Kategori arşivi: Felsefe

En-Necat & Felsefenin Temel Konuları İndir

En-Necat & Felsefenin Temel Konuları
Felsefe-bilim alanındaki eşsiz konumunu ifade etmek amacıyla Ortaçağ âlim ve düşünürleri tarafından kendisine eş-Şeyhü’r-reîs unvanı verilen İbn Sînâ, aynı dönemde batıda Avicenna olarak tanınıyordu. Doğu’da V./XI. ve VI./XII. yüzyıllardan sonra İbn Sînâ’nın eserleri oldukça geniş bir coğrafyaya yayılmış, bugüne kadar belirli ölçüde İslâm dünyasında devam eden felsefî eğitimin temelini oluşturmuştur. Eserlerinin mevcut nüshaları da bu duruma işaret etmektedir.

Bu kitap ise felsefenin temel konularında okuyucuya bilgi vermek ve bu alana yönelen kimseleri yetiştirmek amacıyla felsefe-bilim tarihinin öncü şahsiyetlerinden biri olan İbn Sînâ tarafından yazılmış olan en-Necât’ın tercümesidir. Mantık, doğa bilimleri ve metafizik bölümlerini içeren en-Necât, eş-Şeyhü’r-reîs’in 1026-1027 yılında, yirmi iki kitaptan oluşan ansiklopedik eseri eş-Şifâ’dan sonra kaleme aldığı, büyük ölçüde eş-Şifâ’nın özeti niteliğine hâiz bir eserdir. Üzerine pek çok şerh yazılmış olan en-Necât’ın çeşitli bölümleri İbranice, Süryanice, Farsça, Latince, Fransızca, İngilizce, Almanca ve İspanyolca’ya çevrilmiştir.

İslam’da Felsefe Akımları İndir

İslam’da Felsefe Akımları
İzmirli’nin önemi, yalnız eserlerinin değerinden ileri gelmez; kimi bilim dallarında “kurucu” bir görev yapmasından da kaynaklanır. Söz gelimi İzmirli, Türkiye’de felsefe tarihinin gerçek anlamda kurucusudur. Kendisinden önce bu alanda yapılmış bir çalışma yoktur ve bu çalışmaları, sonraki tüm çalışmalara öncülük, kaynaklık etmiştir. Ama ne yazık ki, O’nun bu alandaki çalışmaları da, tıpkı Kelam alanındaki özgün çalışmaları gibi, sürdürülüp geliştirilememiştir.
İzmirli’nin bu “kuruculuk” yönü ve eserlerinin değerini, başka bir düşünce tarihçimiz Hilmi Ziya şöyle açıklar: “Tahsili mektep ve medrese olduğu için, Şark ve Garp arasında köprü olan neslin tipik örneği olarak gösterilebilir. İslam Felsefesinde, Kelam ve Fıkıhta yeni metodları kullanarak, kurucu denecek derecede tarihçi meziyeti göstermiştir. Kendisinden önce bu ilimlerin tarihini inceleyen gelmemiştir. Bazı eksikleriyle birlikte, her üç ilmin tarihinde çağdaş düşünce açısından yaptığı incelemeler emsalsiz değerdedir. Kitaplarında derin tahlile girmekten ziyade kısa ve açık ifade ve özetler vermeyi tercih eder. Sınıflamalara ve bibliyografik bilgiye değer verir. Kelam problemlerini, Ortaçağ kanıtları ile bırakmayarak aynı problemlerin karşılığı olan batı Ortaçağı ve modern filozofların kanıtları ile karşılaştırmaktadır.” (H. Ziya Ülken, Türkiye’de Çağdaş Düşünce Tarihi, s. 276)
İzmirli’nin felsefe alanındaki bir bölümü kitaplaşmış önceki çalışmaları da önemlidir; ama O’nun asıl kuruculuk niteliği, bu alandaki kitaplaşmamış son çalışmasında kendini gösterir: İslam’da Felsefe Cereyanları. Darülfünun İlahiyat Fakültesi Mecmuası’nda bölümler halinde yayımlanan bu özgün çalışma, kimi eksiklerine karşın, bugün bile aşılamamış, kaynaklık niteliğini yitirmemiştir.

İbnü’l Arabi Zaman ve Kozmoloji İndir

İbnü’l Arabi Zaman ve Kozmoloji
“…Allah kozmosu altı günde mekân olarak yaratmaktadır…” Peki ya zaman olarak?

“Sûfî mütefekkirler, maddî zamandan mânevî zamana geçerek zamanın hakîkatini anlamanın ancak Hak yolunun sâliki olup ân-ı dâim’e ermekle mümkün olacağını söylerler. Evvel, âhir hepsi aslında bir ân-ı dâimdir. Nitekim Hz. Muhammed: “Rabbinizin katında sabah ve akşam yoktur.” demiştir. Bu dereceye ve bu makama erişen kimse isterse bir saatte bin yıllık yol gider ve gelir…”

Mahmud Erol Kılıç

“F. Capra’nın Tao of Physics’i gibi son dönem popüler çalışmalara paralel daha iddialı İslâmî bir örnek sunan bu düşündürücü çalışma, İslâm’ın en temel, yaratıcı, ilham veren ve bilindiği gibi en zor düşünürlerinden birinin yazılarında bulunabilecek en zor konular üzerine yapılmış, yıllarca süren bir araştırmanın ürünüdür.”

James W. Morris

“İbnü’l-Arabî, bu esrarlı ontolojik meselelerin dipsiz deryasına dalmaya muktedir tek münevver âlimdir. Kur’ân’ın kozmolojiye dair âyetlerinin bu dipsiz deryasından çıkarttığı, tarihte zaman ve mekânı ilk kez birlikte ele alan bu eşsiz kozmolojik model, EPR ve Zeno Paradoksu gibi bilim ve felsefedeki kafa karıştırıcı târihî çıkmazları çözmektedir. İbnü’l-Arabî’nin eşsiz “zaman” tasavvuru Kuantum Mekaniğini ve İzafiyet Teorisini uzlaştırmaktadır.”

Muhammed Hacı Yusuf

“Bilim metafiziğe ihtiyaç duymaz… Metafizik de bilime ihtiyaç duymaz… Fakat insanoğlu her ikisine de muhtaçtır.”