Kategori arşivi: Deneme (çeviri)

42 Derin Düşünce & Hayat, Evren ve Diğer Her Şey Üzerine İndir

42 Derin Düşünce & Hayat, Evren ve Diğer Her Şey Üzerine
“Mutlu olmak istemdışı bir durumdur; üzerine fazlaca düşmek ona ulaşmayı daha da zorlaştırır. Ya da John Stuart Mill’in dediği gibi: ‘Kendinize mutlu olup olmadığınızı sorarsanız, mutluluğunuz sona erer.’”

HAYATA VE EVRENE DERİN BAKIN
Mark Vernon, Alain de Botton’la birlikte Londra’daki “Yaşam Okulu”nun kurucuları arasında yer alan bir isim. Hayatı anlamak için felsefeye başvurmanın elzem olduğunu bütün kitaplarında vurguluyor. Yazarın Türkçede yayınlanan ilk kitabı 42 Derin Düşünce:
Hayat, Evren ve Diğer Her Şey Üzerine, ünlü “Otostopçu’nun Galaksi Rehberi” kitabına bir gönderme aslında. Orada, evrendeki bütün soruların cevabı olduğuna inanılan “42” sayısından yola çıkan Mark Vernon, kitabında dünya düşünce tarihinde yer etmiş ünlü isimlerin söylediklerinden politik sloganlara kadar geniş bir yelpazede seçtiği cümleleri kendine başlangıç vuruşu yapıyor.

“Mutlu Hayat”, “Gündelik Hayat”, “Çalışma Hayatı”, “Sosyal Hayat”, “Yeşil Hayat”, “Sorgulanmış Hayat” ve “Hayatın Sonu” ana başlıkları altında toplanan 42 denemeyi okuduktan sonra hayatınız birdenbire değişmeyecek belki, ama hayata bakışınızda bir değişiklik olacağı kesin!

42 Derin Düşünce’de, yazarın deyişiyle, “…bana ilham veren şey felsefe. Ama muammaların ya da kuralların felsefesi değil, ‘Nasıl yaşamalıyım?’ sorusunu soran felsefe.”

Yazmak İndir

Yazmak
Şu cahilce söze bak; akla sığmaz sözler ediyorsun; fazla ileri gidiyorsun; durmadan kendinle oynuyorsun; gerçekten söylediğini herkes yalan sanır,” deyince, şöyle karşılık veririm: “Doğru, ama ben dikkatsizlikten kaynaklanan yanlışlarımı düzeltsem bile alıştıklarımı düzeltemem. Her yerde böyle konuşmuyor muyum? Kendimi olduğum gibi göstermiyor muyum? Yeter artık! İstediğimi yaptım: Herkes kitabımda beni, bende kitabımı görüyor.”
 “Yapıtınızda en güzel bulduğunuz şey nedir? Şu parça mı, yoksa bu mu? Onda en beğendiğiniz yan, yapısındaki güzellik mi, kullandığınız malzeme mi, bir buluş, bir düşünce, bir bilgi mi?”

Ben Özelim İndir

Ben Özelim
Dikizleme Günlüğü kitabıyla dünyada ve ülkemizde büyük yankı uyandıran Hal Niedzviecki, ilk kitabı Ben Özelim’de günümüz dünyasının yaygın kültürel ortamından aldığı güçlü destekle kendini özel, türünün tek örneği gören herkese acı bir gerçeği açıklıyor: Bireycilik yeni konformizmdir.
Self-help endüstrisinin, Hollywood filmlerinin, ana akım medyanın “Herkes bir yıldızdır” “Yapabilirsin” sloganlarıyla şişirdiği popüler kültür yelkenleri özgür ufuklara açılmak yerine derinlikten yoksun yeraltılarda, içeriksiz bloglarda, dövme ve piercing heveslilerinde, gidecek yeri olmayan patenciler çevresinde sönüp kalıyor. Küresel popüler kültür “alternatif” “düzen dışı” “marjinal” olma iddiasındaki her şeyi çabucak sarıp sarmalayarak tüketim kültürünün emrine amade hale getiriyor. İşte bu kitap günümüz dünyasındaki bu eğilimlerin izini sürerek en çarpıcı örnekleri önümüze koyuyor. Dinler gibi en kutsal alanlar gibi her şeyin nasıl gösteriye dönüştüğünü görüyoruz.
Hal Niedzviecki Ben Özelim kitabıyla dünyamız ve kendimiz hakkında düşünme biçimimizi kökten sarsacak devrimci bir çalışmaya imza atıyor.
“Hal Niedzviecki gerçekten özel biri… Günümüz kültür eleştirisi alanının en zeki, komik ve en keskin kalemi, gerçeküstü bir dünyanın ayakları yere sağlam basan bir rehberidir kendisi.”
Naomi Klein

