Kategori arşivi: Ermenice

Lutsika Dudu İndir

Lutsika Dudu
Günlük İstanbul Ermenicesi, farklı kelime hazinesi, vurguları, ekleri ve deyişleriyle Ermenicenin farklı bir ağzını temsil eder. Ederdi… Zira günümüzde İstanbul sokaklarında Ermenice sesler çınlamıyor artık.

Hagop Ayvaz, tam 50 yıl boyunca yayımladığı Ermenice tiyatro dergisi Kulis’te, bu özgün dili Lutsika Dudu’nun ağzından yaşatmaya çalışmıştır.

Bu kitap, gülmek isteyen okurun bu ihtiyacını mutlak surette tatmin edeceği gibi, İstanbul Ermenilerinin günlük konuşmasını ve yaşam tarzını incelemek isteyen filolog ve sosyologlara da bir kaynak olarak hizmet edecektir.

Harbiyeli Bir Osmanlı Ermenisi & Mülazım-ı Sani Sürmenyan’ın Savaş Ve Tehcir Anıları İndir

Harbiyeli Bir Osmanlı Ermenisi & Mülazım-ı Sani Sürmenyan’ın Savaş Ve Tehcir Anıları
“1912 haziranında üç, temmuzunda beş Ermeni okulu bitirdik ve mülâzım-ı sânî [teğmen] rütbesiyle Osmanlı ordusunun hizmetine ilk Ermeni subaylar olarak girdik. O yılki mezunlarımız ordulara kurayla dağıtıldılar. Ben şanslıydım, 4. Ordu’yu, Erzincan’ı çektim. 1912 yazında, belime takılı kılıcım, parlayan düğmelerim ve apoletlerimle gururlu ve mutlu, memleketimde idim…” Kalusd Sürmenyan, II. Meşrutiyet döneminde Harbiye’den mezun olup Osmanlı Ordusu’nda muvazzaf subay olarak görev yapan Ermenilerden biriydi ve Birinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar orduya hizmet etti. Savaş sırasında geri hizmete alındıktan sonra katliamların yaşandığı Sansa Vadisi’nde görev yaptı. Tehcir sırasında görevini terk edip ailesini kurtarmak için kervanların peşinden yollara düştü, Ermeni halkının yaşadığı trajediye bizzat tanıklık etti. Sürmenyan’ın anılarını Ermeniceden çeviren ve yayına hazırlayan Yaşar Tolga Cora, anı türü eserlerin tarihî “hakikati” ortaya çıkarmasındaki zorlukları dikkate alarak, Osmanlı Ermenilerinin Birinci Dünya Savaşı sırasında yaşadığı trajedinin ayrıcalıklı bir Ermeninin hayatını dahi nasıl etkilediğini inceliyor. Bu kısa anı kitabı, geleceğine ve kariyerine dair hayalleri 1915’te kaybolan bir Harbiyeli Osmanlı Ermenisinin hikâyesini ve onun gözünden halkının yaşadıklarını okuyucuya sunuyor.

İstanbul Mahallelerinde Bir Gezinti İndir

İstanbul Mahallelerinde Bir Gezinti
Hicvi ve dolayısıyla mizahı; toplumsal yozlaşmayı, kurumların bozulmasını, insanlar arasındaki bitmek bilmeyen çekişmeyi ve adaletsizliği anlatmak için bir silah olarak gayet iyi kullanan Hagop Baronyan, yaşadığı dönemde sansür baskısına uğramış ve elinden geldiğince buna direnebilmiştir.

İstanbul Mahallelerinde Bir Gezinti’de XIX. yüzyılın ikinci yarısının İstanbul’unda 34 mahallenin toplum yaşantısı, mahalle hayatı oldukça kuvvetli bir mizahi dille anlatılıyor. Ermeni ileri gelenlerinin Ermeni toplumunun sorunlarına ilgisizliği, zengin fakir ayrımının yarattığı çelişkiler, kadın erkek ilişkileri, kilisenin mahalle hayatı üzerindeki hegemonyası, ince ve keskin gözlemlerle aktarılıyor.
Baronyan, rengini, “siluetini” ve hatta halklarını büyük ölçüde kaybetmiş bir şehrin mazisine başka bir gözle bakmamızı sağlıyor.

