Kategori arşivi: Arapça

Cilt:15 Hadislerle Hanefi Fıkhı İndir

Cilt:15 Hadislerle Hanefi Fıkhı
Misvak Neşriyat olarak, hassas bir çalışmayla “İ’lâüs-Sünen” isimli eseri Arapçadan Türkçeye terceme ederek istifadenize sunmuş bulunuyoruz. Hanefi Mezhebi’nin hükümlerini, hadis-i şeriflerdeki delilleriyle anlatan bu kitap; et-Tehânevî tarafından 20 yıla yakın bir zamanda yazılmış, bütün İslam dünyasında kabul görmüş, ders olarak okutulmuş bir eserdir. Çevirsini yaparken dilinin anlaşılır olmasına dikkat edilmiş, bu ilimle uğraşanların olduğu gibi tüm halkımızın istifade edebileceği bir eser ortaya konmaya çalışılmıştır.
Ayrıca Kitap   Hanefi mezhebinin inceliklerini anlatmakta, hükme konu olan ve olmayan hadislerin hem sened hem de metin olarak incelemelerini ve bu konular hakkında İmam-ı Azam (r.a.)´in görüşlerinin ne kadar isâbetli olduğunu beyan etmektedir.

Abdestin Sırları İndir

Abdestin Sırları
İbadet marifetin neticesi iken marifet ibadetin hem neticesi hem sebebidir. Tasavvufun din bilimleri arasında gerçekleştirmeye çalıştığı şey ibadet ile marifet ve ilahi sevgi arasındaki irtibatın gösterilmesi olduğu gibi bu sayede varmak istedikleri yer ‘bütüncül’ yani külli bir bilgi ve din anlayışıdır. İbnü’l-Arabî’nin kitabında yapmak istediği şey tam da budur; ibadet ile marifet ve marifet ile ilahi sevgi arasındaki ilişkiyi tespit etmek. Bunu idrak ettiği ölçüde insan âlemdeki varlık maksadını daha iyi anlayacaktır. Elinizdeki kitap İbnü’l-Arabî’nin Fütûhât-ı Mekkiyye’sinin üçüncü cildinde yer alan 30-34. Kısımlar ile 68. bölümü muhteva etmektedir. Bu bölümde İbnü’l-Arabî abdeste dair bütün hükümleri farklı mezheplerin görüşlerini dikkate alarak ortaya koyarken aynı zamanda bu hükümlerin hakiki anlamlarını ortaya koyar. Bu sayede abdest artık sadece bir organ temizliği değil, Mutlak Hakikat’i idrak ve varlığın derinliğini keşf edebilmek için gerekli zihinsel-ruhsal hazırlığın vesilesi olur.
 

Çağdaş Dünyaya İslami Bakış İndir

Çağdaş Dünyaya İslami Bakış
Bu çalışma, sadece günümüz dünyasının vakıasına egemen olan “Rabbani sünnetler’i bilme çabasıyla, bu Rabbani sünnetler ışığında olup biten olayları yorumlama çabasıdır. Bu da bir taraftan olup biten bu olayların ne anlama geldiğini bilmek, diğer taraftan da nereye varmalarının mümkün olabileceğini kestirmek içindir. Buna göre bu çalışma, katıksız “öbjektif” bir incelemedir, katıksız “bilimsel” bir çalışmadır. Fakat bu çalışma, Allah’ın Kitabı’ndan ve Rasulü sallallahu aleyhi ve sellem’in sünnetinden kaynaklanan –beşerin heva ve arzularından kaynaklanmayan- doğru anlamıyla bilimsel ve objektif ölçülerle yapılmış bir çalışmadır.

Cilt: 11 Hadislerle Hanefi Fıkhı İndir

Cilt: 11 Hadislerle Hanefi Fıkhı
Misvak Neşriyat olarak, hassas bir çalışmayla “İ’lâüs-Sünen” isimli eseri Arapçadan Türkçeye terceme ederek istifadenize sunmuş bulunuyoruz. Hanefi Mezhebi’nin hükümlerini, hadis-i şeriflerdeki delilleriyle anlatan bu kitap; et-Tehânevî tarafından 20 yıla yakın bir zamanda yazılmış, bütün İslam dünyasında kabul görmüş, ders olarak okutulmuş bir eserdir. Çevirsini yaparken dilinin anlaşılır olmasına dikkat edilmiş, bu ilimle uğraşanların olduğu gibi tüm halkımızın istifade edebileceği bir eser ortaya konmaya çalışılmıştır.
Ayrıca Kitap   Hanefi mezhebinin inceliklerini anlatmakta, hükme konu olan ve olmayan hadislerin hem sened hem de metin olarak incelemelerini ve bu konular hakkında İmam-ı Azam (r.a.)´in görüşlerinin ne kadar isâbetli olduğunu beyan etmektedir.

