Kategori arşivi: Filozoflar-Düşünürler

Devlet Adamı İndir

Devlet Adamı
Platon, hiç kuşku yok ki düşünce tarihinin en önemli ve etkili filozoflarından biridir. Felsefenin kurumsallaşmasına ve felsefede yazılı geleneğin oluşmasına katkıda bulunmuş, iki dünyalı metafiziğiyle bütün bir Ortaçağ düşüncesini belirleyecek olan idealist felsefe geleneğinin başlatıcısı olmuştur. Hıristiyan Ortaçağ felsefesine ve İslam düşüncesine etkisi bakımından da ayrıca önem taşıyan Platon, düşünce tarihi boyunca tartışılan tüm problemleri yüzlerce yıl öncesinden ele almış ve ilk büyük felsefi sistemi inşa etmiştir.

Devlet Adamı, Platon’un siyaset ve hukuk felsefesini ortaya koyduğu üç temel diyalogdan birisidir. Devlet ve Yasalar diyalogları ile birlikte bir üçlü meydana getirir. Bu üçlünün tam ortasında bulunan Devlet adamı siyaset felsefesi açısından, “gökyüzünden yeryüzüne indirilmiş bir felsefe “ anlayışını temsil eder. Başka bir deyişle, Devlet’te ideal bir devlet tasarımıyla mükemmeliyetçiliği ve ütopyacılığını olabilecek en açık şekilde ifade eden Platon, burada biraz da Sicilya ziyaretlerinden gereken dersi çıkarmış alarak, politika ve hukuk felsefesinde çok daha gerçekçi bir tavır sergiler. Dolayısıyla da insani düzeyde iyi bir yönetimin ilkelerini ve temellerini ortaya koyar.

Heidegger Bir Filozof, Bir Alman İndir

Heidegger Bir Filozof, Bir Alman
“Yedi bölümlük bu deneme, pek çok bakımdan alışılmadık, hatta benzersiz bir kitaptır. Bu kadar genç bir yazarın tabu olmuş, neredeyse peygamber sayılmış ve bazı çevrelerce etrafına bir esrar perdesi çekilmiş bir adamı, hakkında söz etmemeye sanki yemin etmiş bir küçük sırdaşlar grubu dışında kişiliği bilinmeyen bir adamı, böylesine teşrih masasına yatırmış bir başka örnek yoktur. Hühnerfeld, büyük bir açıklık ve açık sözlülükle, filozofun kendi “varolana atılmışlık”ını, yani kişiliğini, sıkı bir şekilde gizli tutulmuş olan biyografisini deşerek sergiliyor. Kitap kutsal olana saygısızlık etkisi bırakıyor ve 1930’lu yılların Heidegger’ini gözümüzün önünde bir skandal figür haline getiriyor. Heidegger’in felsefesi ve kişiliği hakkında sahip olduğu temelli bilgilere dayanarak, Karaorman’ın efsanevi adamına duyulan saygının kaybolmasına yol açıyor. Benzersiz olan bir başka yön, yazarın bu işe, popülist niyetlerden arınmış bir şekilde, hiçbir desteği olmaksızın, Heidegger’in sekter yandaşları karşısına tek başına çıkma cesaretini göstererek girişmiş olmasıdır. Üstelik Hühnerfeld, zamanımızın bu karanlık filozofunu açık bir dille, filozofa nispet yaparcasına rahat okunan satırlarla yorumlama başarısını gösteriyor.”

İbn Rüşd Felsefesi İndir

İbn Rüşd Felsefesi
İBN RÜŞD, İslam felsefenin yaklaşık beş asır süren altın çağının en başarılı ve en önemli isimlerinden biridir. Gerek antik ve helenistik felsefe, gerekse İslam ilim ve düşüncesi alanında o güne kadar oluşmuş bulunan zengin birikimi, yeniden ele alıp tartışarak farklı yorumlar getirmiş; geride bıraktığı ölümsüz eserler ve açtığı yeni ufuklarla Latin ortaçağını etkileyerek Batı’da rönesans fikrinin uyanmasında önemli katkı sağlamıştır.

