Kategori arşivi: Çevre-Doğa

Üç Ekoloji / Doğa, Düşünce, Siyaset Yeşil Politika ve Özgürlükçü Düşünce Seçkisi:8 Yaz 2010 & Yeşiller ve Sosyalizm İndir

Üç Ekoloji / Doğa, Düşünce, Siyaset Yeşil Politika ve Özgürlükçü Düşünce Seçkisi:8 Yaz 2010 & Yeşiller ve Sosyalizm
Üç Ekoloji’nin 8. sayısında ilk kez ‘neredeyse’ bir özel sayı yapıyoruz. Bu özel sayının konusunun “Yeşiller ve Sosyalizm” olması şaşırtıcı değil elbette. Yeşil hareketin kırk yıllık tarihinde bundan daha çok tartışılmış, hareket içinde bundan daha çok çatışma nedeni olmuş, üzerinde daha çok yazı yazılmış konu azdır. Üç Ekoloji’de bu konuya ilk kez derli toplu eğilmeye karar verdiğimiz zaman ortaya kapsamlı bir dosya çıkacağını biliyorduk. Ama böyle olunca başka pek bir yazıya yer kalmadı.
Dosya yazılarımız dışında sadece olmazsa olmaz iki köşemize yer ayırabildik: Yeşil düşünce klasiklerinde Almanya’nın öncü sanatçılarından Joseph Beuys’un Alman Yeşilleri’nin kuruluş sürecinde önemli yeri olan 1978 tarihli bir manifestosuna yer verdik. Bu sayının büyük “politikadan düşünceye” röportajında ise Türkiye’de çevre hareketinin en eski ve saygın isimlerinden Oktay Demirkan’ı ağırladık. Bu yazılar dışında 8. sayımız tamamen Yeşiller ve Sosyalizm dosyasından oluşuyor.
Dosyanın içeriğine gelince… Öncelikle üç orijinal söyleşiden söz etmemiz gerekiyor. Bu özel söyleşilerin ilkini Türkiye’de “Yeşiller ve Sosyalizm” konusunu ilk kez gündeme getiren ve bu konuda bir de kitap yazan Tanıl Bora ile yaptık. Tanıl Bora 20 yıl önceki durumla bugünün karşılaştırması ve solun yeşil politikayla ilişkisi hakkında zihin açıcı yorumlarda bulundu. İngiltere ve Galler Yeşil Partisi’nin eski eş sözcülerinden Derek Wall kendisiyle yaptığımız söyleşide yeşil bir ekososyalist olarak güncel politikada solla yeşillerin ilişkisi açısından ilginç değerlendirmeler yaptı. Alman Yeşilleri’nin sol kanadından Albert Statz’la yaptığımız söyleşi ise dünyada bu konudaki parti içi ayrışmaların en iyi bilinen örneği olan Alman Yeşilleri’nde yeşillerle sosyalistlerin ilişkisine dair içeriden gözlemlerle dolu: Hem tarihsel, hem de güncel bir bakışla…
Alman Yeşilleri’nin “realo” kanadından Helmuth Lippelt’in yazısını da Albert Statz söyleşisiyle birlikte okumak gerekli. Aynı partinin iki rakip kanadından aynı dönemin değerlendirmesini ardarda okumak dönemi ve yeşil hareket içindeki sosyalizm tartışmasının kökenlerini anlamak için iyi bir şans.

Tercih Sizin İndir

Tercih Sizin
İKLİM KRİZİNİ NASIL ÇÖZEBİLİRSİNİZ?

1993-2001 yıllarında ABD’nin başkan yardımcılığını yapan, siyasetçi, iş adamı, belgesel film yapımcısı ve Nobel Barış Ödülü sahibi Al Gore’dan yine çok konuşulacak bir yapıt!

Bir genç olarak, yapacağınız hiçbir şey olmadığını mı düşünüyorsunuz?

Oy veremediğinize, kanunları siz koymadığınıza, bir hibrid otomobil satın alıp almamaya veya evinize yalıtım yapmamaya karar veren de siz olmadığınıza göre? Dünyayı değiştiremeyeceğinizi mi düşünüyorsunuz?

Dünyayı değiştirebilirsiniz. Bir genç olarak sadece sizin cesaret edebileceğiniz öyle çok şey var ki. İnternet üzerinden örgütlenebilir; hayatınızı yağmur ormanlarına, organik tarıma adayabilir; okulunuzda kampanyalar düzenleyebilirsiniz. Sadece ailenizin alışkanlıklarını değiştirmesini sağlamanız bile parlak bir adım.

Hangisi olursa olsun, yapacağınız şey gezegeni hayatta tutmak için önemli bir adım olacaktır. Bu kitapta gezegenimizi kirleten teknolojiler hakkında derinlemesine bilgi sahibi olacak, temiz enerji türlerini tanıyacak ve geleceği değiştirme gücüne sahip olduğunuza bir kere daha ikna olacaksınız.

Kışladağ’dan Mektup Var… & Su Perisine Mektuplar İndir

Kışladağ’dan Mektup Var… & Su Perisine Mektuplar
Ekolojiye saldırılar sürdükçe, saldırıya karşı direnişler de sürecek ve biz yazmaya, söylemeye ve yayınlamaya devam edeceğiz.

