Kategori arşivi: Edebiyat

Dünya Yazın Tarihi (Ciltli) İndir

Dünya Yazın Tarihi (Ciltli)
Dünyanın en önemli eleştirmenlerinden ve yazın tarihçilerinden bin olarak bilinen Antal Szerb, Spengler’in öncülük eltiği
yazan morfolojisi okulunun en parlak temsilcilerinden biriydi.
Kısa süren yaşamında verdiği birbirinden zengin yapıtlarla yazın tarihinin değerlendirilmesi konusunda tümüyle farklı ve çarpıcı bir yöntembilim önerdi.
Yazarın bir kısmını da toplama kampında kaleme aldığı bu etkileyici çalışma, binlerce yıllık yazın tarihine dair alternatif ve kapsayıcı bir okuma sunuyor.
Yazının kökenlerinden geleneğe, öncü kopuş hareketlerinden bağımsızlara kadar tüm bir yazın tanilini baştan sona kat eden
bu çalışma yirminci yüzyılın başlıca eleştiri metinlerinden biri olarak değerini koruyor. Trajik yaşam öyküsü ikinci Dünya Savaşının
bitmesine sadece dört gün kala sona eren bu büyük yazın tarihçisinin kuşaklardır okunan klasik yapıtı artık Türkçe’de

Plan B İndir

Plan B
Ayşe Erkmen’in “Plan B” yerleştirmesine eşlik etmek üzere yayımlanan kitapta, küratör Fulya Erdemci’nin yanı sıra, tarihçi Edhem Eldem ve Amerikalı sanat tarihçisi ve eleştirmen Gregory Volk’un, yerleştirmenin işaret ettiği kavramları farklı açılardan ele alan yazılarının yanında, Danae Mossman’ın Fulya Erdemci’yle birlikte Ayşe Erkmen’le gerçekleştirdiği bir söyleşi de yer alıyor.

Yazmak İndir

Yazmak
Şu cahilce söze bak; akla sığmaz sözler ediyorsun; fazla ileri gidiyorsun; durmadan kendinle oynuyorsun; gerçekten söylediğini herkes yalan sanır,” deyince, şöyle karşılık veririm: “Doğru, ama ben dikkatsizlikten kaynaklanan yanlışlarımı düzeltsem bile alıştıklarımı düzeltemem. Her yerde böyle konuşmuyor muyum? Kendimi olduğum gibi göstermiyor muyum? Yeter artık! İstediğimi yaptım: Herkes kitabımda beni, bende kitabımı görüyor.”
 “Yapıtınızda en güzel bulduğunuz şey nedir? Şu parça mı, yoksa bu mu? Onda en beğendiğiniz yan, yapısındaki güzellik mi, kullandığınız malzeme mi, bir buluş, bir düşünce, bir bilgi mi?”

Millennium Serisi Kutulu Özel Set (5 Kitap) İndir

Millennium Serisi Kutulu Özel Set (5 Kitap)
MILLENNIUM I
 
41 ülkede rekor satış yapan kitaplarının başarısını göremeden 50 yaşında hayata veda eden İsveçli gazeteci Stieg Larsson’un zihne kazınacak sahneler, çarpıcı ve canlı karakterler, okurları âdeta yerlerine çivileyecek sürükleyici bir kurgu ile her sayfasını ağır ağır ve dokuyarak yazdığı Millennium serisinin ilk kitabı Ejderha Dövmeli Kız’ı okuduktan sonra, Gefle Dagblad gibi, “Bundan daha iyisi yapılamaz,” diyebilirsiniz. Ama bu erken bir karar olabilir. Son sözü söylemeden ikincisini beklemenizi tavsiye ederiz. 
 
“Olağanüstü… Okuyucular kitabı okurken yerlerinden bile kıpırdayamayacak.”
SUNDAY TIMES
 
“Bu kitabı okumaya başladığınızda, ilk adımı hiç atmamış olmayı dileyeceksiniz. Çevreniz kararacak ve kendinizi öykünün içinde bulacaksınız…”
BILD AM SONNTAG
 
“Bu kitap kendisi için söylenen her bir övgü sözcüğünü hak ediyor… Üçlemenin geri kalan iki kitabı bunun yarısı kadar bile iyi olsa, Larsson bize müthiş bir miras bırakmış olacak.”
SHARON WHEELER
 