İbn Rüşd, taibat felsefesinden psikolojiye, bilgi ve varlık felsefesinden din felsefesine kadar her alandaki farklı yaklaşım ve özgür görüşleriyle, Aristo’nun yalnızca sadık bir izleyicisi ve yorumcusu olmadığını ortaya koyan bir filozof, teori ile pratiği bir arada yürüten iyi bir hukukçu ve tabiptir.

Allah-kainat-insan ilişkileri bağlamında değerlendirdiği “insan” ve “din” gerçeğini düşünce sisteminin merkezine koyan bu seçkin filozof, beşeri bilginin imkanı, kaynağı değeri ve sınırını kendine özgü bir yorumla ortaya koymuştur. Onun özellikle din-felsefe ilişkileri konusundaki gerçekçi yaklaşımı, sadece İslam Dünyasında değil Batı’da da önemil tartışmalraa kaynaklık etmiştir.

İmana Yer Açmak & Immanuel Kant’ın Bilgi ve İman Felsefesi İndir

İmana Yer Açmak & Immanuel Kant’ın Bilgi ve İman Felsefesi
Kant din ve dindarlığı ahlaki yaşantının içine hapseder. Bu anlamda Tanrı’ya karşı yapılan ve yapılması gereken hiçbir şey yoktur. Onun Tanrısı klasik anlamda dinin Tanrısı olmaktan uzaktır. O, en iyi haliyle filozofların Tanrısı olabilir, din ve dindarlığın Tanrısı değil. Aydınlanmanın bir düşünürü olarak Kant, her türlü kurumsal ve tarihsel dine ve yaygın tarihsel uygulamalara şüpheyle yaklaşır. Bunları bâtıl inançların, dinsel fanatizmin ve ahlâkî sapmaların kaynağı olarak görür. Bunlar aynı zamanda Kant için aklı ve insan saygınlığını da zedeleyen şeylerdir. Zaman zaman yaygın kurumsal dinin uygulama ve sembollerini kullansa da bunların kendinde bir değeri olduğunu düşünmez. O, bu sembollerin insanları ahlâka ve ahlâk yasasına saygıya götürmek noktasında tümüyle başarısız olmadığını düşündüğünden, kendi tabiriyle, bir araç olarak onlara müracaat eder.
Necmettin Tan, bu eserinde Kant’ın bilgi ve iman kavramlarına ilişkin bakışını masaya yatırıyor.

Nietzsche Özgürlük Savaşçısı İndir

Nietzsche Özgürlük Savaşçısı
“Şimdiye değin Nietzsche üzerine yayınlanmış yazıların çoğunda, Nietzsche’nin gelişimi, kendisinin, yazarlık kariyerinin farklı zamanlarında, az ya da çok birbirinden uzaklaşan fikirlere sahip olmuş gibi gösterilmesi süretiyle tasvir edilir. Ben Nietzsche’de bir fikri değişimden değil, fakat yukarıya doğru yönelen bir hareketten, ilk eserlerini kaleme aldığı dönemde, kendi görüşlerine uygun ifade biçimini henüz bulamamış bir şahsiyetin doğal gelişiminden söz edilebileceğini göstermeye çalıştım”

– Nietzsche’nin Karakteri
– Nietzsche’nin Gelişim Seyri
– Nietzsche’nin Felsefesi
– Nietzsche’nin Psikopatolojisi

Eğitimci Olarak Schopenhauer İndir

Eğitimci Olarak Schopenhauer
Pek çok ülkeyi ve ulusu ve birkaç kıtayı görmüş olan bir gezgine, tüm insanlığın ortak özellikleri olarak ne tür nitelikleri keşfettiği sorulduğunda şöyle cevap vermişti: “tembelliğe meyillidirler.” Çoğu kişiye öyle geliyor ki, eğer gezgin şöyle deseydi, cevabı daha doğru ve geçerli olurdu: “hepsi korku içinde. Geleneklerin ve fikirlerin arkasına gizleniyorlar.”