Harbiyeli Bir Osmanlı Ermenisi & Mülazım-ı Sani Sürmenyan’ın Savaş Ve Tehcir Anıları İndir

Harbiyeli Bir Osmanlı Ermenisi & Mülazım-ı Sani Sürmenyan’ın Savaş Ve Tehcir Anıları
“1912 haziranında üç, temmuzunda beş Ermeni okulu bitirdik ve mülâzım-ı sânî [teğmen] rütbesiyle Osmanlı ordusunun hizmetine ilk Ermeni subaylar olarak girdik. O yılki mezunlarımız ordulara kurayla dağıtıldılar. Ben şanslıydım, 4. Ordu’yu, Erzincan’ı çektim. 1912 yazında, belime takılı kılıcım, parlayan düğmelerim ve apoletlerimle gururlu ve mutlu, memleketimde idim…” Kalusd Sürmenyan, II. Meşrutiyet döneminde Harbiye’den mezun olup Osmanlı Ordusu’nda muvazzaf subay olarak görev yapan Ermenilerden biriydi ve Birinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar orduya hizmet etti. Savaş sırasında geri hizmete alındıktan sonra katliamların yaşandığı Sansa Vadisi’nde görev yaptı. Tehcir sırasında görevini terk edip ailesini kurtarmak için kervanların peşinden yollara düştü, Ermeni halkının yaşadığı trajediye bizzat tanıklık etti. Sürmenyan’ın anılarını Ermeniceden çeviren ve yayına hazırlayan Yaşar Tolga Cora, anı türü eserlerin tarihî “hakikati” ortaya çıkarmasındaki zorlukları dikkate alarak, Osmanlı Ermenilerinin Birinci Dünya Savaşı sırasında yaşadığı trajedinin ayrıcalıklı bir Ermeninin hayatını dahi nasıl etkilediğini inceliyor. Bu kısa anı kitabı, geleceğine ve kariyerine dair hayalleri 1915’te kaybolan bir Harbiyeli Osmanlı Ermenisinin hikâyesini ve onun gözünden halkının yaşadıklarını okuyucuya sunuyor.

Harbiyeli Bir Osmanlı Ermenisi & Mülazım-ı Sani Sürmenyan’ın Savaş Ve Tehcir Anıları İndir

Harbiyeli Bir Osmanlı Ermenisi & Mülazım-ı Sani Sürmenyan’ın Savaş Ve Tehcir Anıları
“1912 haziranında üç, temmuzunda beş Ermeni okulu bitirdik ve mülâzım-ı sânî [teğmen] rütbesiyle Osmanlı ordusunun hizmetine ilk Ermeni subaylar olarak girdik. O yılki mezunlarımız ordulara kurayla dağıtıldılar. Ben şanslıydım, 4. Ordu’yu, Erzincan’ı çektim. 1912 yazında, belime takılı kılıcım, parlayan düğmelerim ve apoletlerimle gururlu ve mutlu, memleketimde idim…” Kalusd Sürmenyan, II. Meşrutiyet döneminde Harbiye’den mezun olup Osmanlı Ordusu’nda muvazzaf subay olarak görev yapan Ermenilerden biriydi ve Birinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar orduya hizmet etti. Savaş sırasında geri hizmete alındıktan sonra katliamların yaşandığı Sansa Vadisi’nde görev yaptı. Tehcir sırasında görevini terk edip ailesini kurtarmak için kervanların peşinden yollara düştü, Ermeni halkının yaşadığı trajediye bizzat tanıklık etti. Sürmenyan’ın anılarını Ermeniceden çeviren ve yayına hazırlayan Yaşar Tolga Cora, anı türü eserlerin tarihî “hakikati” ortaya çıkarmasındaki zorlukları dikkate alarak, Osmanlı Ermenilerinin Birinci Dünya Savaşı sırasında yaşadığı trajedinin ayrıcalıklı bir Ermeninin hayatını dahi nasıl etkilediğini inceliyor. Bu kısa anı kitabı, geleceğine ve kariyerine dair hayalleri 1915’te kaybolan bir Harbiyeli Osmanlı Ermenisinin hikâyesini ve onun gözünden halkının yaşadıklarını okuyucuya sunuyor.