“Larsson’un bu kitabı saatli bir bomba gibi…”
BOB CORNWELL
 
“Hipnotize edici.”
USA TODAY
 
“Tam bir dinamit.”
LIZ SMITH
 
“Çılgınca… Müthiş bir gerilim.”
THE WASHINGTON POST
 
“Büyük bir açlıkla okunacaktır…”
OBSERVER
 
“Larsson’un kitapları hayatımız için bir tehlike oluşturuyor. Parklar okuyucularla tıka basa dolacak, çalışma dünyası altüst olacaktır. Bütün bunların nedeni hiç kimsenin kitabı elinden bırakamamasıdır.”
BAMS
 
ATEŞLE
OYNAYAN KIZ
MILLENNIUM II
 
“İlkinden daha etkileyici ve daha şaşırtıcı…  Bu roman okurları esir edecek.”
SUNDAY TIMES
 
“Eğer hâlâ Ejderha Dövmeli Kız’ı okumadıysanız, bu övgüyü okumayı bırakın ve bir tane alıp okumaya başlayın…
Eğer Ejderha Dövmeli Kız’ı okumayı bitirdiyseniz, o zaman hiçbir şey ikincisini almaktan sizi alıkoyamaz.”
ERICA MARCUS
 
Ateşle Oynayan Kız az bulunan bir şey… serinin ilk kitabından daha iyi olan bir roman…”
LOUISE FRANCE, OBSERVER
 
“Etkileyici, bu kitap için sabahlamaya değer.”
ENTERTAINMENT WEEKLY
 
“Etkileyici bir iş… Tırnak yedirten bir cinayet ve sırlar.”
PEOPLE
 
“Bu kitabı bitirene kadar uyumayı unutacaksınız.”
DALLAS MORNING NEWS
 
“Zekice… Beni esir etti ve gözümü kırpmadan okudum.”
ALAN  CHEUSE, SAN FRANCISCO CHRONICLE
 
“Kurgunun ölümsüzlüğüne hoş geldin, Lisbeth Salander!”
MARIO VARGAS LLOSA, EL PAĺS
 
“Dünyanın en başarılı suç romanı yazarı olarak memnuniyetle Larsson’u gösterebilirim.”
SLATE
 
ARI KOVANINA ÇOMAK SOKAN KIZ
 
MILLENNIUM III
 
“Sizi uyarıyoruz: Millennium üçlemesi kesinlikle bağımlılık yapıcı.”
The Guardian
 
“Dönüp tekrar tekrar  okumak istiyorsunuz. Millennium üçlemesi bu milenyumun en iyi üçlemesi.”
John Timpane, Philadelphia Inquirer
 
“Stieg Larsson’u okumak, sert bir kahve gibi sizi canlandırır… Kitaplar sıra dışı bir şekilde aksiyon dolu ve düpedüz bağımlılık yaratıcı. Larsson son derece zeki bir aktivist ve feminist olmanın yanı sıra Tanrı vergisi bir aksiyon yazarlığı yeteneğine de sahip…”
David Kamp, New York Times
 
“Kasırga gücünde bir roman. Alexandre Dumas’ın Üç Silahşörler’ini veya Charles Dickens’ın romanlarını aynı hararetli heyecanla okumuştum. Olağandışı… Hiç gocunmadan söylüyorum: Muhteşem.”
Mario Vargas Llosa, El Pais
 
“Larsson üstün bir yazar. Kurgunun birçok katmanını sıkıca bir ipe bağlıyor ve sayfa sayfa okuyucuyu sürüklüyor. Kitabın sonu, böyle bir seride isteyebileceğiniz her şeyi size veriyor.”
Leonard Zeskind, Kansas City Star
 
“Her yeni nesil Salander ve Blomkvist’i bir gün okuyacak ve onların dünyasına kapılacak.”
Sarah Weinman, BN.com
 
“Şu anda yaşadığımız hayatı yüzlerce ve yüzlerce heyecanlı sayfada yeniden keşfetmek isteyen kimse bu üçlemeyi kaçırmasın. Son kitabın muhteşem bir kurgusu var. Kitap, çağdaş edebiyatın en mükemmel sonlarından birine doğru ilerledikçe kitap hiç bitmesin istedim.”
Alan Cheuse, Chicago Tribune
 
“Kalbinizi durduracak sahnelerde polisiye edebiyatın en unutulmaz karakterleriyle tanışmaya hazırlanın. Bu kitap Larsson’un ismini edebiyatın en orijinal ve tutkulu seslerinden biri olarak tarihe kazıyor.”
Ellen Shapiro, People
 
