Kategori arşivi: Sistemler

Batan Piyasalar & 21. Yüzyılın İlk Buhranı İndir

Batan Piyasalar & 21. Yüzyılın İlk Buhranı
Türkiye’nin önde gelen Marksist iktisatçılarından Ertuğrul Ahmet Tonak, çeşitli yazılarından oluşan bu derlemede üç önemli işi birlikte yapıyor. Birinci olarak, kapitalist sistemin 2007’de patlak veren son krizini, Marksist kuramın geleneksel çerçevesini kullanarak çözümlüyor ve gösteriyor ki krizi tetikleyen temel etken, kâr haddinin baskı altında olduğu bir dönemde, artı-değerden giderek artan oranlarda pay alan finans kapitalde aranmalıdır. İkinci olarak, bu önemli saptamayı günlük dile dönüştürüyor; Batı’da, Türkiye’de krize yol açan süreçleri, bunların siyasi ve toplumsal yansımalarıyla birlikte iktisatçı olmayan okurlara açıyor. Üçüncü olarak da, kapitalizme özgü çelişkileri maskeleme, makyajlama görevlerini üstlenen burjuva iktisadının Türkiye’deki ve dışarıdaki temsilcilerine karşı sert ve ödünsüz polemiklere girişiyor.

Batan Piyasalar! 21. Yüzyılın İlk Buhranı, bu nedenlerle solda yer alan herkes için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı olacaktır.

Korkut Boratav

Batan Piyasalar & 21. Yüzyılın İlk Buhranı İndir

Batan Piyasalar & 21. Yüzyılın İlk Buhranı
Türkiye’nin önde gelen Marksist iktisatçılarından Ertuğrul Ahmet Tonak, çeşitli yazılarından oluşan bu derlemede üç önemli işi birlikte yapıyor. Birinci olarak, kapitalist sistemin 2007’de patlak veren son krizini, Marksist kuramın geleneksel çerçevesini kullanarak çözümlüyor ve gösteriyor ki krizi tetikleyen temel etken, kâr haddinin baskı altında olduğu bir dönemde, artı-değerden giderek artan oranlarda pay alan finans kapitalde aranmalıdır. İkinci olarak, bu önemli saptamayı günlük dile dönüştürüyor; Batı’da, Türkiye’de krize yol açan süreçleri, bunların siyasi ve toplumsal yansımalarıyla birlikte iktisatçı olmayan okurlara açıyor. Üçüncü olarak da, kapitalizme özgü çelişkileri maskeleme, makyajlama görevlerini üstlenen burjuva iktisadının Türkiye’deki ve dışarıdaki temsilcilerine karşı sert ve ödünsüz polemiklere girişiyor.

Batan Piyasalar! 21. Yüzyılın İlk Buhranı, bu nedenlerle solda yer alan herkes için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı olacaktır.

Korkut Boratav

Konfüçyen Kapitalizm İndir

Konfüçyen Kapitalizm
Konfüçyen kapitalizm düşüncesinin, Çin diasporasının bütün dünyada kazandığı iktisadi başarıya bakışımızı şekillendirmede çok önemli bir rolü olmuştur. Çok çalışmak, ailevi değerler ve toplumsal bağlılığın yanı sıra; hassasiyet, güven ve sosyal ağlara dayanan ticari adetler, bu müstesna insanların servetlerini ve ticaretteki yeteneklerini açıklamak için kullanılan başlıca araçlardır.

Bu kitapta ‘çin girişimi’ konusu ele alınmaktadır kitap, kaynağını konfüçyüsçülükten aldığı zannedilen değer ve adetlerin belirleyici etkileriyle ilgili miti gözler önüne seriyor. Bu mit, zamana meydan okuyan ‘Çin kültürü’ mefhumuna dayanıyor ve üç ihtilaf alanına odaklanıyor ekonomik olarak güdülenmiş Çinli özne, uzlaşma ve kültürel paylaşımla tanımlanan işçi-işveren ilişkileri ve kapitalizm öncesi cemaat yapısı.

Yazar, doğu malezya’daki saravak’ta bulunan Çinli tüccarlar arasında yapılan saha araştırmalarından elde edilmiş verilerden faydalanıyor. Somut örneklerle soyut analizi birbirine bağlayan kitabın multi-disipliner yaklaşımı, çin’in ticari adetle|jne nüfuz edici bir anlayış sunuyor ve ekonomik antropoloji, denizaşırı Çin kültürü ve genel olarak yeni konfüçyüsçü toplumların anlaşılmasına katkıda bulunuyor.