Namazın Sırları ve Fazileti İndir

Namazın Sırları ve Fazileti
Allah (c.c) kudsi hadiste şöyle buyurmuştur.

“Var mı dua eden, duasını kabul buyurayım? Var mı benden bağışlanmasını isteyen, affedeyim?”

O, Allah ki, kullarının durum ve halleri her ne şekilde olursa olsun, ister tenhalarda olsun, ister topluluklar arasında bulunsunlar, namazları sebebiyle dua ve niyazlarını kabul edendir. Kullarına bu ruhsatı ve fırsatı veren O’dur.

Namaz, dinin temeli ve direğidir. Aynı zamanda yakinin de (kesin inancın) bağlantısı ve ipidir. Allah’a her türlü yakınlığın başında namaz yer alır. Çünkü namaz bütün taatlerin ve ibadetlerin odak noktasıdır.

Biz bu eserde, namazın zahiri (görünür) amelleriyle, batıni (gizli) sırlarını, özellikle en önemli olanlarını anlatmakla yetindik. Namaz ibadetinin huşu’nu, ihlası ve niyeti içeren gizil ve ince manalarının, inceliklerinin ve hakikatinin üzerinde durup açmaya çalışdık.

Afrika Titanikleri İndir

Afrika Titanikleri
Eritre’den, Etiyopya’dan, Sudan’dan, Somali, Gana, Liberya ve talan edilmiş Afrika kıtasının dört bir yanından göçmenler… Simsarlar hepsini toplayıp, denize açılmaya elverişli olmayan gemilere bindiriyor ve denizin derinliklerine gönderiyorlar.
“Ani bir hastalık sonucu yolculardan iki kişi öldü. Yedinci güne kadar cesetleri güvertede kaldı. Yedinci günün akşamı motorun çalışacağına ve yardımın geleceğine dair ümitler kaybolunca onları suya attılar. Ertesi sabah cesetleri geminin etrafında yüzüyordu.

Fırtına bulutları bir kez daha gemiyi kuşatmış, dalgalar bir saat boyunca acımasızca geminin gövdesini dövmüştü. Yağmur durmadan, dinlenmeden yağıyordu. Delik tekrar açılmış, Maluk’un tüm çabasına rağmen sular şiddetle içeri dolmaya başlamıştı. Geminin batmasından dört gün önce yani on sekizinci günde yolcular birer birer açlık ve susuzluğun kurbanı olmaya başladılar. Güneşin batmasından sabahın alaca karanlığına kadar yirmi kişi can çekişip günün doğmasıyla birlikte de ruhlarını teslim ettiler.”
Ebubekir Hamit Kehhal: Eritreli hikâye yazarı. Libya’da ikamet ediyor. Uzun yıllar “Eritre Özgürlük Cephesi” üyesi olarak görev yaptı. Etiyopya ihtilâlına karşı özgürlük savaşına katıldı. İki hikâyesi var: “Silah Kokusu” ve “ Berkantiya: Bilge Kadının Toprağı”

Ziya-ül – Basar İndir

Ziya-ül – Basar
Allah “Cinleri ve insanları ancak buna ibadet etsinler diye yarattım” buyurmaktadır. Kulluğun nasıl olacağının kılavuzu ise kutsal kitaplar dolayısıyla en son din olan İslam’ın kitabı Kur’an-ı Kerim’dir.

Mana göze yetersiz olan bazı insanlara, bu dünyadan manevi alemi iğne deliğinden gösterseler her halde tamamıyla maneviyata yönelirler. Onun için Fudayl Bin Iyad “eğer bütün varlığıyla helalinden dünya bana yönelse üzerime bulaşacak pislikten kaçar gibi ondan kaçarım” demiştir.

