Kategori arşivi: Hıristiyanlık

İncil/ Müjde / Çağdaş Türkçe Çevirisi İndir

İncil/ Müjde / Çağdaş Türkçe Çevirisi
İncil,Tanrı’nın düşüncelerini,insanın durumunu kurtuluş yolunu,günahkarları uğrayacağı sonu ve iman edenlerin mutluluğunu anlatır.

İsa Tanrı Mı? İnsan Mı? İndir

İsa Tanrı Mı? İnsan Mı?
Yirminci yüzyılın ikinci yarısından sonra dinsel çoğulculuk ve dinler arası diyalog bağlamında Hıristiyan teolojisinde yaşanan yeni gelişmeler, Hıristiyanlığın diğer dinsel geleneklerle ilişkisi konusunu teologlar için önemli tartışma konularından biri haline getirmiştir. Bu bağlamda Hıristiyan teologların tartıştığı temel konu hiç şüphesiz ki geleneksel Hıristiyan anlayışından kaynaklanan Hıristiyanlığın diğer dinsel geleneklere oranla eşsziliği, biricikliği ve bağlayıcılığıdır.

Bu araştırmanın, Türkiye bilim çevrelerinde İsa-Mesih ve dinler arası diyalogun gerekliliği gibi konularda yapılacak çalışmalara örneklik teşkil etmesi, İsa-Mesih’in Hıristiyan düşüncesindeki yeri konusundaki tartışmalara hız vermesi ve Müslüman-Hıristiyan diyaloğu bağlamında en problemli gibi görünen teolojik konuların samimi ve dürüst bir şekilde ele alındığında problemi olmaktan nasıl çıkarılabileceğini göstermesi beklenir.

İsa ve Marx İncil’den İdeolojiye İndir

İsa ve Marx İncil’den İdeolojiye
“Ellul’un Hıristiyan Marksizme yönelik eleştirilerini okumak bir cerrahı izlemeye benziyor. İncil’e ilişkin kültürel uzlaşmalarımızı tekrar tekrar açıyor ve dilim dilim kesiyor. Bu deşmeleri neden mi kabul etmeliyiz? Çünkü, dünya üzerinde gerçeği söyleyebilen çok az insan var. O ise, kesinlikle tüm cerrahların en sağırı.”
WALTER WINK
Auburn Teoloji Semineri

Bir teoloji hangi noktada bir ideolojiye dönüşür? Bir Hıristiyan bu ikisini birbirinden nasıl ayırabilir? Jacques Ellul bunları birbirinden ayırmak için çabalamıştır; bu kitap, hem teorik bir taslak hem de önemli örnekler içermektedir.
Ellul, kimi popüler teologların, özellikle de İncil’e ait teolojiyi Marksist düşünceyle birleştirmeye teşebbüs edenlerin, diğer anlamlar üzerinden “teolojik” sonuçlar çıkarma tuzağına düştüklerine, dolayısıyla, bunları gerçek teolojiler olarak düşünemeyeceğimize inanır.
Ellul, Hıristiyanlığın Marksizm ile ilişkilendirilme çabalarını hem İncil’e ait bir teolojik perspektiften hem de sosyopolitik açıdan irdeler. Marksist-Hıristiyan kitaplardaki belli kilit noktalar üzerine titizlikle eğilen Ellul (ne Marksist ne de Hıristiyan olarak gördüğü) sözde Marksist Hıristiyanlığın acizliğini ortaya çıkarırken, İncil’deki bakış açısının gerçek devrimci seçenek anlamında tüm siyasi güçlerin tek istisnası olarak Hıristiyan anarşizmini bıraktığını belirtir.

Uzun yıllar Bordeaux Üniversitesi’nde hukuk, sosyoloji ve tarih profesörlüğü yapmış olan Jacques Ellul kırkı aşkın kitap ve yüzlerce makale kaleme almıştır.

Himalaya İncili İndir

Himalaya İncili
İsa’nın on üç yaşında ailesini terk ederek İsrailli tüccarlarla Hindistan’a ve Nepal’e seyahat ettiği, İsa’nın yaklaşık on yedi yıl Himalaya dağlarında yaşadığı kanıtlanmıştır.

Bu kitaptaki bazı bölümler ve yazılanlar Kuran’da, Tevrat’ta ve İnciller’de anlatılan bilgilere uyum içerisindedir.

Özellikle on altıncı bölüm kadınlara bakış açımızı değiştirecek, önemli bir bölümdür. Bunun yanı sıra Muhammed (a.s)’ın Ahmet adıyla geleceğiyle ilgili kısım yirminci bölümde iki defa yer almaktadır. İsa’nın Hindistan, Nepal ve İran gibi ülkelerde insanların sapık inançlarıyla mücadele ettiği gibi temel ve genel konular kitapta yer almaktadır. Kitabın içeriği kısaca bunlardan oluşmaktadır.

