Kategori arşivi: Etik-Ahlak

Ethica Etik Üzerine Dersler İndir

Ethica Etik Üzerine Dersler
Ahlaklılık kavramı (ki burada bir sistemin yapısını değil, kendisinden bir sistem kurulabilecek olan bir kavramı gösteriyor), ahlaklılığın ya ampirik ya da entelektüel nedenlere dayanmasından veya ampirik ya da entelektüel ilkelerden türetilmesinden ileri gelmektedir. Ampirik nedenler, duyularımızı tatmin ettiğin sürece, duyulardan türetilen nedenlerdir. Entelektüel nedenleri, aklın yasalarıyla edimlerimizin uyumundan türetilen ahlaklılık oluşturur. Demek ki: Ahlak sistemi ya deneysel ya da zihinseldir. Ahlak sistemi ampirik nedenlere dayanıyorsa, o zaman iç ve dış duyunun nesnelerine göre, ya iç ya da dış nedenlere daşanıyor demektir. Ahlaklılık şayet iç nedenlere dayanıyorsa, o zaman bu, ampirik sistemin ilk bölümüdür, yok dış nedenlere dayanıyorsa, o zaman da ampirik sistemin ikinci bölümüdür. Ahlaklılığın, ampirik ilkenin iç nedenlerinden türetilmesi, fiziksel ve ahlaksal olmak üzere, bir duygu biçimini alır.

Etik Bilinç & Kaynak Sizsiniz İndir

Etik Bilinç & Kaynak Sizsiniz
Ağzınızdan çıkan sözün, yaptığınız bir davranışın, ortaya koyduğunuz bir işin, verdiğiniz bir kararın, kurduğunuz bir ilişkinin vb. “iyi” olup olmadığını hiç düşündünüz mü? Ya da bütün bunların iyi olduğunu mu kabul ediyorsunuz? Bunların iyi olduğunu varsaymanız onların iyi olduğu anlamına gelir mi?

Bütün bunların hukuksal, sanatsal, ticari ya da dini olmasını sağlayan nitelikler gibi, etik olmalarını sağlayan nitelikler var mıdır? Yoksa bütün bunların ahlak alanıyla bir ilgisinin bulunmadığını mı düşünüyorsunuz?

Öteki, Düşman, Olay & Levinas, Schmitt ve Badiou’de Etik ve Siyaset İndir

Öteki, Düşman, Olay & Levinas, Schmitt ve Badiou’de Etik ve Siyaset
Levinas, Schmitt ve Badiou. Duygu Türk, her biri çok çetrefil yazabilen bu üç düşünürün temel argümanlarını inanılmaz bir berraklıkla ve kendi özgün argümantasyon hattını oluşturup kendi meselesini kurarak anlatabilmeyi başarıyor. Sabırla, hemen aceleci çıkarımlara koşturmaksızın. Her bir düşünürün akıl yürütme tarzlarını, açtıkları ufukları ve saplandıkları çıkmazları, birbirleriyle ilişkilerini, haklarındaki devasa boyutlara varan ikincil literatürle de hakkıyla tartışarak serimliyor. Düşünen herkesin en temel meselelerinden biri olduğunu iddia edebileceğimiz etik-siyaset ilişkisi konusunda birinci sınıf bir çalışma, hararetle öneriyoruz.

Ahlak ve Etik İndir

Ahlak ve Etik
Geçmişte olduğu gibi günümüzde de pek çok bireysel, toplumsal ve küresel ahlaki sorun vardır. Ahlaki sorunları dert edinmek ve bunlara çözüm aramak, her dönemde tüm iyi insanların vasıfları ve kendilerini sorumlu hissettikleri görevleri arasında olmuştur. Ahlak ve etik kavramları bazen birbirinin yerine de kullanılabilmekte ise de, inanların çoğunluluğunun takdir ettiği iyi huylar ve erdemli davranışların pratik hayatta tezahürü için ahlak, yaşanan bu ahla ile ilgili felsefi tartışmalar içinse etik denmesi daha uygundur. Bu çalışma, Ahlak Felsefesi, İslam Ahlak Felsefesi ve Dinlerde Ahlak gibi derslerde ele aldığımız ve bazen bildiri olarak sunduğumuz konularadn oluşmaktadır.