Hayatı manevi açıdan pürüzsüz olan, maddi yönden ise pek çok güçlük ve üzüntülerle dolu olan, eserin yazarı İmam C. Suyuti bize ayet ve hadisler ışığında manevi alemden bir iğne değil, bir pencere açmaktadır.

Fütuhat-ı Mekkiyye 7 İndir

Fütuhat-ı Mekkiyye 7
 

Büyük sûfi düşünür İbn Arabi’nin şaheseri Fütûhât-ı Mekkiyye, kutsal topraklardan tüm insanlığa açılan bilgi ve hikmet fetihleri, ilk defa tam olarak başka bir dile çevrilerek yayınlanıyor! Doğu ve batı düşüncesinde derin izler bırakmış, mistik gnostik pek çok akımlara kaynaklık etmiş büyük düşünür İbn Arabi’yi ‘Şeyhü’l-ekber’ yani en büyük Üstad yapan bu topraklarda bizzat kendisinin el yazısıyla titizlikle korunmuş olan bu dev eser, on sekiz kitaplık bir seri halinde tam olarak Litera Yayıncılık ‘literalliği’ ve kalitesiyle yayınlanmaya devam ediyor.

Fütûhat-ı Mekkiyye, bilim, sanat, düşünce, kısaca insanın salt gerçeğe ulaşmadaki zihinsel ve pratik eylem ve ürünlerinin kendini gösterdiği alanların, varlığın birliği (vahdeti vücud) ilkesi perspektifiyle yeniden yorumlanması ve kurulması, bir anlamda bilimlerin canlandırılması teşebbüsüdür. İbn Arabi’yi bütün tarihimizin en özgün müellifi, eserini ise derleme ve aktarım değil, özgün bir kitap yapan şey, onun söz konusu birikimi bir ana fikir etrafında yorumlama yeteneği ve başarısıdır. Bu çabanın merkezine insanın yerleştirilmesi ise, kitabı insanın ontolojik-epistemolojik serüvenini anlatan bir esere dönüştürür. Bu anlamda Fütûhât-ı Mekkiyye, inişli ve çıkışlı süreçlerinde insan hikayesini ve serüvenini anlatan bir eser diye yorumlanabilir.

Çağını ve sonrasını tüm düşünsel-İnançsal farklılıklarıyla kuşatabilecek büyük ve engin bir teoriyi coşku dolu üslubuyla sunan İbn Arabi’nin Türk okurlarına da en geniş ve evrensel düzeyde hitap edip zenginlikler katacağı inancıyla bu büyük proje hayata geçirilmektedir.
 

Ashabı Uhdud İndir

Ashabı Uhdud
… Evet, Hak ile bâtıl arasında meydana gelen bu tarihî kavga ve savaş hiçbir zaman kesintiye uğramadan çağlar boyu devam edegelmiştir. Ne var ki bu kavga ve savaş, zaman ve zemine göre değişik şekiller almıştır. Bazı çağlarda idam, çarmıha germek, ateşe atmak, kılıçla boynunu vurmak gibi durumlar alırken, diğer zamanlarda da ölüm, sürgün, işkence, zincire vurmak, kırbaçlamak ve benzeri olaylar bâtılın birer baskı aracı olmuş ve Hakkın yayılmasına engel olunmaya çalışılmıştır. Fakat Hak daima üstün gelmiştir…

(Önsöz’den)

İslam Budur İndir

İslam Budur
İslam, Allah’ın indirmiş olduğu Kitabı’ndaki ve Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in sünnetindeki İslam’dır. Ondan sapan nesillerin uyguladıkları İslam değildir. İşte Allah’ın indirdiği hali ile bu İslam, ümmete karşı bir delildir.

İslam’ın uygulanmış şekli, İslam’ın ilk dönemidir. Yani Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ve ondan sonraki raşid halifelerin dönemidir. Bu dönemde İslam’ın bütün ilkleri, değerleri ve ölçüleri uygulanmıştır. Allah’ın indirdiği gibi İslam’dan söz ederken vakıa dünyasında uygulanamayan ideal bir tablodan söz etmiyoruz. Bu tablo fiilen uygulanmış ve bunu uygulayanlar insan dışında başka varlıklar değil de bizzat insanlardı. Bu insanlar bunu beşerde bulunan güçlü ve zayıf noktaları, yükseliş ve alçalış kabiliyetleri dahil olmak üzere bütün beşeriyetleri ile uygulamışlardır.