Millennium serisi dünya çapında benzersiz bir yayıncılık mucizesi.”
Kate Mosse
 
“Hayranlarını hayal kırıklığına uğratmayacak; bu kitabı da gecenin ilerleyen saatlerine dek okuyacaksınız. … İsveçli bir bilgisayar manyağının bizi soluksuz bırakabileceğini kim düşünebilirdi ki?”
Daily Express
 
“Olağanüstü… Okuyucular kitabı okurken yerlerinden bile kıpırdayamayacak. ”
Sunday Times
 
ÖRÜMCEK
AĞINDAKİ KIZ
 
MILLENNIUM IV
 
 
Halkı gözetleyenler, en sonunda halk tarafından gözetlenirler. 
 
Lisbeth Salander, Amerikan Ulusal Güvenlik Dairesi NSA’in ağını hacklemiş ve çok önemli bazı bilgiler edinmiştir. Ejderha dövmeli kızın adaletsizliğe karşı duyduğu öfke hiç sönmeyecek bir alev gibidir, özellikle de o ateşi daha da harlayacak birtakım devlet sırlarını ele geçirdikten sonra. 
Mikael Blomkvist, gecenin bir yarısı yapay zekâ konusunda uzman Profesör Balder’den gizemli bir telefon alır. Millennium’u içine düştüğü zor durumdan kurtaracak bir haberin kokusunu alan Mikael, profesörle görüşmeye gittiğinde örümceklerle dolu bir ağın içine düştüğünü fark eder. Ve işte böylece yıllar sonra Lisbeth’le yolları yeniden kesişir. 
Korumak için öldürmeye hazır biri…
Gerçeklerin birbirine dolandığı bir ağ…
Ve avının peşini asla bırakmayacak bir örümcek.
 
Millennium serisi dördüncü kitabıyla bomba gibi geliyor.
Örümcek ağına düşmeye hazır olun!
 
“Lisbeth Salander fanları rahat bir nefes alabilirsiniz, punk hacker kahramanımız emin ellerde. Lagercrantz Örümcek Ağındaki Kız’da Lisbeth’in yüreğinin ve geçmişinin derinliklerine inmeyi başarıyor, babasıyla ilgili anılar da cabası. Beş üzerinden beş.” 
USA Today
 
“Gerçeği söylemek gerekirse Örümcek Ağındaki Kız’ı okurken aslında bu romanı Larsson’un yazmadığını unuttuğum anlar oldu.”
The Telegraph
 
“Lisbeth Salander, Lagercrantz’ın ellerinde kurgunun en harika ve en asi kadın kahramanı olmaya devam ediyor.”
The Financial Times
 
“Lagercrantz sözünde durmuş ve Millennium’u yeniden başarıyla diriltmiş. Hemen en yakındaki kitapçıya koşun.”
Le Point
 
 
GÖZE GÖZ
DİŞE DİŞ
DİYEN KIZ
 
MILLENNIUM V

Ejderha dövmeli kız unutmaz.
Unutmadığı gibi, affetmez de.
 
Lisbeth Salander son olaydan sonra atıldığı hapishanede bile adaletin temsilcisi olmaya devam eder. Maksimum güvenlikli birimin duvarlarının ardından kışkırtılan ırkçı ve dinî çatışmalara göz yummaz. 
Mikael Blomkvist her hafta uzun bir yol gidip Lisbeth’i hapishanede ziyaret eder, bu ziyaretlerinden birinde acılarına çare olacak bir ipucu yakalar. Mikael açısından Millennium için de güzel bir haber olabilir bu. Lisbeth açısından ise çocukluğunda saklı kalan gerçeklerin gün yüzüne çıkması demektir. 
Fakat gerçeklere erişmek o kadar da kolay olmayacaktır; Kayıt ismini verdikleri habis deneylerin ardındaki bilim insanları bu konunun üstünün uzun süre önce örtüldüğünü düşünüyordur ve öyle kalması için de ellerinden geleni yapacaklardır.
Salander geçmişinin gizemini çözmeye ve anılarındaki kadını bulmaya çok yakın olduğunu biliyordur; boynunda çocukken ona bir ejderhayı anımsatan doğum lekesi olan kadını… Salander her ne pahasına olursa olsun intikamını alacaktır.
Göze Göz Dişe Diş Diyen Kız, gerilim yaratan hikâyesinin gücünü dünya çapında milyonlarca okuru etkileyen Stieg Larsson’un Millennium üçlemesinden ve Salander ile Blomkvist’in adalet için savaşa devam etmesinden alıyor. 
 