Su Üstünde Yürümeyi Öğrendiğinde Tekneye Bin İndir

Su Üstünde Yürümeyi Öğrendiğinde Tekneye Bin
Bu kitap hayata bakışınızı değiştirecek bir içsel yolculuğun hikâyesi. Birçok insan gibi, John da, hayat ve kariyer sorunlarını sineye çekmiş, umudunu ve iç görüsünü yitirmiş sıradan bir insandı. Ve bir gün, bir mucize oldu. Gideon isminde tuhaf bir iş adamıyla tanıştı. Bu çok kısa ve esrarlı karşılaşma, John için, kendini arayış yolculuğunun bir başlangıcı, kendini anlamanın, içsel bilgeliğin ve her birimizin içinde mevcut olan evrensel sevgi gücünün bir uyanışıydı. Bu, sizin de çıkabileceğiniz bir yolculuk…

“Bu kitabı akşam elime aldım ve sabahın ilk saatlerine kadar elimden bırakamadım. Beni aydınlığa yöneltti.”
Elizabeth Kubler-Ross

John Harricharan’ın bu kitabı kesinlikle çok etkili ve dokunaklı! Hepimizin, hayatlarımızın bir döneminde yapması gereken bir keşiftir bu: Gerçeğin ve Sevginin keşfi.”
Deepak Chopra

Açık Düşman İndir

Açık Düşman
Roman ve oyun yazarı Genet, edebi eserler vermekten vazgeçme kararını aldıktan sonra, 68 Mayısından Kara Panterlere Mağripli göçmen işçilerden filistinli mücahitlere varana kadar, kurumlaşmadıkları sürece her başkaldırı hareketinin yanında hatta ta içinde yer alıp çok sayıda siyasi yazı yayınlamıştır.

Ey İnsanoğlu İndir

Ey İnsanoğlu
Lübnanlı ünlü yazar, düşünür ve şair Mihail Nuayme, Ey İnsanoğlu adlı bu eserinde Tanrı, insan, hayat, doğa, ruh, sevgi, ölüm gibi konularda özgün ve oldukça farklı düşüncelerini çok yalın bir üslupla ortaya koymuştur. Ey İnsanoğlu, bir diyalogdur. Güzel bir kurgu, sürükleyici ve akıcı bir anlatımla Tanrı, hayat ve doğa ile kendine göre ideal bir ilişki biçimi geliştirir; ruh, sevgi, hayat ve ölüm gibi konularda farklı yaklaşım sergiler. Ey İnsanoğlu, alternatif bir insan modeli ve yaşam biçimi üzerinde duruyor. Bu yaşam biçimi modern eğilimlere ve çağdaş medeniyete tamamen kapalıdır. Geleneksel değerler de bu anlayışta yer almış değildir.

Bu yaşam biçimi, katışıksız sevgi üzerine kuruludur. Merkezinde insan vardır. Buna göre varlık sürecinde ruhlar için hiçbir zaman son yoktur. Çünkü yaşam bir olgunlaşma sürecidir.

Ey İnsanoğlu’nun sunduğu yaşam biçimi son derece yalındır. İnsanın kendisinden hareketle kendisi, doğa ve evren ile bütünleşmesini esas alır.

Bizim Ülkemiz & Kadınlar Ülkesi’nden Sonra İndir

Bizim Ülkemiz & Kadınlar Ülkesi’nden Sonra
Gilman, muhteşem kadın ütopyası Kadınlar Ülkesi’nin ardından bu kez bir distopya kaleme alıyor: Bizim Ülkemiz. Bu kitapta öykü, kadınların anlamlı farklar yaratabileceği gerçek dünyaya taşınmıştır. Ellador, yüzyıllardır dış dünyayla bağlantısı olmayan anaerkil bir toplumda, ortaklaşmacı bir kültür içinde yetişmiştir. Ülkelerini keşfeden bir erkekle birlikte cesur bir adım atar ve dünyaya açılır. Nefret, cinsiyet ayrımcılığı, kaos, ırkçılık ve zalimlikle dolu savaş içindeki dünyayı görür. Ataerkil toplumun zayıflıkları, tutarsızlıkları, gülünç sayılacak varsayımları, pek çok değişik kılığa girmiş otoriterliği her adımda karşısına çıkar. Zaman zaman hüsrana uğrasa da yalın çözümler önererek bize hep umut verir. Bizim Ülkemiz’de günümüzde de başımıza dertler açmayı sürdüren toplumsal çatlakları ele alan Gilman, ne feminist ayrılıkçılığı ne donkişotvari kaçışçılığı önerir. Bunun yerine, akıl, toplumsal eylem ve cinsiyetler arası işbirliği talep eder. Böylelikle Kadınlar Ülkesi’nin anlamını çarpıcı şekilde genişleten Bizim Ülkemiz, bir devam kitabı olmanın çok ötesine geçer.

