Kategori arşivi: Semerkand

Semerkand Aylık Tasavvufi Dergi Sayı:161 Mayıs 2012 İndir

Semerkand Aylık Tasavvufi Dergi Sayı:166 Ekim 2012 İndir

Semerkand Aylık Tasavvufi Dergi Sayı:210 Haziran 2016 İndir

Semerkand Aylık Tasavvufi Dergi Sayı:211 Temmuz 2016 İndir

Semerkand Aylık Tasavvufi Dergi Sayı:207 Mart 2016 İndir

Semerkand Aylık Tasavvufi Dergi Sayı:199 Temmuz 2015 İndir

Semerkand Aylık Tasavvufi Dergi Sayı:199 Temmuz 2015
Semerkand Dergisi Temmuz ayında “Dert ve Derman” konusunu kapağına taşıyor. Ahmet Nafiz Yaşar’ın kaleme aldığı ayın konusunda dert ve derman kavramları geniş şekilde izah ediliyor. Dosyada konu ile ilgili şu satırlar yer alıyor: “İman, sadece dil ile ikrardan ibaret bir iddia değildir. Esas olan kalp ile tasdiktir. Ki bu tasdikin varlığı her türlü zorluğa rağmen iman ölçülerinde ısrarla ve amelle anlaşılır. Bunun için de insanın ilahî ölçüleri ihlale sevk eden güçlüklere yahut ayartıcı başka tekliflere muhatap kılınması gerekir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de mealen, “imtihana tabi tutulmadan, sadece ‘iman ettik’ demekle kurtulamayacağımız” (Ankebût, 2) beyan buyurulmaktadır. İmtihan; mihnetle yani zorluklarla, sıkıntıyla, meşakkatle, kısaca türlü dertlerle sınanmaktır. Dünya imtihan dünyasıdır ve bize bahşedilen ömür, ne zaman biteceğini bilmediğimiz bir imtihan müddetinden ibarettir aslında. Bu imtihandan geçip yüz akı ile İlahî huzura varabilmek, her biri bir dert olan mihnetler karşısında Cenab-ı Mevlâ’nın bizden beklediği en doğru tavrı sergileyebilmekle mümkün.” “Dert bir değil”, “”, “Dünya derdi”, “Sevgilinin kemendi”, “Kendi elimizle kendimizi ateşe atmayalım”, “Neyi dert etmeli?”, “Müslüman meselesi olan insandır”, “Ümmetin derdiyle dertlenmek”, “Aşk derdi”, “Şikayet aşksızlıktandır”, “Aşk ile iman edince”, “Allah var gam yok” başlıkları altında incelenen ayın konusu okurlarını bekliyor. “Zulümden Uzak” başlıklı başyazısında, başyazar Muhammed Mübarek Elhüseyni konuya şu satırlarla dikkat çekiyor: “Mümin kimse zulmün her çeşidinden uzak duran kimsedir. Eziyet etmek, işkence ve baskı kullanmak zulüm olduğu gibi, birinin hakkını çiğneyip adaletten sapmak, bir şeyi eksik veya fazla yaparak işin hakkını vermemek de zulümdür. Hatta kişinin “Allah’ın hakları” diye tabir edilen kişisel ibadetlerini ihmal etmesi de kendisine zulümdür. Çünkü ebedi hayatını mahvetmektedir. Yüce dinimiz İslâm’ın ilk yükümlülük olarak öngördüğü “iman”, kelime olarak “zulüm”le zıt anlamlıdır. Çünkü iman güven manasınadır. Müslüman kimse ilk başta güvenilir olan, kimseye zarar vermeyendir. Müslüman ne kendine ne başkasına, ne insana ne hayvana zulmetmeme hassasiyeti taşır. Bütün işlerinde zulüm ihtimalini daima akılda tutar. Zulme ve zalime karşı da susmaz, zulmü reddeder ve elinden geldiğince engeller.” Dergide ayrıca Taha Yıldız’ın “Zor Zamanlarda”, Salih Selçuk’un “Allah’ın İyi Kulları Ebrar”, Selim Uğur’un “Şili’de İslâm”, Davut Bayraklı’nın “Filistin Cihadının Öncüsü: Şeyh İzzeddin el-Kassam rh.a.”, M. Fatih Çakır’ın “Eski ve Yeni Ahlâk Kitaplarımız” başlıklı yazıları yer alıyor. Ayrıca “Hal Dili”, “Derviş Bohçası”, “Tasavvuf Klasikleri”, “Üç Aylar Takvimi”, “Güldeste”, “Tavan Arası”, “Dünya Hali”, “Tencere” köşeleri dikkat çeken konularıyla okurlarını bekliyor. Semerkand Çocuk eki de her ay olduğu gibi derginin hediyesi olarak sizlerle…