EJDERHA DÖVMELİ KIZ, ATEŞLE OYNAYAN KIZ, ARI KOVANINA ÇOMAK SOKAN KIZ ile bir efsane doğdu. ÖRÜMCEK AĞINDAKİ KIZ o efsaneyi zihinlere kazımaya devam etti ve şimdi de GÖZE GÖZ DİŞE DİŞ DİYEN KIZ ile Millennium serisi değerine değer katmaya hazır!
 
“Harika… Orijinal seriye bundan daha sadık bir devam kitabı olamazdı. Salander en dramatik, en karizmatik, en etkili araştırmacı haliyle karşımızda; sosyal becerilerden yoksun bir kadın olabilir ama iş, yozlaşmış güçlerin karşısında durmaya gelince ondan iyisi yok.”
Tom Nolan, The Wall Street Journal
 
“Sürükleyici, şaşırtıcı. Larsson’u gururlandıracak derecede cesaret ve sağduyu içeriyor.”
Patrick Ryan, USA Today
 
Millennium serisinin hiç değişmeyen yanı Salander; her türlü haksızlığa zekâsı ve gerektiğinde de dövüş sanatlarıyla karşılık verebilen o tuhaf ve yalnız genç kadın.”
Maureen Corrigan, The Washington Post
 
“Tıpkı Örümcek Ağındaki Kız gibi bu kitap da Larsson’un üçlemesini hakkıyla devam ettiriyor. Fakat Göze Göz Dişe Diş Diyen Kız Lagercrantz’ın efsaneyi başka bir boyuta taşıyacağı bir dönüm noktası gibi.”
Ed Swedlund, Paste Magazine
 
“Her zaman olduğu gibi yine beklentileri karşıladı… Lisbeth, yine tam bir intikam meleği.”
Kirkus Reviews
 
“Lagercrantz’ın Millennium serisine kattığı ikinci kitap, insanı şaşkına çeviren bir gizem yumağı.”
Publishers Weekly
 
“Yine bir Lisbeth Salander efsanesi. Lagercrantz, Stieg Larsson’un yarattığı çerçeveden çıkmadan başarıya ulaşmayı beceriyor. Bu yeni dünyada her şey ve herkes şüpheli ama ejderhalar ezilenleri korumaya ve onların intikamını almaya devam ediyor.”
Michael Ruzicka, Booklist
 
“Stieg Larsson gittiği yerde gururla gülümsüyor olmalı… İsveçli gazeteci yazar David Lagercrantz, Larsson’un Millennium serisini devam ettirdiği bu ikinci kitabında çok katmanlı ve entrikalarla dolu bir gerilim yaratmış.”
Jean Westmoore, The Buffalo News
 
“Dâhi hacker Lisbeth Salander ve amansız gazeteci Mikael Blomkvist, bu kitapta gerilim yükseldikçe sosyal açıdan iyilik peşinde koşmaya devam ediyor. Bu çift kalbimizi çalmaya devam ediyor.”
Carlo Wolff, Pittsburgh Post-Gazette

Mülakatlar 1983 İnanmış Aydının Problemleri İndir

Mülakatlar 1983 İnanmış Aydının Problemleri
Elinizdeki kitap tarihe düşülmüş bir not niteliğindedir: 25 yıl öncesinin soruları ve bu sorulara verilen cevaplar. Her ne kadar günümüz soruları değişmiş olsa da 25 yıl öncesinin problemlerine, daha doğrusu “inanmış aydının problemleri”ne bakmak; bizi, bugün bu soruları ve cevaplarını yeniden düşünmeye ya da bu soruların ve cevapların yerine, şimdi gündemimizde yer alan soruları ve cevapları koymaya sevkedecektir. Bu istikamette kadim yayınları, mülâkatlar serisinin devamını, yeni sorular ve cevaplarla yayınlamaya devam edecektir.
Sorulara cevap veren yazarlar:
Taha Akyol, S.Ahmet Arvasi, Mehmet Aydın, S.Hayri Bolay, Erol Güngör, Hayrettin Karaman, Nevzat Kösoğlu, Cemil Meriç, Rasim Özdenören, İsmet Özel, Süleyman Uludağ