Aşkın ve Tutkunun Tadı İndir

Aşkın ve Tutkunun Tadı
Lana Citron, Öpücük adlı kitabından sonra bu kez daha farklı ve popüler bir kitapla karşımızda: Aşkın ve Tutkunun Tadı. Farklı kültürlerdeki yemek ve aşk ilişkisini sorguluyor. Tarih, mitoloji, edebiyat, sinema gibi dallardan anekdotlar ve örneklerle aktarıyor. Cinsellik, tat alma duyusu, lezzet ve afrodizyak arasındaki ilişkileri aktaran Citron, farklı ve fantastik tariflere de yer veriyor. Gökçenur Asena Keskin’in çevirisiyle okuyacağımız Aşkın ve Tutkunun Tadı, cinsellikle beslenmenin birbirinden bağımsız olmadığını ve bunlar arasındaki ilişkiyle ortaya çıkan hazzı anlamamıza olanak sağlıyor.

Kelliğe Övgü İndir

Kelliğe Övgü
Eski çağ yazın dünyasının dikkate değer ürünlerinden biri de “övgü” kitaplarıdır. “Övgü” kitaplarında bugün biz “yeniler”in yadırgayabileceği pek çok şeye methiyeler düzülmüştür. Övülen şey, çok kere, çoğumuzun övülmeye değer bulmayacağı, dahası, değil erdem “zaaf” sayacağı insanlık halleridir. Kyreneli Synesios “kellik” gibi, çoğu erkeğin korkulu rüyası olabilecek bir “nasipsizliği” bir erdem olarak görüp yüceltmesiyle yerleşik inançları sarsıyor. Her şeyin felsefe konusu haline gelebileceği bir çağda yazar meseleyi öylesine ciddiye almıştır ki, kellik onun dünyasında başlı başına bir “tefekkür” konusu olabilmiştir.
Synesios, Hıristiyanlık çağında yaşadığı halde, hâlâ antik dünyanın insanıdır; aklı da fikri de “eski dünya”dadır. O dünyanın fikirleriyle, inançlarıyla, duygularıyla; çok zengin bir düşünce geleneğinin “geç kalmış” bir temsilcisi olarak konuşur. Nitekim, Kelliğe Övgü’nün çıkış noktası da bir başka “övgü” kitabıdır. Yazar kendisinden iki yüz yıl önce yaşamış olan Bursalı Dion’un Saça Övgü adlı kitabında ileri sürdüğü görüşleri çürütmek için kaleme almıştır Kelliğe Övgü’yü.

Bizim Ülkemiz & Kadınlar Ülkesi’nden Sonra İndir

Bizim Ülkemiz & Kadınlar Ülkesi’nden Sonra
Gilman, muhteşem kadın ütopyası Kadınlar Ülkesi’nin ardından bu kez bir distopya kaleme alıyor: Bizim Ülkemiz. Bu kitapta öykü, kadınların anlamlı farklar yaratabileceği gerçek dünyaya taşınmıştır. Ellador, yüzyıllardır dış dünyayla bağlantısı olmayan anaerkil bir toplumda, ortaklaşmacı bir kültür içinde yetişmiştir. Ülkelerini keşfeden bir erkekle birlikte cesur bir adım atar ve dünyaya açılır. Nefret, cinsiyet ayrımcılığı, kaos, ırkçılık ve zalimlikle dolu savaş içindeki dünyayı görür. Ataerkil toplumun zayıflıkları, tutarsızlıkları, gülünç sayılacak varsayımları, pek çok değişik kılığa girmiş otoriterliği her adımda karşısına çıkar. Zaman zaman hüsrana uğrasa da yalın çözümler önererek bize hep umut verir. Bizim Ülkemiz’de günümüzde de başımıza dertler açmayı sürdüren toplumsal çatlakları ele alan Gilman, ne feminist ayrılıkçılığı ne donkişotvari kaçışçılığı önerir. Bunun yerine, akıl, toplumsal eylem ve cinsiyetler arası işbirliği talep eder. Böylelikle Kadınlar Ülkesi’nin anlamını çarpıcı şekilde genişleten Bizim Ülkemiz, bir devam kitabı olmanın çok ötesine geçer.