Tutkular ve Çıkarlar & Kapitalizm Zaferini İlan Etmeden Önce Nasıl Savunuluyordu? İndir

Tutkular ve Çıkarlar & Kapitalizm Zaferini İlan Etmeden Önce Nasıl Savunuluyordu?
Siyasal iktisadın tanınmış isimlerinden Albert O. Hirschman kapitalizmin şekillenmekte olduğu on yedinci ve on sekizinci yüzyıllardaki düşünsel havayı inceleyerek, çok uzun süre günah sayılan maddi çıkar peşinde koşmanın nasıl olup da hayatın merkezine oturduğu sorusuna cevap arıyor. Kapitalizmin yükselişine farklı bir yorum getiren yazar, Marksist ve Weberci düşüncenin ortak paydası olan kopuş fikrine değil, eski ile yeni arasındaki sürekliliğe vurgu yapıyor. Montesquieu, James Steuart, John Millar, Adam Smith gibi düşünürlerin görüşlerini inceleyen Hirschman, yaşanan uzun süreli ideolojik değişimi içsel bir süreç olarak tanımlıyor ve uzun bir tarihsel dönem boyunca birbirine karşıt tanımlanmış tutku ve çıkarların, Adam Smith tarafından bir tutulmasıyla birlikte koskoca bir düşünce zincirinin hafızalardan silindiğine işaret ediyor. Bir yandan, kapitalizmin “eksiksiz insan kişiliğinin” gelişmesine engel olduğu yolundaki eleştirileri ele alırken, on dokuzuncu yüzyıl öncesinde kapitalizmin zaten hükümdarların ve diğer soyluların tutkularını bastırma ve “daha az yönlü, öngörülemezliği azalmış, tek boyutlu bir insan kişiliği” yaratma amacıyla savunulduğuna dikkat çekiyor. Öte yandan, Keynes gibi “bırakınız yapsınlar” ideolojisi savunucularının savlarının da kapitalizmin gerici yüzünü göstermesinden önce hakim olan “herkesin kendi çıkarının peşinden koşması iyi bir düzen sağlayacaktır” fikrinin bir tekrarından ibaret olduğunun altını çiziyor. Düşünce tarihinin bu kitapta ele alınan bölümü hakkında bilgi edinmek, kapitalizm üzerine yapılacak çalışmalara ciddi ölçüde katkı sağlayacaktır.

Kapitalizmin Kısa Tarihi İndir

Kapitalizmin Kısa Tarihi
Herkesin hakkında konuştuğu bu kapitalizm nedir? Alman siyaset bilimi profesörü Georg Fülberth, kendi kapitalizm tanımını, geçmişteki teorisyenlerin çalışmalarını kıyaslayarak inşa ediyor. Karl Marx, Adam Smith, David Ricardo, J. M. Keynes, W. Sombart, Max Weber, Joseph Schumpeter, Fernand Braudel, I. Wallerstein, Kozo Uno gibi önde gelen kapitalizm analizcilerinin görüşlerini yorumlayarak sağlam bir kapitalizm tanımına ulaşıyor. Ardından kapitalizmin ortaya çıkışını ve tarihsel gelişimini, derinliğine ve çok yönlü olarak inceliyor. Feodal toplumda kapitalizmin doğumunu olanaklı kılan potansiyeller ve gelişmelerden yola çıkarak kapitalist toplumun serbest rekabetçi dönemden, günümüzün neoliberalizmine uzanan gelişim sürecini mercek altına alıyor. Kitap, kapitalizm karşıtı hareketleri de kapsayarak, bu sistemin üretim ve yaşam tarzının ne zaman son bulacağına dair sorularla son buluyor.
Frankfurter Allgemeine Zeitung’un yazarlarından Dietmar Dath, Kapitalizmin Kısa Tarihi’ni şu sözlerle karşılamıştı: “Yeni bir 1789’un şerefine!” Eric Hobsbawm’ın değerlendirmesi de şöyle: “Bu kitabı büyük bir keyifle okudum.

