkatleri üzerine çekmiş ve kalıcı bir başarı elde etmiştir.
Bazı masal ve hikâyelerinin otobiyografik öğeler taşıdığı da bilinmektedir. Örneğin Kibritçi Kız, küçüklüğünde dilendirilmeye zorlanan ve kimi zaman yiyecek yemeği bile olmadan sokaklara terk edilen büyükannesinin çektiği sefalete bir ağıt niteliğindedir. Çirkin Ördek Yavrusu’nun ise küçükken gerek görünüşü gerekse başarısızlıkları yüzünden dışlanan Andersen’in geç kabul gören dehasına bir gönderme olduğu kabul edilir.
Masal ve hikâyelerin eğitici ve öğretici bir yanı da vardır. İda’nın Çiçekleri’nde doğa, Cennet Bahçesi’nde coğrafya, birçok yerde adı geçen Danimarkalı Holgar gibi kahramanlarla tarih, Holberg gibi yazarlarla edebiyat Knidos Afroditi gibi eserlerle sanat ve kültür hakkında çocukları bilgilendirmeyi amaçlamıştır. Kadın, çocuk, engelli, yoksul gibi ana karakterler üzerinden Andersen, Kilise hiyerarşisiyle, bürokratik açmazlarla, soylulukla, servet sahibi olmakla alay edip onları yermiş ve kadın-erkek ilişkileri, sınıf farkları, toplumsal dışlanma gibi güncelliğinden hiçbir şey kaybetmemiş olan sorunlara eğilerek mevcut düzeni eleştirmiştir.
Yüzden fazla dile çevrilmiş olan, tiyatroya, müzikal komedilere, çizgi filmlere uyarlanan, dünya çocuk edebiyatının bu vazgeçilmez eserini eksiksiz olarak sizlere sunmaktan gurur duyarız.

Kahkaha Benden Yana İndir

Kahkaha Benden Yana
Geçtiğimiz yüzyıla damgasını vuran pek çok düşünür ve yazar Kierkegaard’dan önemli ölçüde yararlanmışsa da, Kierkegaard’ı merak eden okurlar onun “yanlış” bir kitabından başlamak ya da hakkındaki yanıltıcı yorumları ciddiye almak suretiyle bir anlamda onu gözden kaçırmışlardır. İşte bu kitap Kierkegaard’ı tanıdığını sananlar, hakkında şöyle bir fikri olanlar ya da hiçbir fikri olmayanlar için ideal bir “tanıtım ” kitabı. Tanıyanlara ise kesinlikle “yeni bir bakış” kazandıracak bir eser.
Kierkegaard okuru birkaç şekilde şaşırtıyor: Öncelikle yüz elli yılı aşkın zaman önce kaleme almış olduğu konular halen güncelliğini sürdürüyor. Sözgelimi kamu, basın, özel hayat gibi kavramları derinlemesine ele alırken bugün de önemini koruyan olağanüstü tespitler yapıyor. Bunun dışında değişik karakterlerin ağzından tartışma yaratacak sözler sarf ediyor. Örneğin: “Can sıkıntısı bütün kötülüklerin anasıdır” diyerek eğlenmenin görevimiz olduğunu ilan ediyor.
Dönemin etik, estetik, düşünsel ve doğrudan hayata dair alanlarında bayağılıklara karşı tek başına kıyasıya mücadele etmiş bir adamı (yeniden) tanımak, “sohbet”inden haz almak ve en nihayetinde Kierkegaard’a hakkını vermek için Kahkaha Benden Yana diyoruz.

Meseller İndir

Meseller
‘’(…) Batı düşünce tarihinde meseller unutulmaz imgelerle yer alır – örneğin, iyi Samariyalı, karanlık mağara duvarlarında dans eden gölgeler (Platon), tarla faresi ile şehir faresi (Luther), Bunyan’ın Hacısı, Nietzsche’nin ‘En Çirkin Adam’ı, Kafka’nın Şatosu… Bütün bu örneklere bakınca Batı felsefi geleneğinin ahlaki ve tinsel iletişimin aracısı olarak mesele yöneldiğini söyleyebiliriz.

