Kategori arşivi: Adı Yok

Adı Yok Sayı:60 Bahar 2012/ Mevsimlik Gençlik Edebiyat Dergisi İndir

Adı Yok Sayı:60 Bahar 2012/ Mevsimlik Gençlik Edebiyat Dergisi
Bazı sabahlar vardır, içinde dünyayı değiştirme hissiyle uyanırsın. Dünyayı değiştirdiğin olmaz pek ama kendi dünyanı değiştirirsin. Yollar dönersin, kitapların, filmlerin, sergilerin, şehirlerin ilhamıyla günleri gece edersin.

Yol ayrımları sancılıdır. Yol ayrımları seni sen kılar ve insanoğlunun yaradılışındandır ki her daim arkada kalan seçenek bir parça uykundan çalar.

Mevsimler kaldı geride. Aylar, yıllar kaldı… Kurduğun her düşe tam on beş sene, tam altmış mevsim şahit oldum. Daha sayısız mevsim sana ilham, yanağında bir buse olmaya, adı konmamış rüyalara ad olmaya geleceğim. Olur da içinde dünyayı değiştirme hissiyle uyanırsan yalnız kalmayasın diye.

Vakit, avazın çıktığınca şarkılar söyleme vakti. Bir kuşa gülümsemek için, sebepsiz bir iyilik yapmak için, kimsenin ihtimal vermediği hayallerini gerçekleştirmek için yarını bekleme!

Yeni başlangıçlar için bir ilkbahar sabahından daha güzel ne olabilir?

Adı Yok Sayı:46 Güz 2008 / Mevsimlik Gençlik Edebiyat Dergisi İndir

Adı Yok Sayı:49 Yaz 2009/ Mevsimlik Gençlik Edebiyat Dergisi İndir

Adı Yok Sayı:57 Yaz 2011 / Mevsimlik Gençlik Edebiyat Dergisi İndir

Adı Yok Sayı:57 Yaz 2011 / Mevsimlik Gençlik Edebiyat Dergisi
Bir cümleyi bitirmek değil istediğim. Bazen nokta ile, virgül ile yeniden yazmak istiyorum adını kâğıda. Ne kadar tekrar etsem yetmiyor. Öyle ki ne kadar çok kelime söylesem seni anlatırken o derece adının saflığını kirletiyor mürekkep.

Güneş yüzüne değerse diye kalbim kırılıyor, ah bir ses aşina olsa kulağına… Dizlerimiz yara bere içinde, düşlere düşüp düşüp çıkıyoruz. Uzakta olmak yüz yüze gelememek değildir ya, biliyorum ki ben seni arıyorsam sen de beni arıyorsun… Korkmuyorum aramaktan yorulursam diye, ‘çünkü yeniden buluşacağımızı biliyorum ilahi bir ebediyette…’

Adı Yok Sayı:78 Güz 2016 / Mevsimlik Gençlik Edebiyat Dergisi İndir

Adı Yok Sayı:72 Bahar 2015 / Mevsimlik Gençlik Edebiyat Dergisi İndir

Adı Yok Sayı:72 Bahar 2015 / Mevsimlik Gençlik Edebiyat Dergisi
Yıllar geçse de hiç yaşlanmıyorum. Her mevsim biraz daha gençleşiyorum.

Biraz daha gülümseyerek bakıyorum hayata. Çevremdeki yüzler değişse de duyduğumuz heyecan, hissettiğimiz samimiyet hiç değişmiyor. Biliyorum.

Dönüp ardıma baktığımda; geçip giden yılların yorgunluğunu, kırgınlıkları değil de dolu dolu yaşanmış tam 72 mevsimin varlığını hissediyorum.

Adı Yok / Mevsimlik Gençlik Edebiyat Dergisi İndir

Adı Yok / Mevsimlik Gençlik Edebiyat Dergisi

“Kırmızıların bende kalsın
sarılarım sende!”
diye haykırdık ateşlerden atlarken. Kırmızılarına sarıldık ateşlerin.
Alev alev…
Bahar karıştı kanımıza,
türküler yaktık, ateşleri harladık.
Bir mevsimi daha ardımızda bıraktık, arda kalanlardan önümüze yeni yollar açtık. Kar yağmasa da eskisi kadar içimizdeki bütün buzları güneşe çevirdik, ısındık.Vakit döndü, toprak güneşine, tohum toprağına, su tohumuna, renkler suya kavuştu. Boydan boya bahara kestik. Yeniden yenilenmeyi sevdik. Vakti geldi, hadi sende benim gibi
“avazın çıktığı kadar BAHAR!”

Adı Yok Sayı:45 Yaz 2008 / Mevsimlik Gençlik Edebiyat Dergisi İndir

Adı Yok Sayı:82 2017 / Mevsimlik Gençlik Edebiyat Dergisi İndir

Adı Yok Sayı:82 2017 / Mevsimlik Gençlik Edebiyat Dergisi
Bu mevsim içimdeki çocuk tutturdu dışarı çıkacağım diye! Kalbimin sahillerinde kumdan kaleler yapacakmış. Dalgalar çocuk yanımı gelip yıkmadan ve güz bitmeden oku beni, olur mu?
Göreceksin, senin içindeki çocukla da iyi anlaşacaklar ve hatta adı olmayan bir dostluğa adım atacaklar…

Adı Yok Sayı:52 Bahar 2010 / Mevsimlik Gençlik Edebiyat Dergisi İndir

Adı Yok Sayı:52 Bahar 2010 / Mevsimlik Gençlik Edebiyat Dergisi
Günler bazen hızlı geçer bazen beklersin hiç ilerlemez… Bunun mevsimsel bir açıklaması yoktur her zaman. Ama öyle ya da böyle dünya döner… “Elbette acı çekeceksin, görmenin bedelidir bu. Elbette için korkuyla dolacak, yaşamak demek tehlike içinde olmak demektir. Büyümek zordur!”

İnsan etten kemiktendi… Duygu kavramının bilimsel bir açıklaması yoktu. Adı konmuş birkaç hissiyat vardı sadece… Korkmak mesela, düşünmek vardı… Hissetmek vardı sonra… Bir mevsime anlam yüklemek iç rahatlatmaktır… Bahar, kış’ın ardından yeniden doğmak gibidir mesela. Güne gülerek başlamak, erken uyanmak, soğuğun verdiği kasvetten arınmak gibidir. Toprakta yeşeren her çiçek, içinde büyürmüş gibi mutlu olursun, günler uzun, günler aydınlıktır.

Bugün artık bahar tüm mutluluğuyla kapında… 52. mevsime hoş geldin…