Semerkand Aylık Aile Dergisi Yıl:8 Sayı:85 Ekim 2012 İndir

Semerkand Aylık Aile Dergisi Yıl:10 Sayı:118 Temmuz 2015 İndir

Semerkand Aylık Aile Dergisi Yıl:10 Sayı:118 Temmuz 2015
Semerkand Aile Temmuz ayında ilgi çekici bir konuyu kapak dosyasına taşıyor. Meral Y. Uzunay’ın kaleme aldığı “Sahi Bize Ne Oldu? Dindarlaşmadık Aynılaştık” başlıklı dosyada Müslüman kimliğinin modern dünyada nasıl melezleştiğine değiniliyor. Dini değerlerimizin özündeki manadan yoksun kaldığına değinen Uzunay, erdem ve ahlak gibi kavramların ise giderek kaybolduğuna dikkat çekiyor. Uzman görüşlerine ve yapılan araştırmalara da yer verilen dosyada, dindar kesimde yaşanan kimlik bunalımı örneklerle açıklanıyor. Uzunay, “İnsanımız; gösterişi sevmez, gururu günah sayar, nazardan korkar(dı)! Göz önünde olmamızın nefsimize, bilgimize, çevremize, mesleğimize ve dinimize yararı varsa iyi yoldayız demektir. Peki ya yoksa?! Sadece biraz görüntü, belki biraz daha sesimizi duyurmak için o çok eleştirdiğimiz kesimlerden olmak bizi ilerletmiş olabilir mi?!” diyerek niyetlerimizi sorgulamaya davet ediyor. Bu ay Gıda Bilinci sayfalarında hazır gıdaların içeriğine yönelik dikkat çekici bir konu masaya yatırılıyor. Esra Aynur’un kaleme aldığı “Hazır Gıdaların Şifreleri Çözülüyor” başlıklı yazıda, gıda endüstrisinin yeme alışkanlıklarımızı değiştiren ve sağlığımızı tehdit eden çalışmalarına yer veriliyor. Yazar, “İşlenmiş gıdaları cazip hale getirmek için yapılan bilimsel çalışmalar; gıda endüstrisinin yağ, şeker ve tuz üçlemesini kullanarak tasarladığı mühendislik ürünleri insanlarda yeme bağımlılığı denilen hastalığa neden oluyor” diyerek hazır gıdalar hakkında bilmemiz gereken gerçekleri çarpıcı bir şekilde dile getiriyor. Anne Baba Tutumları sayfalarından ise bu ay “Her Yaşın Ayrı Bir Depresyonu Var” deniliyor. Perihan Murat’ın kaleme aldığı dosyada, çocuklarda yaşanan depresyonun nedenlerine, etkilerine ve tedavi yöntemlerine yer veriliyor. Çocukluk döneminde her evrenin kendi içinde farklı depresyon sebepleri olabileceğine değinen Murat, “Çevresel faktörler kadar aile geçmişinde bulunan depresyona yatkınlık da biyolojik olarak çocuğa etki etmektedir. Bu sebeple olası bir depresyon vakasında hem çocuğun tepkileri hem de ailenin psikolojik yatkınlığı gözlem altına alınarak uzmanlar tarafından incelenmelidir” diyerek anne babaları çocukluk depresyonuna karşı uyarıyor. Semerkand Aile de ayrıca bu ay Hatice Çalış Ev Hali köşesinde, Ramazan Bayramı’nın gelişini evlerde şenlik havasında karşılıyor. Kültür sayfalarında Zehra Korkmaz “Yunus Emre’den Dervişlik Halleri” diyerek Yunus Emre’nin dizeleriyle gönül dünyamızın kapılarını aralıyor. Semerkand Aile dergisi ayrıca Haberiniz Olsun, Az ve Öz, Değerlerimiz, Evlilik, Gençlere Sorduk, Gençlik, Medya Okumaları, Psikoloğum, Pedagoğum, Mizah, Dışarıdan Bakınca, Söylemesem Olmaz, Öykü, Çocuğu Anlamak, Semerkand Aile Hatırası, Bebeğim, Sağlık, Lezzet, Bulmaca gibi köşeleriyle bu ay da sizlere dopdolu bir sayı sunuyor.