Fıkroman İndir

Fıkroman
Muzip muzip gülerek çıktı kürsüye ve arka taraflarda oturan ailesine de göz kırpmayı ihmaletmedi.
“Benim Tahir dayum, İstanbul’da polis memurudur” diye başladı ödevini okumaya. “Bir gece yarısı nöbetçi iken, karakolun telefonu çalar. Açar telefonu Tahir dayum. Karşıdaki ses şöyle demektedur:
‘İiiiyi aaaakşamlar. Biiiiiir iiiiihbarım ooooolacaktu.’
‘Buyrun’ der Tahir Dayum.
‘Buuuuu… Burada ööööölü biiiir aaaat vaaar.’
‘Adresi verun, hemen alduralum beyefendi.’
‘Maaaaa… Maaaaaaaaa.’
‘Maslak’
‘Haaaaayır. Maaaaaaa. Maaaaaaaa’
Tahir dayum sinirlenur adama:
‘Yeter be kardeşum, konuşmayı öğren öyle ara’ deyup telefonu kapatur.
Daha bir dakika geçmeden telefon yine çalar. Karşudaki ses:
‘İiiiyi aaaakşamlar. Biiiiiir iiiiihbarım ooooolacaktu’ der.
‘Dinliyorum.’
‘Buuuuu… Burada ööööölü biiiir aaaat vaaar.’
‘Tamam, beyefendu, adresu verun aldıralum da.’
‘Maaaaa… . Maaaaaaaaa.’
‘Maslak’
‘Haaaaayır. Maaaaaaa. Maaaaaaaa’
Tahir dayum yine kızar ve kapatur telefonu. Aradan tam üç saat geçer, telefon tekrar çalar. Tahir dayum açar telefonu. Karşudaki ses:
‘Biiiir ihhhhhh.’ derken Tahir dayum.

Mektuplar 1 İndir

Mektuplar 1
“Yavrum, mâzîmizin, târihimizin bereketi ve şerefi olan fikir mahsûllerimizi, îtinâ ile yuvarlandıkları uçurumlardan çekip kurtarmaya uğraşırken, gerek ben, gerek âilem, sanat
mahsûllerimizin de öksüz ve alâkasız bırakılmasına dayanamıyoruz. Meselâ Nâdîde ve Nezîhe ablaların,
oya, kaşık ve kese toplarlar. Her ikisinin de şimdiden birer koleksiyonları var. Fakat Orta Anadolu, Akdeniz, Rumeli işleri İstanbul’da hayli mebzul olmakla berâber şark işleri pek yok. Şimd işartlarına dikkat etmeni isteyerek, sana şunları soracağım: Dolaştığınız yerlerde, sanat kıymeti olan, antikalaşmış el işi çorap, oya, oyalı veya desenli kese heybe var mı? Varsa bunları tedârik etmek bir yorgunluk ve külfet teşkil eder mi? Yâni sen herhangi bir zahmet ve üzüntüye gireceksen kat’iyen istemem. Annem yazdı diye asla telâşlanma ve müşkül vaziyete düşme. Ben bu işi bir millî vazîfe kabul ediyorum. Olursa da hoş, olmazsa da. Her şeyden evvel senin üzülmemen lâzım.”
Sâmiha Ayverdi kendisine gelen mektupları ‘Mektuba cevap vermemek, selâm verenin selâmını almamaktır’ sözü gereğince cevaplandırmış, zamânının önemli bir kısmını bu işe ayırmıştır. Mektuplar, Sâmiha Ayverdi ile Belkıs Dengiz’in uzun yıllar devam etmiş olan mektuplaşmalarından meydana geliyor.

B*ktan Kitap İndir

B*ktan Kitap
Ali Mert, daha önce yine Yordam Kitap’tan yayınlanan Çöpten Kitap ve Kumdan Kitap adlı deneme-mizah yapıtlarının oyuncu çizgisinde, üçlemeyi B*ktan Kitap ile tamamlıyor.
Kitapta yer alan “bulaşık lağım ve medya hikâyeleri”nde, 12 Eylül’den bugüne medyanın halini; bir yanda Babıali’den medya plazalarına yaşanan değişimi, diğer yanda sürekli değişim diye tuttursa da, rüzgârın estiği yöne göre her devrin adamı olarak kalmayı başaran ve hiç değişmeyen yazarları görmek mümkün.
B*ktan Kitap, arada dönemin başka köşe yazarlarına uzansa da ana hatlarıyla E. Özköşk’ü andıran bir yayın yönetmeninin, güne başlayışını, tuvalet ziyaretini, dostu lağım faresiyle atışmalarını ve günlük makalesini kaleme alışını içeren bölümlerle akıp gidiyor.
Evren’in mercimek kampanyasına katkısından Özal’ın otomobil sevdasını yüceltmesine, Pensilvanya merkezli  “sivil toplum” atılımından umre ziyaretiyle dönemi kurtarma çabasına, çok şapkalı bir gazetecinin çırpınışları ya da medyadaki büyük çürüme…
Hiciv yüklü denemelerle.