Hiçbir yazar felsefi yazılarında meselleri, hikâyeleri ve metaforları Søren Kierkegaard kadar yoğun kullanmamıştır; onun bu çalışmaları zihnimize unutulmaz imgeler olarak kazınmıştır. Bu kitabın amacı bu hikâyelerin, mesellerin eleştirel bir inceleme için dikkatli bir biçimde bir araya toplanmasıdır. Bu çabanın altında yatan en büyük neden, Kierkegaard’ın Batı geleneğinin en önde gelen meselcileri arasında bulunduğu gerçeğidir’’

Baştan Çıkarıcının Günlüğü (Karton Kapak) İndir

Tekerrür & Deneysel Psikolojiye Tehlikeli Bir Teşebbüs İndir

Tekerrür & Deneysel Psikolojiye Tehlikeli Bir Teşebbüs
“Umut, kişinin elinden kayıp giden güzel bir bakiredir; hatırlama, kişinin şimdi tatmin olmayacağı güzel ama yaşlı bir kadındır; tekerrür, hiçbir zaman kendisinden bıkılmayan sevilen eştir, çünkü kişi sadece yeni bir şeyden bıkar… Tekerrürün diyalektiği kolaydır, çünkü tekrar edilen var olur – aksi takdirde tekrar edilemezdi – ama varolması tekerrürü yeni bir şeye dönüştürür… Eğer Tanrı’nın kendisi tekerrürü istemiş olmasaydı, dünya varolmazdı…”

Tekerrür 1843 yılında yayınlandı. Korku ve Titreme ile aynı yılda. Kierkegaard sadece 31 yaşındaydı. Eser, Kierkegaard’ın Regine Olsen ile ilişkisinde yaşadığı ıstırapların açığa çıktığı otobiyografik özelliklere sahiptir.

Tekerrür, ilişkisinde etik talepleri yerine getiremeyen ve bu taleplerin evlilik sırasında daha da kuvvetleneceğini düşünen bir şairin ironik hikayesi eşliğinde, kişilik ve kimlik birliğinin derin biçimde sorgulanmasıdır. Şair zamanla etik alanda tekerrürden umudunu keser, tıpkı akıl hocası ve dostu Constantius’un estetik alanda yaptığı gibi. Kitap Constantius’un üçüncü bir tür tekerrüre –dini alana- yaptığı imalarla son bulur.

Felsefe Parçaları Ya Da Bir Parça Felsefe (Ciltsiz) İndir

Felsefe Parçaları Ya Da Bir Parça Felsefe (Ciltsiz)
Şu kederin çelişkisini kim kavrar: Kendini açmamak, sevginin ölümüdür, kendini açmaksa sevgilinin ölümüdür. İnsan zihni çoğu zaman güç ve kudret arzular, ve onu elde etmek her şeyi dönüştürecekmiş gibi, sürekli bu düşünceyle meşgul olarak, cennette yalnızca sevinç değil keder de bulunduğundan kuşkulanmaz: Öğrencinin bütün ruhuyla istediği şeyi ondan esirgemek zorunda olmak, ve bunu tam da öğrenci sevilen olduğu için yapmak zorunda olmak ne acıdır.
S. Kierkegaard
Daha önce İroni Kavramı ve Kaygı Kavramı isimli eserlerini yayımladığımız Soren Kierkegaard’ın bu kez ismini Yunanlı bir keşişten ödünç alarak, Jonannes Climacus adıyla yazdığı Felsefe Parçaları ya da Bir Parça Felsefe, ünlü filozofun felsefesine ve Climacus karakteri üzerinden inanç, hakikat ve Tanrı kavramları hakkındaki düşüncelerine ışık tutacak bir başyapıt.