Bu kitabın Türkçeye çevriliş amacı İnsanlığa ve bilime katkısı olmasının yanında Türk okuyucusuna kaynak bir eser olması düşüncesiyle hazırlanmış ve yayınlanmıştır.

Abdullah PALAZOĞLU
Uzm. Theolog

Meryem & Bülbül Dağı’nın Sırrı İndir

Meryem & Bülbül Dağı’nın Sırrı
Bu kitap, Meryem Ana ile ilişkilidir. Yüz yıldır süren bir iddiayı ama aslında iki bin yıldır uygulanan ritüelleri ve gelenekleri anlatmaktadır. Acaba Meryem Ana, gerçekten Efes’e gelmişmidir..? Üç bin yıllık bir uygarlığın merkezi olan Efes’in yamacındaki Bülbül Dağı’ndayız. Buranın antik adı Panaya Kapulu’dur. Dağın tepesinde çok eski bir ev vardır. Meryem Ana’nın son yıllarını bu evde yaşadığına ve öldüğüne inanılmaktadır… Bu evin bulunması da doğaüstüdür. Binlerce km ötede yaşayan kötürüm bir rahibe olan Anne Catherine Emmerich transa geçiyor, Hz. İsa ve Meryem Ana ile ilgili vizyonlar görüyordu. Medyum ve Azize olan Emmerich bu evin yerini, hiç görmediği halde tarif etmişti. Kitapta buparanormal olayı da okuyacaksınız… Üstelik Emmerich Meryem Ana’nın gizli mezarının yerini de tarif ediyordu…Ve kitapta daha ötesi de var… Hz. İsa’nın çarmıhta ölmemiş olduğunu ve Romalı Vali Pilatus’un da içinde olduğu bir komplo sonucunda kaçırıldığını da kitapta okuyacaksınız, daha da ötesi Meryem Ana’nın gelini de bir diğer Meryem’di… Kısacası Hz. İsa evliydi… Yaşadığımız çağ “Değişim ve Dönüşüm Çağı” ama bu değişim sadece teknolojiyi kapsamıyor, alışkanlık ve duygulardan, inanç ve geleneklerden, dogmalar ve fanatizmden, dini zorbalık ve cehaletten söz ediyorum.Bu kitapta dinler tarihinin en gizemli iki insanının okuyacaksınız, Anadolu’daki Meryem Ana ile öteki Meryem’in öyküsünü yani gelininin öyküsünü… Gizem gittikçe daha çok büyüyor. Öylesine derinleşiyor ki, ciltler dolusu kitap yazılabilir ama kim yazılmadı dedi ki? Kimbilir, gizli arşivlerde neler saklanıyor? Kimbilir, zaman içinde daha hangi inanılmaz, çarpıcı gerçeklerle karşılaşacağız? Kimbilir, bilmediklerimiz nasıl bilinir olacak..

Türkiye’deki Patrikhaneler İndir

Türkiye’deki Patrikhaneler
Misyonerlik faaliyetlerinde Patrikhanelerin rolü…
Patrikhanelerin faaliyetleri ve amaçları…
Fener Rum Patrikhanesi ve diğerleri…
Türkiye’nin mevcut durumu ve geleceği üzerine yatırımlar yapan; bu amaçla ulusal ve uluslararası düzeyde girişimlerde bulu¬nan Patrikhaneler hakkında yayımlanmış en yetkin eserlerden biri…

Pavlus Hristiyanlığına Giriş İndir

Pavlus Hristiyanlığına Giriş
Bugünkü Hıristiyanlık, her ne kadar kendisini milattan önce dörtte dünyaya gelen İsa’ya izafe ediyor olsa da, yalnızca İsa’nın öğretilerini esas alarak onu anlamak mümkün değildir. İsa kadar Hıristiyanlığın anlaşılmasında göz önünde bulundurulması gereken bir diğer önemli şahsiyet de Pavlus’tur. Hıristiyanlığın inanç esasları ve uygulamalarının bir kısmını İsa’ya kadar götürmek mümkün olsa da, onların kabul edilen mevcut anlamları Pavlus’un söz konusu şeyler hakkındaki yorumundan kaynaklanırlar. Pavlus’un bu olgular hakkındaki yorumları olmasaydı, “Yasayı değiştirmek değil; tamamlamak için geldiğini” ve “İsrail’in kaybolmuş koyunlarına gönderil diğini” söyleyen İsa Mesih’in öğretisi ihyacı bir Yahudi hareketi olmaktan kurtulamazdı. Bu yüzden nasıl İsa Mesih olmaksızın bir Hıristiyanlıktan söz etmek mümkün değilse, aynı şekilde Pavlus ve onun İsa’nın yaşadığı olaylar hakkındaki yorumları olmaksızın bugünkü anlamda, Yahudilikten ayrı evrensel bir din
olarak Hıristiyanlıktan söz etmek de mümkün değildir.