Hünkar Hacı Bektaşi Veli İndir

Hünkar Hacı Bektaşi Veli
Anadolu’nun Türk ülkesi haline gelmesi anadolu Selçuklu Hükümdarı Alaeddin Keykubat döneminde başlar.
Rivayetlere göre Selçuklu askerleri sınırında bulunan bir Rum kalesini fethetmek üzere yol üzerindeki bir köye uğrar. Buarada, yıllar önce gelip yerleşmiş kadın erenlerden biri Türk askerlerin, sevinçle karşılar ve kendilerine ayran ikram eder.
Ama bütün asker ayran içmesine ve kapılarını doldurmalarına rağmen ayran bir türlü bitmez. Gelenler bunu yaşlı kadının ermişliğine bağlarlar ve bir keramet olarak yorumlarlar.
Yaşlı Türk kadını bir yadnan ayranları askerlere ikram ederken bir yandan da şöyle der :
– Doldurun yiğitlerim, doldurun Gazilerim,
– Doldur Ana…
– Doldurun yavrularım…
– Ana dolu , Ana dolu…
Bu topraklar o gün bugündür Anadolu’dur. Kıyamete kadar da Anadolu olarak kalacaktır.
Anadolu’nun bu ruh halini ona sağlayan Hoca Ahmet Yesevi, Hacı Bektaşi Veli, Ynus Emre ve Mevlana gibi
« Anadolu Müslümanları » dediğimiz büyük manevi dinamikler vardır. Anadolu Müslünaları ;
Hazreti Ali (ra) ve Ehl-i Beyt sevgisini, kardeşliği, eşitliği, hakça bölüşmeyi, sevgiyi, barışı, hoşgörüyü, her tür haksızlığa karşı olamyı, ilmi düşünmeyi ilke dinmiş bir hayat anlayışı olarak bu topraklarda kendini buldu.
Anadolu Müslümanlarının öcülerini dört kitap olarak tasarladık.
Ahmet Yesevi, Hacı Bektaşi Veli, Yunus Emre ve Mevlana’yı bi kez de insanımıza biz anlatalım istedik.
 

Ben Özelim İndir

Ben Özelim
Dikizleme Günlüğü kitabıyla dünyada ve ülkemizde büyük yankı uyandıran Hal Niedzviecki, ilk kitabı Ben Özelim’de günümüz dünyasının yaygın kültürel ortamından aldığı güçlü destekle kendini özel, türünün tek örneği gören herkese acı bir gerçeği açıklıyor: Bireycilik yeni konformizmdir.
Self-help endüstrisinin, Hollywood filmlerinin, ana akım medyanın “Herkes bir yıldızdır” “Yapabilirsin” sloganlarıyla şişirdiği popüler kültür yelkenleri özgür ufuklara açılmak yerine derinlikten yoksun yeraltılarda, içeriksiz bloglarda, dövme ve piercing heveslilerinde, gidecek yeri olmayan patenciler çevresinde sönüp kalıyor. Küresel popüler kültür “alternatif” “düzen dışı” “marjinal” olma iddiasındaki her şeyi çabucak sarıp sarmalayarak tüketim kültürünün emrine amade hale getiriyor. İşte bu kitap günümüz dünyasındaki bu eğilimlerin izini sürerek en çarpıcı örnekleri önümüze koyuyor. Dinler gibi en kutsal alanlar gibi her şeyin nasıl gösteriye dönüştüğünü görüyoruz.
Hal Niedzviecki Ben Özelim kitabıyla dünyamız ve kendimiz hakkında düşünme biçimimizi kökten sarsacak devrimci bir çalışmaya imza atıyor.
“Hal Niedzviecki gerçekten özel biri… Günümüz kültür eleştirisi alanının en zeki, komik ve en keskin kalemi, gerçeküstü bir dünyanın ayakları yere sağlam basan bir rehberidir kendisi.”
Naomi Klein