Siyasal İslam ve Liberalizm & Endonezya, İran, Mısır, Tunus, Türkiye İndir

Siyasal İslam ve Liberalizm & Endonezya, İran, Mısır, Tunus, Türkiye
İslam ve liberalizmi birlikte düşünmek mümkün mü? 2006 yılının Haziran ayında bir Paris akşamında bir grup meslektaşımla sohbet ederken bir bilimsel toplantı başlığı önerisi olarak biraraya gelmiş iki kavram aslında “İslam” ve “liberalizm”. Bizi İslam ve liberalizmi birlikte düşünmeye iten neydi? Liberalizm ve İslam’dan ne anlıyorduk? Neyi tartışmayı hedefliyorduk? Bu kitabın planından da açıkça anlaşılabileceği gibi, İslam bir din ama aynı zamanda bir toplumsal düzen olarak ele alınmakta, daha özelde de İslamcılık bir siyasal akım olarak değerlendirme konusu yapılmakta, liberalizm ise bir yandan bir iktisadi sistem, diğer yandan da siyasal bir ideoloji olarak kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, liberalizm iki yönlü düşünülmektedir: ekonomik liberalizm ve siyasal liberalizm. Bu durumda en başta sorduğumuz soruyu daha derinlikli ve iki boyutlu bir biçimde yeniden sormamız gerekiyor: Siyasal İslamın ekonomik liberalizmle ilişkisi nedir? Siyasal İslam demokrasi ile bağdaşabilir mi? Bu sorular ve liberalizmin ekonomik ve siyasal boyutu göz önünde bulundurularak elinizdeki kitap iki bölüm olarak tasarlandı İslamın daha çok ekonomik liberalizmle bağlantısını sorgulayan birinci bölüm ve İslamın siyasal liberalizm ile bağlantısını sorgulayan ikinci bölüm. Bu derleme İslamın bir yandan ekonomik liberalizm, dolayısıyla da küreselleşme ile ilişkisini masaya yatırırken, diğer yandan da demokrasi ile karmaşık bağlarını tartışma konusu yapmaktadır. Söz konusu ilişkileri, çeşitli ülkelerden ve farklı siyasal, toplumsal ve ekonomik alanlardan olduğu kadar, farklı kuramsal pencerelerden hareketle ortaya koymaktadır. Bu zenginlik ve çok boyutluluk, aynı zamanda konunun çetrefilliğini ve üzerinde uzlaşmanın güçlüğü de gözler önüne sermektedir.
Ayşen Uysal

Kapitalist Gerçekçilik & Başka Alternatif Yok mu? İndir

Kapitalist Gerçekçilik & Başka Alternatif Yok mu?
Günümüzde kapitalizm, tek geçerli siyasal ve ekonomik sistem olarak kendini göstermektedir. Öyle ki dünyanın sonunun geldiğini hayal etmek, kapitalizmin sonunu hayal etmekten bile kolay hale geldi. Özellikle 1989’dan sonra ‘yegane gerçekçi sistem’ olarak her türlü siyasal, ekonomik, kültürel alanda hakimiyetini kabul ettirmiş, kendisine alternatif bir sistem imkansız hale gelmiştir. Peki bu ‘gerçekçi kapitalizm’in iş, kültür, eğitim ve ruh sağlığı üzerindeki etkilerini ne yapacağız? Yol açtığı sonuçlardaki ya da kriz anlarındaki tercihlerini hangi özgürlükler içerisine yerleştireceğiz? İşte Kapitalist Gerçekçilik bu ve bunun gibi sorulara radikal ama bir o kadar da elzem cevaplar arıyor.

21. Yüzyıl ve Kapitalist-Emperyalizm İndir

21. Yüzyıl ve Kapitalist-Emperyalizm
‘Kapitalizmin tekelci karakteri, Marx’ın Kapital’de kapitalist üretim tarzını analiz edişinden beri bilinmez değildir. Hele ki Lenin’in Emperyalizm çalışmasından sonra, tekelci kapitalizm konusunda, çok daha fazlasını biliyoruz. Ama, yine de bu konuda bilgimizin geliştirilmesine ihtiyacımız var. İki nedenle, birincisi, bir konuya ilişkin bilgimiz, dış görünüşten öze doğru ilerler, sürekli derinlik kazanır. Bu öğrenme yoludur. Bu nedenle, bu konuda öğrenmemizi sürdürmemiz gerekli. İkincisi, tekelci kapitalizm, bugün Lenin’in analizinden neredeyse 90 yıl sonra, öğrenmemiz gereken uzun bir süreç de yaşamıştır.’

Kapitalizmde Sınıf İndir

Kapitalizmde Sınıf
Global haritanın sınıf dışı milliyetçi-dinci güçler tarafından belirlendiği ve sınıfın değişik siyasi, teknik gerekçelerle neredeyse tümüyle gözden düştüğü günümüz koşullarında, her şeye rağmen biz hâlâ sınıfın varlığından ve toplumsal ilişkileri belirlemedeki (en azından) potansiyel üstün konumundan söz ediyoruz.

Neden böyle? Son kriz koşullarında sınıfın yeniden, nasıl, karşı görüşlere sahip olanlar da dâhil, herkesin gündemine oturmaya başladığını gösteren veriler, sınıfı toplumsal bir gerçeklik olarak apaçık saptıyor. “İşte sınıf” diyor.
Ama zaten o hiçbir zaman yok olmamıştı ki…