Semerkand Aylık Tasavvufi Dergi Sayı:196 Nisan 2015 İndir

Semerkand Aylık Tasavvufi Dergi Sayı:196 Nisan 2015
Semerkand Dergisi Nisan ayında “Bu Zamanda Derviş Olmak” konusunu kapağına taşıyor. Ali Yurtgezen’in kaleme aldığı ayın konusunda dervişlik kavramı günümüz söylemleri ve modern insanın durumu ile birlikte ele alınıyor. Ayın konusunda şu değerlendirme dikkat çekiyor: “Hiç şüphesiz bu zamanda derviş olmak da derviş kalmak da zor. Çünkü bugünün dünyacı ve hazcı anlayışı biz farkına varmasak da hayatımızın her alanını kuşatmış durumda. Allah bilir, Hz. Peygamber s.a.v.’in “Öyle günler gelecek ki (dini koruma ve yaşama hususunda) sabırlı (ve kararlı) davranmak, ateş korunu tutmak gibi olacaktır.” diye işaret buyurduğu zamanlardayız. Onun içindir ki nefsimize hoş gelen, fakat bizi ebedî bir ateşe mahkûm edecek, “O ateş korunu elinden bırak, yanarsın!” ayartmasına kapılmamak gerekiyor. Adına tasavvuf denilen ve ateşi güle çeviren bir tılsıma talip olmak gerekiyor.” “Yeniden ve yine dervişlik”, “Modernizm denilen illet”, “Gündemimizde ahiret kaygısı yok”, “Dünyayı vermeyince”, “Ateş korunu tutmak”, “Tasavvuf bahçesinde kara kış”, “Bu zamanda dervişlik olur mu?”, “Normalin normu”, “Ölçüleri gözetmek gerek”, “Günümüz dindarlığı”, “İtibarın böylesi” başlıkları altında incelenen ayın konusu okurlarını bekliyor. “Mülkün Sahibi İçin” başlıklı başyazısında, başyazar Muhammed Mübarek Elhüseyni infak ve sadaka konusuna şu satırlarla dikkat çekiyor: “Tarih boyunca dünya üzerinde ekonomik problemler yüzünden birçok sosyal patlama ortaya çıkmıştır. Yanı başındaki fakiri görmeyen, elindeki mülkü sadece kendisi için saklayan kişi ve toplumlar, aslında hiç bilmeden kendisini hem dünyada hem de ahirette tehlikeye atmaktadır. Sadaka ve Allah yolunda infakın birçok faydası vardır: Öncelikle Allah Tealâ’nın rızasına uygun iş yapılmış olur. Kişinin kalbinden dünya sevgisini çıkarmasına vesile olur. Aile ve akrabaya yapılan infak, aile müessesinin sağlam bir şekilde devam etmesini, aradaki muhabbet ve irtibatın artmasını sağlar. Fakirlik dolayısıyla yaşanması muhtemel yanlışların ve münkerin önüne geçilmiş olur.” Dergide ayrıca Taha Yıldız’ın “Ağlar isen Başına Ağla”, Hatice Meryem Toksöz’ün “Bakara Suresi”, Davut Bayraklı’nın “Bir Sûfi Mücahid Emir Abdülkadir El-Cezayirî k.s.”, Mehmet Ali Özkan’ın “Şiirin Ufku Naat-ı Şerif”, Rahmi Yazar’ın “Kalp Halleri”, Hüseyin Kaya’nın Yalnızlık, M. Fatih Çakır’ın “Şeytan İnsanlar” ve T. Ziya Ergunel’in “Kızılelma Neresi?” başlıklı yazıları yer alıyor. Ayrıca “Hal Dili”, “Derviş Bohçası”, “Tasavvuf Klasikleri”, “Siyer-i Nebî’de Bu Ay”, “Güldeste”, “Tavan Arası”, “Dünya Hali”, “Dün Bugün Yarın”, “Tencere” köşeleri dikkat çeken konularıyla okurlarını bekliyor. Semerkand Çocuk eki de her ay olduğu gibi derginin hediyesi olarak sizlerle…