Gerçeğin Etiği İndir

Gerçeğin Etiği
Kim “İYİ”
Kim “KÖTÜ”
Neden “İYİ”
Neden “KÖTÜ”
Kim “AHLÂKLI”
Kim “AHLÂKSIZ”
Neden “AHLÂKLI”
Neden “AHLÂKSIZ”
Kim “KAHRAMAN”
Kim “KORKAK”
Neden “KAHRAMAN”
Neden “KORKAK”
Kim “GÜZEL”
Kim “ÇİRKİN”
Neden “GÜZEL”
Neden “ÇİRKİN”
ve felsefe:
“Kantçı etik anlayışı hem basit, hem devrimcidir: Her türlü önceden verilmiş İyi mefhumundan ve de sevgi, sempati ya da korku gibi her türlü “insan duygulanımından” bağımsız bir ahlâkî yasa önerir. Böyle devrimci bir önermeyi daha “insancıl” bir ışıkta yorumlamak ve Kant’ı – kendi etik ikilemlerimizde bize yardımcı olabilecek – bir çağdaşımız hâline getirmek çabası içindeki pek çok Kant uzmanı, onun görünüşteki paradokslarında ya da imkânsız iddialarında takılıp kalmıştır. Bu kitap tam tersini yapmakla ilgilidir. Allaha şükür Kant çağdaşımız değildir, zamanımızın mizacına karşı durmaktadır.
Yüzeysel bir bakışla Lacan, Kant’ın tam bir antitezi gibi görünür – aklı başında Aydınlanma düşünürüne karşı psikanalizin yabanıl kuramcısı. Bununla birlikte, Lacan’ın Gerçek kavrayışı Kantçı etiğin bu yeni yorumu için beklide en yararlı desteği sağlamaktadır. Alenka Zupancic, bu iki filozofla ilgili okumalarını sürekli mukayese ederek ortaya bir “Gerçek etiği” koyuyor ve etikteki yıkıcı unsurun radikal şekilde restore edilmesi için ortalığı temizliyor.”

“Eğer Alenka’nın kitabı klasik bir referans kitabı olmazsa, bundan çıkarılabilecek tek sonuç, akademik çevremizin anlaşılması güç bir kendini yok etme iradesinin ağına düştüğüdür.”

Slavoj Zizek

Öteki, Düşman, Olay & Levinas, Schmitt ve Badiou’de Etik ve Siyaset İndir

Öteki, Düşman, Olay & Levinas, Schmitt ve Badiou’de Etik ve Siyaset
Levinas, Schmitt ve Badiou. Duygu Türk, her biri çok çetrefil yazabilen bu üç düşünürün temel argümanlarını inanılmaz bir berraklıkla ve kendi özgün argümantasyon hattını oluşturup kendi meselesini kurarak anlatabilmeyi başarıyor. Sabırla, hemen aceleci çıkarımlara koşturmaksızın. Her bir düşünürün akıl yürütme tarzlarını, açtıkları ufukları ve saplandıkları çıkmazları, birbirleriyle ilişkilerini, haklarındaki devasa boyutlara varan ikincil literatürle de hakkıyla tartışarak serimliyor. Düşünen herkesin en temel meselelerinden biri olduğunu iddia edebileceğimiz etik-siyaset ilişkisi konusunda birinci sınıf bir çalışma, hararetle öneriyoruz.

Etik’in Anlamı ve Anlamsızlığı & Bir Bilimsel Felsefeci Olarak Yaman Örs’ün Yaklaşımıyla İndir

Etik’in Anlamı ve Anlamsızlığı & Bir Bilimsel Felsefeci Olarak Yaman Örs’ün Yaklaşımıyla
Elinizdeki kitap, beş ana başlıktan / bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm, “Yaman Örs’ün Bilimsel Felsefe Yaklaşımının Ana Çizgileri” başlığını taşımaktadır. Bu bölümde yazarın konuyla ilgili olarak beş yazısını kullanmayı uygun gördüm. Konusunun Etik olmasına karşılık bu kitapta yazarın felsefi görüşlerini içeren ayrı bir bölüme yer vermemin nedeni, bir felsefecinin felsefi görüşlerini, yaklaşımlarını anlamadan, onun etik ve etiğin uygulamalı alt dalları olan biyoetik ve tıp etiği yazılarının altında yatan tutum ve yaklaşımı anlamanın çok zor olacağını düşünmemdir. Görüleceği gibi yazarın görüşleri, etiğe olan bakış açısını önemli ölçüde etkilemiştir.

Kitabın “Etik Yazıları”nı içeren ikinci bölümünde, yazarın daha çok, genel olarak etik konularına yaklaşımını içeren yazılarına öncelik vermeye çalıştım. Üçüncü bölümdeki yazılarda karşımıza çıkan “Felsefenin Etiği”, “Felsefe Yapmanın Etiği” terimleri, yazarımız dışında daha önce bir başka düşünür tarafından kullanılmamış; kullanılmış olsa da en azından onların anlam içeriği dizgeli bir biçimde ortaya konmamış olabilir. Bu bölümdeki yazıları, gerek bu açıdan gerekse konunun kendine özgülüğünden dolayı ötekilerden ayrı tutmayı uygun gördüm. Son iki bölüme gelince, aslında “Biyoetik Yazıları” başlığı altında “Tıp Etiği Yazıları” da toplanabilirdi; çünkü Biyoetik, Tıp Etiği alanını da içine alan, ondan daha kapsamlı bir akademik alandır. Öte yandan, yazarın tıp kökenli bir bilimsel felsefeci olmasına bağlı olarak da Tıp Etiği konularına burad a ayrı bir yer vermek anlamsız kaçmayacaktır.