Harbiyeli Bir Osmanlı Ermenisi & Mülazım-ı Sani Sürmenyan’ın Savaş Ve Tehcir Anıları İndir

Harbiyeli Bir Osmanlı Ermenisi & Mülazım-ı Sani Sürmenyan’ın Savaş Ve Tehcir Anıları
“1912 haziranında üç, temmuzunda beş Ermeni okulu bitirdik ve mülâzım-ı sânî [teğmen] rütbesiyle Osmanlı ordusunun hizmetine ilk Ermeni subaylar olarak girdik. O yılki mezunlarımız ordulara kurayla dağıtıldılar. Ben şanslıydım, 4. Ordu’yu, Erzincan’ı çektim. 1912 yazında, belime takılı kılıcım, parlayan düğmelerim ve apoletlerimle gururlu ve mutlu, memleketimde idim…” Kalusd Sürmenyan, II. Meşrutiyet döneminde Harbiye’den mezun olup Osmanlı Ordusu’nda muvazzaf subay olarak görev yapan Ermenilerden biriydi ve Birinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar orduya hizmet etti. Savaş sırasında geri hizmete alındıktan sonra katliamların yaşandığı Sansa Vadisi’nde görev yaptı. Tehcir sırasında görevini terk edip ailesini kurtarmak için kervanların peşinden yollara düştü, Ermeni halkının yaşadığı trajediye bizzat tanıklık etti. Sürmenyan’ın anılarını Ermeniceden çeviren ve yayına hazırlayan Yaşar Tolga Cora, anı türü eserlerin tarihî “hakikati” ortaya çıkarmasındaki zorlukları dikkate alarak, Osmanlı Ermenilerinin Birinci Dünya Savaşı sırasında yaşadığı trajedinin ayrıcalıklı bir Ermeninin hayatını dahi nasıl etkilediğini inceliyor. Bu kısa anı kitabı, geleceğine ve kariyerine dair hayalleri 1915’te kaybolan bir Harbiyeli Osmanlı Ermenisinin hikâyesini ve onun gözünden halkının yaşadıklarını okuyucuya sunuyor.

Harbiyeli Bir Osmanlı Ermenisi & Mülazım-ı Sani Sürmenyan’ın Savaş Ve Tehcir Anıları İndir

Harbiyeli Bir Osmanlı Ermenisi & Mülazım-ı Sani Sürmenyan’ın Savaş Ve Tehcir Anıları
“1912 haziranında üç, temmuzunda beş Ermeni okulu bitirdik ve mülâzım-ı sânî [teğmen] rütbesiyle Osmanlı ordusunun hizmetine ilk Ermeni subaylar olarak girdik. O yılki mezunlarımız ordulara kurayla dağıtıldılar. Ben şanslıydım, 4. Ordu’yu, Erzincan’ı çektim. 1912 yazında, belime takılı kılıcım, parlayan düğmelerim ve apoletlerimle gururlu ve mutlu, memleketimde idim…” Kalusd Sürmenyan, II. Meşrutiyet döneminde Harbiye’den mezun olup Osmanlı Ordusu’nda muvazzaf subay olarak görev yapan Ermenilerden biriydi ve Birinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar orduya hizmet etti. Savaş sırasında geri hizmete alındıktan sonra katliamların yaşandığı Sansa Vadisi’nde görev yaptı. Tehcir sırasında görevini terk edip ailesini kurtarmak için kervanların peşinden yollara düştü, Ermeni halkının yaşadığı trajediye bizzat tanıklık etti. Sürmenyan’ın anılarını Ermeniceden çeviren ve yayına hazırlayan Yaşar Tolga Cora, anı türü eserlerin tarihî “hakikati” ortaya çıkarmasındaki zorlukları dikkate alarak, Osmanlı Ermenilerinin Birinci Dünya Savaşı sırasında yaşadığı trajedinin ayrıcalıklı bir Ermeninin hayatını dahi nasıl etkilediğini inceliyor. Bu kısa anı kitabı, geleceğine ve kariyerine dair hayalleri 1915’te kaybolan bir Harbiyeli Osmanlı Ermenisinin hikâyesini ve onun gözünden halkının yaşadıklarını okuyucuya sunuyor.