Semerkand Aylık Aile Dergisi Yıl:10 Sayı:123 Aralık 2015 İndir

Semerkand Aylık Aile Dergisi Yıl:10 Sayı:123 Aralık 2015
Semerkand Aile aralık ayında güncel bir sorunu kapağa tașıyor. Gülcan Tezcan’ın kaleme aldığı  Semerkand Aile aralık ayında güncel bir sorunu kapağa tașıyor. Gülcan Tezcan’ın kaleme aldığı “Savaș Aileleri Paramparça Etti” bașlıklı dosyada, Suriyeli mültecilerin yașadığı problemler dile getiriliyor. Dosyada Suriyeli ailelerin maddi sorunları kadar manevi sorunlarını da ele alan Tezcan; kültür farklılıkları, dini eğitim ihtiyacı, yeni bir dil öğrenme gibi problemlere dikkat çekiyor. Tezcan
yazısında, “Suriye’de yașanan savaș sebebiyle çaresizliği iliklerine kadar hisseden milyonlarca insan, hayatta kalabilmek için imkansızlıkları zorluyor. Bu mücadelede șüphesiz en ağır yük kadınların ve çocukların omuzlarında. Erkekleri çoğu kez suçsuz yere, rejime muhalif diye hapse atılan kadınlar; çocuklarını ve diğer aile bireylerini koruyup kollamak, evin bütün yükünü  atılan kadınlar; çocuklarını ve diğer aile bireylerini koruyup kollamak, evin bütün yükünü omuzlamak zorunda kalıyorlar. Ancak her zaman olduğu gibi kadınlar daha dirayetli davranarak her șart altında ayakta kalmanın bir yolunu buluyorlar” diyerek okuyucuyu “savaș” ve “sığınma” olgularına Suriyeli mülteci kadınların gözünden bakmaya; onların dilinden anlamaya çağırıyor. Aralık ayında Huriye Karnap, “Kıyaslamak Huzursuzluk Sebebi” bașlıklı yazısıyla her daim
yaptığımız kıyaslamaların insani ilișkilerimize nasıl yansıdığını ișliyor. Karnap “Yetinme duygumuz azaldığında; konu komșuda yahut ekranda görüp beğendiklerimizi elde etmenin yolunu yine
kıyaslamalarımızdan geçiriyoruz. Beklentilerimize, halimize, ortamlarımıza göre șekillenip devam ediyor kıyaslama mekanizmamız” diyor ve vurucu bir biçimde ekliyor: “Kıyaslarımıza maruz kalan her çocuk ise tahammülsüz, çekingen ve özgüvensiz bir birey oluyor. Abes bir tutum olduğu
unutulup mukayese edilen her eș kendini yetersiz hissediyor, bu hisle asabileșiyor; ailesine karșı muhabbeti, ilgisi köreliyor.” muhabbeti, ilgisi köreliyor.”

Semerkand Aile’de ayrıca bu ay Bülent Ata “İpucu” bașlıklı yazısında anne babanın farkına bile varmadan çocuğuna nasıl örnek olduğunu anlatıyor. Anne Baba Tutumları bölümünde ise Hanzade Yücel “Kendini Bilen Bașkasına Kusur Bulamaz” bașlıklı yazısında, çocukların kendilerini tanıma-bilme problemine çözüm arıyor. Zehra Korkmaz Kültür sayfalarımızda ebru sanatını tanıtıyor. Korkmaz bizi su üzerine dökülen desenlerin, hikayelerin peșinde geçmișten günümüze ebru sanatının yolculuğuna davet ediyor.

Semerkand Aile dergisi ayrıca Haberiniz Olsun, Az ve Öz, Değerlerimiz, Gençlere Sorduk, Medya Okumaları, Psikoloğum, Pedagoğum, Ev Hali, Gıda Bilinci, Mizah, Söylemesem Olmaz, Öykü, Çocuğu Anlamak, Semerkand Aile Hatırası, Bebeğim, Sağlık, Lezzet, Bulmaca gibi köșeleriyle bu ay da sizlere dopdolu bir sayı sunuyor.

DERYA ȘAHİN
Semerkand Aile Dergisi Yazı İșleri Müdürü