Halkla İlişkiler ve Reklam Üzerine Etik Değerlendirmeler& İndir

Halkla İlişkiler ve Reklam Üzerine Etik Değerlendirmeler&
Antik çağlardan bu yana felsefenin bir alanı olarak etik, filozofların en çok ilgilendikleri konuların başında gelmiştir; “erdem nedir?”, “adalet nedir?”, “doğru eylem nedir?” türünden sorular felsefi etik incelemelerdir. Diğer yandan, gerek günlük yaşam gerek mesleki yaşamda karşımıza çıkan ve karşılaştığımız durumlarda eylemlerimize, kararlarımıza rehberlik eden değerlerin oluşturduğu başka tür bir etik alanı da söz konusudur. Felsefi etikten ve onun ortaya koyduğu değerlerden yola çıkarak kendine özgü bir anlam oluşturan “meslek etiği”, iş dünyasındaki tüm uygulama alanlarında geçerli önemli bir sorundur. Hızlı teknolojik ve sosyal değişimlerin yaşandığı çağımızda insanlar, yol gösterici etik ilkelere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duymaktadırlar. Toplumsal yaşamın neredeyse tümünde geçerli olan etik, günümüzün karmaşıklaşan ilişkileri ve çok çeşitli olguları ile örülü iş dünyasında bitmez bir tartışma konusudur. Bu kitabın zeminini de “iş etiği-meslek etiği” kapsamındaki tartışma konulan oluşturmaktadır…

Halkla İlişkiler ve Reklam Üzerine Etik Değerlendirmeler& İndir

Halkla İlişkiler ve Reklam Üzerine Etik Değerlendirmeler&
Antik çağlardan bu yana felsefenin bir alanı olarak etik, filozofların en çok ilgilendikleri konuların başında gelmiştir; “erdem nedir?”, “adalet nedir?”, “doğru eylem nedir?” türünden sorular felsefi etik incelemelerdir. Diğer yandan, gerek günlük yaşam gerek mesleki yaşamda karşımıza çıkan ve karşılaştığımız durumlarda eylemlerimize, kararlarımıza rehberlik eden değerlerin oluşturduğu başka tür bir etik alanı da söz konusudur. Felsefi etikten ve onun ortaya koyduğu değerlerden yola çıkarak kendine özgü bir anlam oluşturan “meslek etiği”, iş dünyasındaki tüm uygulama alanlarında geçerli önemli bir sorundur. Hızlı teknolojik ve sosyal değişimlerin yaşandığı çağımızda insanlar, yol gösterici etik ilkelere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duymaktadırlar. Toplumsal yaşamın neredeyse tümünde geçerli olan etik, günümüzün karmaşıklaşan ilişkileri ve çok çeşitli olguları ile örülü iş dünyasında bitmez bir tartışma konusudur. Bu kitabın zeminini de “iş etiği-meslek etiği” kapsamındaki tartışma konulan oluşturmaktadır…

Benliğin Kaynakları & Modern Kimliğin İnşası İndir

Benliğin Kaynakları & Modern Kimliğin İnşası
İdealist, emindir; “ahlaki bir hayat içerisinde erdeme ulaştıran yolları bulmak zor değildir”. Bedbin, ikircikli kalır; “ahlaki öğütler vermek kolay, ahlakı temellendirmek zordur”. Fideist ise tereddüt kabul etmez; “ahlaki öğütler vermek zor, ahlakı temellendirmek imkânsızdır”.

Benliğin Kaynakları ahlak düşüncesini ben-idrakimize de kaynaklık eden ahlaki deneyimlerimizin zengin repertuarına açabilmeyi amaçlıyor. Taylor’ın kalkış noktası, modern ahlak felsefelerinin en etkili çizgilerinin, aslında zengin ahlaki anlam ve tecrübe dünyamızı tek bir ilkeye indirgeyerek işlerlik kazanabildikleridir. Taylor, ahlaki varoluşumuzun bazı yadsınamaz boyutlarını ıskalayan, ahlaki tecrübemizin çok katlı ve zengin çeşitliliğini perdeleyen, etiği tek bir ilkeden damıtmaya kalkışan ahlak kuramlarına karşı bir tür ahlak fenomenolojisi geliştirmeye çalışıyor: Ahlakı temellendirme çabasının geleneksel biçimlerine dönmeyen ama dinî yahut ladinî klasik ahlak tasavvurlarının sorduğu sualleri gündeme getirmekten de çekinmeyen bir ahlaki benlik okuması, bir ahlak ontolojisi.