“İnsanın canı, acıdığı yerdedir” derler.
Türkiye’nin de canı acıyor. Ülkenin dört bir yanından feryatlar yükseliyor. Tıpkı bir canlı gibi ülkemizin canı, can damarlarından acıyor: Dağlarından, derelerinden, ormanlarından, ovalarından, tarihi ve kültürel varlıklarından, zeytinliklerinden ve tarım alanlarından acı feryatlar yükseliyor.

Şu anda verilmiş kırk binin üzerinde maden ruhsatı var. Dağlar çığlık çığlığa. Yaşam alanlarımızı tüketiyorlar.

Daha çok haysiyetli bilim insanına, daha çok hukuka-hukukçuya ve daha çok
kitlesel direnişe ihtiyaç var.

Uşak Eşme’de yıllardır Kışladağ altın madenine karşı güçlü bir direniş var.
Bu mücadelenin içinden Muammer Sakaryalı haykırıyor. Görmeyen gözler görsün, duymayan kulaklar duysun, bu siyanürle altın işleme madenci çılgınlığı bitsin istiyor.

Elimizde duyarlılığımız ve dayanışma ruhumuz var.
Duyarlılığımızı kaybedersek, bilinsin ki her şeyimizi kaybederiz.

Kışladağ’dan Mektup Var… & Su Perisine Mektuplar İndir

Kışladağ’dan Mektup Var… & Su Perisine Mektuplar
Ekolojiye saldırılar sürdükçe, saldırıya karşı direnişler de sürecek ve biz yazmaya, söylemeye ve yayınlamaya devam edeceğiz.

“İnsanın canı, acıdığı yerdedir” derler.
Türkiye’nin de canı acıyor. Ülkenin dört bir yanından feryatlar yükseliyor. Tıpkı bir canlı gibi ülkemizin canı, can damarlarından acıyor: Dağlarından, derelerinden, ormanlarından, ovalarından, tarihi ve kültürel varlıklarından, zeytinliklerinden ve tarım alanlarından acı feryatlar yükseliyor.

Şu anda verilmiş kırk binin üzerinde maden ruhsatı var. Dağlar çığlık çığlığa. Yaşam alanlarımızı tüketiyorlar.

Daha çok haysiyetli bilim insanına, daha çok hukuka-hukukçuya ve daha çok
kitlesel direnişe ihtiyaç var.

Uşak Eşme’de yıllardır Kışladağ altın madenine karşı güçlü bir direniş var.
Bu mücadelenin içinden Muammer Sakaryalı haykırıyor. Görmeyen gözler görsün, duymayan kulaklar duysun, bu siyanürle altın işleme madenci çılgınlığı bitsin istiyor.

Elimizde duyarlılığımız ve dayanışma ruhumuz var.
Duyarlılığımızı kaybedersek, bilinsin ki her şeyimizi kaybederiz.

Ağaçtan Ağaca Anadolu Yeşillemesi İndir

Ağaçtan Ağaca Anadolu Yeşillemesi
Orman mühendisi ve araştırmacı Yücel Çağlar, Ağaçtan ağaca Anadolu Yeşillemesi adlı bu kitabında, ülkemizin ekolojik koşulları ve orman varlığı hakkında genel bilgiler verdikten sonra, bölge bölge ve tür tür Anadolu’da yaşayan ağaçları tanıtıyor. Ağaçların bitkibilimsel niteliklerini, kültürümüzdeki izleriyle iç içe anlatıyor. Ağaçlarından doğru seviyor Anadolu’yu. Ağacı, ormanı yeşillemeyle güzelliyor. Toros Göknarı Senfonisi’nden, Sedir Ormanları Konçertosu’ndan, Makiler Korosu’ndan söz ediyor… Kendi sözleri yetmediğinde, Nermi Uygur’dan, Oruç Aruoba’dan, Herodotos’dan, Evliya Çelebi’den, Nazım Hikmet’ten, Ahmet Arif’ten, İlhan Berk’den, Sunay Akın’dan, İtalo Calvino’dan, Fernand Braudel’den, Halikarnas Balıkçısı’ndan ödünç alıyor…

Kışladağ’dan Mektup Var… & Su Perisine Mektuplar İndir

Kışladağ’dan Mektup Var… & Su Perisine Mektuplar
Ekolojiye saldırılar sürdükçe, saldırıya karşı direnişler de sürecek ve biz yazmaya, söylemeye ve yayınlamaya devam edeceğiz.

“İnsanın canı, acıdığı yerdedir” derler.
Türkiye’nin de canı acıyor. Ülkenin dört bir yanından feryatlar yükseliyor. Tıpkı bir canlı gibi ülkemizin canı, can damarlarından acıyor: Dağlarından, derelerinden, ormanlarından, ovalarından, tarihi ve kültürel varlıklarından, zeytinliklerinden ve tarım alanlarından acı feryatlar yükseliyor.

Şu anda verilmiş kırk binin üzerinde maden ruhsatı var. Dağlar çığlık çığlığa. Yaşam alanlarımızı tüketiyorlar.

Daha çok haysiyetli bilim insanına, daha çok hukuka-hukukçuya ve daha çok
kitlesel direnişe ihtiyaç var.

Uşak Eşme’de yıllardır Kışladağ altın madenine karşı güçlü bir direniş var.
Bu mücadelenin içinden Muammer Sakaryalı haykırıyor. Görmeyen gözler görsün, duymayan kulaklar duysun, bu siyanürle altın işleme madenci çılgınlığı bitsin istiyor.

Elimizde duyarlılığımız ve dayanışma ruhumuz var.
Duyarlılığımızı kaybedersek, bilinsin ki her şeyimizi kaybederiz.