Orijinal Günah / Günahın Teolojisi İndir

Orijinal Günah / Günahın Teolojisi
Günah konusu üzerinde yazan herkes, Norman Powell Williams’ın İlk Günah ve Düşüş: Tarihsel ve Eleştirel bir inceleme adlı eserine çok şey borçludur. Engin bilgiler ve zengin kaynaklarla dolu bir kitaptır bu. Ancak biraz eskimiştir. Basıldığı tarihten itibaren 1929, iki büyük akımda gelişmeler olmuştur. İlk olarak, hem protestan hem de Roma Katolikler arasında Kutsal Kitap’ın günahla ilgili ilahiyatına Williams’tan farklı bakan ilahiyatçılar çıkmıştır. İkinci olarak, Williams’a çok itici gelen Augustine’in günahla ilgili görüşünü kendince canlandırmayı amaçlayan bir görüş yayılmıştır. Dünya tarihinde de çeşitli gelişmeler olmuş, yirminci yüzyıla damgasını vuran dehşet verici olaylar yaşanmıştır…

İstanbul Rum Patrikhanesi & Cumhuriyet Döneminde İndir

İstanbul Rum Patrikhanesi & Cumhuriyet Döneminde
Türkiye’nin Cumhuriyet tarihi boyunca tabu addettiği konuların başında gelen azınlıklar konusu, özellikle doksanlı yıllarla birlikte Türkiyeli araştırmacıların gündeminde eskisine oranla daha ağırlıklı bir yere sahip oldu. Genelde hâkim konumda olan ve defansif/milliyetçi kaygılarla konuyu ele alıp, ideolojik bir karşı duruşu korumaya çalışanların yanısıra, yeni kaynaklara, yeni yaklaşımlara kapı açan araştırmalar da var… Elçin Macar’ın bu çalışması, sadece “netameli” sayılmış bir konu olarak İstanbul Rum Patrikhanesi’nin Cumhuriyet tarihi içindeki serüvenini dile getirmekle kalmıyor; konunun hiçbir derinliği olmadan, günlük iç ve dış siyasî çekişmelerle sınırlı olarak ele alınış tarzını terk etmeyi öneren bir derinliği de taşıyor. Macar, bu kitabıyla iki milliyetçilik arasında sıkışmış, ötekileşmiş, ideolojik açıdan suistimal edilmiş bir kurum olan İstanbul Rum Patrikhanesi’ne, hem teorik hem de metodolojik açıdan bugüne kadar egemen olan anlayıştan farklı bir yaklaşım getirmeyi amaçlıyor ve yitirilmiş dinsel çeşitliliğin yakın tarihteki izlerini sürüyor.

Ekümenik Patrikhane & Tarihi, Siyasi, Dini ve Hukuki Açıdan İndir

Ekümenik Patrikhane & Tarihi, Siyasi, Dini ve Hukuki Açıdan
6. yüzyılda ekümenik sıfatı, Konstantinopolis Patriği’ne, Roma İmparatorluğu başkentinin episkoposu olduğu için verilmişti. Fethin ardından Fatih Sultan Mehmed, Bizans’tan Osmanlı’ya hiçbir değişime uğramadan devrolan tek meşru kurum olan Büyük Kilise’yi ihdas ederken, söz konusu makamın temsil ettiği evrenselliği siyasetine dahil etme niyetini ilan ediyordu.
Doğu Roma’dan Cumhuriyet dönemine dek kesintisiz süren Patrikhane’nin dinî olduğu kadar siyasi yeri ve anlamı, Cumhuriyetçilerin dini devre dışı bırakan laik siyaset anlayışıyla sona erdi. Lozan Antlaşması’nda Patrikhane’nin ekümenik sıfatı ve bundan kaynaklanan ruhani yetkileri, münakaşa konusu yapılmadıkları ölçüde onaylandı. Ancak Patrik ve Patrikhane, siyaseten yeni ulus-devletin, dinen de laikliği dünyevi din mertebesinde telakki eden pozitivist tasavvurun, tıpkı hilafet gibi “öteki”si oldular.
Lozan ile başlayan bu Patrik ve Patrikhane “takıntısı” günümüzde, İslâm’ın yaygın olduğu Türkiye’de Ortodoks Patrikhanesi’nin dinî sıfatının ne olmaması gerektiği konusunda abes bir tartışma halinde sürüyor. Ekümenik Patrikhane’de yer alan yazılar konunun tarihî, dinî, hukuki ve siyasi boyutlarını ele alırken, bilgi eksikliğini gidermeyi ve bilgi kirliliğini temizlemeyi amaçlıyor.
Alexis Alexandris, Baskın Oran, Cem Sofuoğlu, Cengiz Aktar, Elçin Macar, Emre Öktem, Kürşat Demirci, Panteleimon Rodopoulos, Paraskevas Konortas ve Samim Akgönül’ün makaleleriyle…